Türkiye, İdlib’de düşmüş olduğu çıkmazdan kurtulmak için Rusya’ya yeni teklifler götürdü. Bu çabalarına rağmen 10’uncu ‘gözlem askeri gözlem noktası’ vuruldu. Kürt düşmanlığı temelinde ABD-Rusya arasında gelgitler yaşayan Türkiye’nin bu denge politikası, artık sürdürülemez durumda.

ERSİN ÇAKSU / ANF/HALEP

Suriye’de Han Şeyhun’un (Xan Şeyxun) düşmesiyle Moskova yolunu tutan AKP’li  Türk Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan, İdlib için Putin’e bir teklifle gitti.  Ayrıca S-400’lerden sona SU-57’lere de talip oldu. Putin ise “Bu değerlendirebilir ancak zaman kısıtlı” mesajını, 10 nolu gözlem noktasını vurarak verdi.

Türk askeri,  Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e verdiği sözleri yerine getirmek için önceki gün M4 ve M5 yolarında keşfe çıkarken, rejim veya Rusya’ya ait olduğu tahmin edilen uçaklar ise İdlib’in güneydoğusunda bulunan Türkiye’nin 10 nolu gözlem noktasını vurdu. Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi, ABD ve Türkiye arasında 5 Ağustos’ta ‘güvenli bölge’ görüşmelerinin başlamasıyla Suriye ve Rus güçleri havadan ve karadan Han Şeyhun’a operasyon başlatarak 20 Ağustos’ta ilçenin denetimini ele geçirmiş, Han Şeyhun’un güneyindeki Morek kasabasında bulunan 9 nolu gözlem noktası çemberde kalmıştı.

Bunun üzerine Erdoğan, Putin’den olağanüstü görüşme talep etmiş, Putin ise önce mesajını açıkça verdi, ardından da talebi kabul etti. Putin geçtiğimiz aylarda İtalya’ya yaptığı ziyarette de  İdlib’deki çetelerin Libya’ya transfer edildiğini belirtmişti.

27 Ağustos’ta Putin-Erdoğan görüşmesi öncesi Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov  yaptığı açıklamada “gözlem noktalarından umduklarını bulamadıklarını belirtirken, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da “Türkiye’nin İdlib endişelerini anladıklarını ancak artan saldırılar nedeniyle kaygılı olduklarını” söylemişti.

Erdoğan’dan yeni teklif

Bu açıklamaların gölgesinde başlayan görüşmede, Erdoğan’ın 17 Eylül 2018’de Soçi’de Putin’e taahhüt ettiği şartları yerine getirmek için zaman talebinde bulunduğu belirtiliyor. Erdoğan’ın Putin’e,  Soçi Mutabakatı’nda taahhüt ettiği ancak gerçekleştirmediği “M5 ile M4 otobanlarının açılması için TSK’nin rol alabileceğini ve yolun güvenliğini sağlayabileceğini” teklif ettiği vurgulanıyor.

Bu çerçevede dün bir Türk askeri heyeti Halep-Lazkiye yolunun (M4) Serakib ve Eriha bölgesinde keşif çalışmalarına başladı. Türk askeri tarafından bölgede kontrol noktalarının kurulması ve yol güvenliğinin sağlanmasının planlandığı belirtiliyor.

Yeni hedefler:  Cisr el Şukur ve Maaret Numan

Halep-Lazkiye (M4) ile Halep-Şam-Ürdün otobanları Serakib’ten ayrılıyor. Serakib’in güneyinde Türk devleti destekli çetelerin elindeki Maaret Numan ilçesi, güneybatısında ise Cisr El Şuxur bulunuyor. Rejim ve Rusya, Han Şeyhun’dan sonra Maaret Numan ve Cisr El Şuxur’u hedefliyor.

Ancak Cisr El Şuxur ilçesi dağlık bir bölge olduğu, El Kaide bağlantılı Hurras El Din ile Ensar El Din ve Türkistan İslam Partsi çetelerinin elinde bulunduğu için operasyonun en zor geçeceği belirtiliyor.

