Ege Üniversitesi Felsefe Bölümünden Doç. Dr. Nilgün Toker Kılınç, Fatma Şahin’in sözlerine ilişkin, “muhafazakar ideolojinin, kendisinin demokrasiyi tesis edemeyeceğinin, yalnızca hakları güvence altına alan bir sistem içinde siyaset yapabileceğinin en önemli göstergesi” olduğu yorumunu yaptı.
Bakan’ın konuşmasını düzen kavramına odaklı tüm siyasetler gibi anti-demokrat ve ayrımcı olduğunu belirten Kılınç, neden olarak konuşmanın aile, din ve dil düzenini korumak ve sürdürmek istemesini gösteriyor.

Despotik bir açıklama
KAOS GL’ye konuşan Doç. Dr. Nilgün Toker Kılınç, Bakan’ın yaklaşımının “despotik” olduğunu, bunun da, “bizim gibi hakların güvence altına alınmadığı bir yapıda, hangi hakkın düzene uygun olduğuna karar verme yetkisine sahip olduğunu düşünen bir iktidar” bakış açısından kaynaklandığını söyledi.
Muhafazakarlığın “gelecek yönelimi olmayan, geleceği şimdinin kalıcılığı olarak tanımlayan bir ideoloji” olduğunu belirten Kılınç, bu nedenle Bakan’ın dahil olduğu siyasetin, toplumsal biraradalığın ön koşulu olarak “aileyi koruma”yı aldığını ve “aileyi değişmeye karşı değişmez olanın koruyucusu” olarak gördüğünü söyledi.
AKP’nin tıpkı Kürt meselesi için ne yaptıysa aynısını tüm farklılıklar için yapacağına dikkat çeken ve temel insan haklarında “şart” koşulmasını eleştiren Doç. Dr. Nilgün Toker Kılınç, bir farkın varlığını kabul etmek ama onun eşit olup olmadığına karar vermek için ön koşul ileriye sürmeyi şöyle değerlendirdi: “Benim istediğim gibi olursanız var olursunuz, yoksa haklardan yoksun olarak toplumsal düzenin dışında kalacağınızdan, toplum sizi hizaya sokacaktır.” 


Ne demişti?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ilk bakanı Fatma Şahin, Habertürk televizyonunda Balçiçek İlter’in “Karşıt Görüş” programına konuk olduğu sırada, izleyicilerden gelen sorular doğrultusunda eşcinsellikle ilgili sorulara yanıt vermiş, şöyle demişti:
“Dünya Sağlık Örgütü bu konuda bir çalışma yapmış, Bilim dünyası bu konuyu tartışıyor. Bilim dünyası bu konuyu tartışırken Aileden Sorumlu Devlet Bakanı olarak yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Bu ülkenin bakanı olarak her türlü ayrımcılığı reddeden ve herkesi vatandaş olarak gören ve herkesin sorununu çözmeye çalışan bir anlayışın hakim olmasını önemsiyorum. Hatırlayacak olursanız o tartışmada Sağlık Bakanımız onların sorunu varsa yardımcı olmamız gerekir diye bir açıklama yapmıştı. Bunu konuşurken şu da önemli, bu konuyu konuşurken farklı mecralara çektiğinizde çözümsüzlüğe giden bir süreçte yaşayabiliyoruz. Sorunlarına çözüm odaklı çalışmalar yapılabilir. Ben muhafazakar demokrat bir partinin bakanıyım, çözüm adına yapılması gereken ne varsa biz varız, aile değerlerini yok eden kavramlar üzerine de koruyucu tedbirleri almamız gerekir. Dolayısıyla bu ikisini birbirinden ayırt ederek yönetmemiz gerekir diye düşünüyorum.”
Bakanlığı döneminde, eşcinselliğin biyolojik hastalık olduğunu söylediği için büyük tepki toplayan eski Bakan Kavaf’a yönelik LGBT örgütler tarafından “özür dile” protestoları yapılmıştı.

Kadın örgütleri ile LGBT örgütlerinin ısrarlı “istifa” takibine uğrayan Kavaf, yeni dönemde AKP tarafından milletvekili adayı gösterilmemiş ve yerine Fatma Şahin adı değişen Bakanlığa getirilmişti.

  HABER MERKEZİ