İngiltere Gündemi

Muhafazakar Parti’nin 2010’da iktidara gelmesinden bu yana Ulusal Sağlık Servisi (NHS) can çekişiyor. Artık kırılma noktasının eşiğine geldi. Yetersiz ödenek, yetersiz sağlık çalışanı, çalışanlara yetersiz maaş ve zorlu çalışma koşulları, uzun hasta kuyrukları, dolu hastaneler ve kalitesiz hizmet. 

Tüm bunlar sağlık çalışanların özellikle göreve yeni başlayan doktorların grevleri ve hükümetle müzakere talepleri ile sonuçlansa da hükümet bu serzenişleri ve itirazları pek de sallamadı. Tüm partilerin seçim kampanyalarında sağlık servisi ana vaat konusu halinde hep oldu. 

Özellikle en son AB referandumunda bir fiyaskonun ana aktörü oldu. AB karşıtı güruh, İngiltere’nin her hafta ödediği 350 Sterli'nin AB’den çıkılmasıyla bu paranın AB yerine sağlık servisine aktarılacağı söz verdi. Bir yalan diğer bir yalanla sıvandı. Birincisi İngiltere AB’ye böyle bir para vermiyor. İkincisi referandumun akabinde AB karşıtları böyle bir vaatte bulunduklarını inkar etti. Üçüncüsü sağlık servisi hala kıvranıyor. Bu hafta ile birlikte isyan bayrakları çekildi. Bir hastaya 18 hafta içinde tedavi uygulama kuralı mecburen ihlal edilip bu süre katlanıyor, tedavi edilmeyi bekleyen hasta sayısı 3.9 milyon civarında. Acil servise gelen her 100 kişiden sadece 30’u tedavi için kabul ediliyor. Bu 30’un 20’si de zaten ağır ilaç alan hastalardan oluşuyor. Taburcu olmaya hazır hastalar sırf son kez muayene edilemedikleri için boşu boşuna hastanede kalmaya devam ediyor. 

Hükümetin acil bir müdahalede bulunmaması durumunda 1990’lı yıllara benzer bir çöküşe doğru gidileceğinin altı çiziliyor. Ekstra ödenekle durum iyileştirilmezse Kasım ayıyla birlikte topu atacak sağlık servisi. Tüm bu yetersizliklere rağmen devlet, haftada 7 gün sağlık hizmetinin verilmesini istiyor. Neyse ki sendikalar halen çok güçlü. Sağlık çalışanları da direniyor. Doktorlar bu ay başlamak üzere her ay 5 günlük iş bırakma grevine girecekler. Bu grevler ulusal sağlık sektörünün kalitesini ve istikrarlılığını derinden etkileyecek. 

Düşük ücretten ve çalışma koşullarından memnun olmayan doktorlardan İngiltere dışında çalışmak isteyenlerin sayısı gün geçtikçe gittikçe artıyor. AB’den çıkılması ile birlikte 57 bin dolaylarında AB vatandaşı sağlık çalışanın da işi bıraktığını düşünecek olursak ulusal sağlık servisinin tam bir çöküş arifesinde olduğunu söyleyebiliriz. 

Dünyanın 5. büyük ekonomi ülkesi olan İngiltere’nin sağlık servisinin bu denli kalitesiz ve hantal olması utanç verici. Ekonomileriyle ne kadar ayakta olurlarsa olsunlar sosyal bakım ve sağlık sistemi dizlerinin üstünde sürünüyor. Görünen o ki parası olanların özel sağlık merkezlerinde tedavi edildiği bir ülkede parası olmayanların haftalarca beklemesi hatta ölmeleri yetkililerin pek de umurlarında değil.