Putin değerlendirmek istiyor

Edinilen bilgilere göre, Putin hem “bir süre daha Türk devletini ABD’ye kaptırmamak ve elinde tutmak için” hem de “bölgedeki çete gruplarının ayrıştırılması için Erdoğan’ın teklifini değerlendirilebilir” görüyor. Putin ile Erdoğan arasında 17 Eylül 2018 tarihinde Soçi’de varılan 10 maddelik mutabakat gereği “İdlib’in etrafında 15-20 kilometrelik hattın çatışmasızlık bölgesi ilan edilmesi”, “M4 ile M5 ticaret yollarının açılması”, “silahlı grupları ayrıştırılması” öngörülüyordu. Rusya, Soçi mutabakatının gereklerinin yerine getirilmesi için şimdiye kadar 3 defa Türkiye’ye zaman tanımış ancak ilerleme kaydedilmemesi üzerine operasyon başlatılmıştı.

Türk gözlem noktası neden vuruldu?

Putin-Erdoğan görüşmesinin ardından önceki gün Türkiye’nin Şîr Maxar’da bulunan 10 nolu gözlem noktası hedef alındı. Türk gözlem noktasının hedef alınmasıyla ilgili ise iki iddia söz konusu.

Bölgede bulunan kaynaklar gözlem noktasının Rusya ya da rejime ait savaş uçakları tarafından vurulduğunu belirtiyor. Anadolu Ajansı’nın (AA) saha muhabirleri de sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımda “Türk gözlem noktasına hava saldırısı düzenlendiğini” bildirdi.

Ancak AA, “Ankara” mahreciyle geçtiği haberde görüntülere rağmen saldırının “doğru olmadığını” savundu. Reuters’a konuşan bir “Türk yetkili” de “gözlem noktasına havan topu düştüğünü” savundu. Gözlemciler, saldırının Türkiye’ye “elini çabuk tut” mesajı olduğunu ifade ediyor.

İkinci iddiaya göre ise gözlem noktası “Türkiye ile Rusya’nın son anlaşmasından rahatsız olan ve anlaşmayı bozmak isteyen silahlı grupları tarafından” gerçekleştirildi.

Erdoğan-Putin görüşmesindeki diğer konu başlığı ise Kuzey-Doğu Suriye’de kurulması planlanan ‘güvenli bölge’ydi. Putin görüşme sonrası basın toplantısında “Güvenli bölgenin oluşturulması Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından olumlu bir adımdır” diyerek, ABD’yi bir süre daha Türkiye’yle uğraştırmaya çalışacağının sinyalini verdi.

Erdoğan ise ABD ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

S-400’lerin ardından SU-57

Erdoğan, Moskova’da hiçbir Türk firmasının olmadığı Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’nda (MAKS-2018) 5’inci nesil savaş uçakları olarak bilinen SU-57’lere talip olduğunu da dile getirerek, S-400 senaryosunu tekrarlama niyetinde olduğunu açığa vurdu. Erdoğan’ın SU-57’leri göstererek, “Bunları mı alacağız?” şeklindeki sorusuna Putin “İsterseniz alabilirsiniz” diyerek yanıt verdi.

Pentagon’dan Türkiye’ye yeni uyarı

Bu sorunun da, cevabının da ABD ile ilgili olduğu, üzerinden 24 saat geçmeden daha da netleşti. Önceki gün Estonya’da konuşan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD ile yaşanan F-35’ler krizine ilişkin “Alamazsak yeni alternatifler ararız” dedi.

Moskova’da Erdoğan ile Putin arasındaki SU-57 savaş uçakları diyalogunu muhattabı ABD’den ise yanıt gecikmedi.  ABD Savunma Bakanlığı’nda (Pentagon) basın toplantısı düzenleyen ABD Savunma Bakanı Mark Esper, “Ya F-35 ya da S-400” dedi.  Esper, “Türkiye’nin S-400’lerden kurtulması gerekiyor. Sistemi teslim almaları üzücü. NATO çerçevesinde hareket etmelerini bekleriz; ancak Türkiye farklı bir yönde ilerliyor gibi görünüyor. Bugüne kadar bu konudaki açıklamalarımda ve Türk tarafıyla yaptığımız özel görüşmelerde çok açık oldum. Ya F-35 ya da S-400. İkisi birden olmaz. Birini garaja koyalım diğerini çıkarıp kullanalım gibi bir durum olamaz” diye konuştu.

