
'Planlı ve hesaplı bir yaklaşım'
Şahin'in terörle ilgili hayli geniş bir "arka bahçe" tanımı yaptığını dile getiren Çetin, Bakan'ın açıklamalarının birçok çevrede "gaf" olarak nitelendiğini, fakat bu yaklaşımın gayet ciddi, planlı ve hesaplı olduğunun altını çizdi. "Sanatçılara yönelik tehdit, baskı ve hedef gösterme girişimi olarak okunması gereken bu yaklaşım, 'devletten farklı düşünen herkesi 'terörist' olarak yaftalamaktadır" diyen Çetin, basının hedef alındığı son operasyonlarda; kağıtları, kalemleri, bilgisayar çıktılarının 'suç' unsuru olarak kaydedildiğini söyledi. Çetin, "Sanatçılara yönelik yapılacak operasyonlarda 'ele geçecek' sahne, perde, bendir, gitar, tuval, fırça, boya, kalem gibi 'suç aletlerini' toparlamak için oldukça çok çalışmaları gerekecek. Ve tabii kitaplar, defterler ve en önemlisi sanatçıların imgeleri, hayalleri" dedi. "Arka bahçe hiç değiliz" diyen Çetin, "Bizler, barış çizen, barış yazan, barış oynayan, barış söyleyenleriz. Demokrasiden, özgürlükten, adaletten, kimsenin bir diğerinin hamisi, abisi olmadığı bir kardeşlikten yana olanlarız. Savaşa, savaş kışkırtıcılarına karşı barış iklimini daim kılmaya çalışanlarız. Çatışmaları sona erdirmek, çocukların ölmesini, daha fazla kan akmasını engellemek isteyenleriz. Bu yüzden nefret kokan, nefret yayan her adımı, gelişmeyi, açıklamayı eleştirenleriz" diye konuştu.
'İçişleri Bakanı'nın dili Hitler gibi'
Çetin'in ardından konuşan ve 30 yıldır Görsel sanatlar ile uğraştığını belirten Beral Madra ise, "İçişleri Bakanı'nın şu anki söylemi Hitler'in 1938'de modern sanatı yok etmek üzere yaptığı hareketin söylemi ile aynı, bütün cümleleri kullanılmıştır. şu anki metinde Almanca çeviri yapıp bakın aynısını göreceksiniz, bu dil çok belirgin bir dil" dedi. Madra, süreci "60-70-80 darbelerini yaşadım şu an gelinen durum daha vahim" diyerek, açıkladı.
'Tutuklanırsam, sanatımla cevap vereceğim'
Toplumsal muhalefetin yanında duranların ödediği bir diyet olduğunu bildiklerini dile getiren sinema sanatçısı Yusuf Çetin de , "Artık bizler için içeri de dışarı da bir cezaevi. Üzerimize gelen bu kirli oyunu bozmak için örgütlü mücadele etmeliyiz" diye belirtti. Sanatçı Pınar Sağ da, "40 yıldır söylenen ağıtları söylediğimizden dolayı 4 yıl yargılanıyoruz. Biz tarafız, mazlumdan yanayız" dedi. Son olarak konuşan Sezai Sarıoğlu ise, örgütlenmenin önemine değinerek, "Bu dönemler korkunun kuşatmasının egemen olduğu dönemler buna teslim olmamalıyız. Tutuklanırsam, Turgut Uyar'dan şiir okumaya başlayacağım, hep sanatımla cevap vererek devam edeceğim" diye konuştu.
Barış İçin Sanat Girişimi, "İdris Naim Şahin istifası" için ise imza kampanyası başlattı.
DİHA/İSTANBUL