‘Güvenli bölge’ açıklaması

Rusya eksenine kayarak ABD’den özellikle ‘güvenli bölge’ adı altında Kuzey-Doğu Suriye’nin işgali için icazet isteyen Türk devletine, konu hakkında yanıt da aynı basın toplantısında ABD Genelkurmay Başkanı Dunford’tan geldi.

Dunford, “Operasyon Koordinasyon Merkezi kurulması konusunda mutabık kaldık. Ortak devriye konusu ortak operasyon merkeziyle koordine ediliyor. Ortak devriyelerin başlaması için henüz bir tarih belirlenmedi” dedi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Suriye sahasında Kürt düşmanlığı temelinde ABD ile Rusya arasındaki çelişkilerden faydalanmaya çalışan Türk devleti, bu siyaseti bir süre daha devam ettirmenin çabasında.

Ancak sahada bunun sürdürülebilirliğinin zemini iyice daralırken, Türkiye daha fazla risk alıyor.

 
 

Rusya’dan Türkiye’ye: Gözlem noktalarını boşalt

 

İdlib’de sıkışan Türkiye’nin çare aradığı Rusya’dan,  daha fazla saldırı ve “askeri gözlem noktalarını boşalt” şeklinde cevap geldi.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Nazım Daştan dünkü analizinde,  AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova ziyareti ve hemen ardından 10 nolu ‘Türk askeri gözlem noktası’nın vurulmasını ele aldı. Daştan özetle şunları belirtti: “Türkiye’nin Rusya’dan Astana anlaşmasının tavizler karşılığında eski formatta devam etmesini talep ediyor ancak Rusya buna yanaşmıyor. Türkiye’nin talebine göre Suriye’nin aldığı son yerlerden çekilmesi isteniyor. Rusya’nın ise Türk askerlerinin Suriye rejiminin denetimine giren bölgeden çıkarılmasını talep ettiği kaydediliyor. Türk askerlerinin Rusya’nın güvencesi altında çıkarılacağı da gelen bilgiler arasında. Buna göre taraflar arasında askerlerin nereye taşınacağı konusu ve yeni yerinde belirlendiği dile getiriliyor.”

İdlib’de çetelere dönük operasyonun devam ettiğine işaret eden Daştan, “Suriye ordusunun TSK’nin gözlem noktalarının bulunduğu alanlara yönelmesi Rusya, İran ve Türkiye arasında yapılan Astana anlaşmasını ortadan kaldırdı. Türkiye, bu durumu düzeltebilmek için Rusya’nın kapısını çaldı” dedi.

Ziyaret sonrası nokta vuruldu

Morek’deki 9’ncu gözlem noktasının Suriye ordusunun kuşatmasında olduğunu hatırlatan Daştan şunları ifade etti: “Suriye koridor açarak askerlerin tahliye edilmesini önerdi.  Türkiye bunu yantısız bırakarak çözümü Moskova’ya görüşmesine bıraktı.  Erdoğan ve beraberindeki heyet, Rusya’da Uluslararası Havacılık Fuarı MAKS-2019’un açılışına katıldıktan sonra, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. İkili arasında İdlib başta olmak üzere Suriye’deki yeni durumun yanı sıra, Libya’daki gelişmelerin de konuşulduğu aktarıldı.  Görüşmeden sonraki gün ise Zaviye Köyü’ndeki 10’uncu askeri gözlem noktasına hava saldırısı gerçekleştirildi. Saldırının Rus uçakları tarafından yapıldığı söyleniyor. Rusya bu yaklaşımı ile Türkiye’ye “İdlib’den çıkın” mesajını verdiği belirtiliyor.”

Daştan, Rusya’nın bu talebinin 11 Eylül’de Türkiye’de gerçekleşecek 5.Soçi görüşmesinde resmiyete kavuşabileceğini aktardı.  Analizde Putin-Erdoğan görüşmesinde İdlib’den Libya’ya Türkiye aracılığı ile gerçekleşen çete transferine Rusya’nın tepki gösterdiği de ifade edildi.

HABER MERKEZİ