"Basın bu olayları öyle bir şekilde yansıtıyor ki, kimse katledildiğimizi bilmiyor. Bir can gidiyor, ancak kimsenin umurunda değil. Yeter artık acı çektiğimiz ve katledildiğimiz. Herkesin ayağa kalkması gerekiyor."

Panzerle ezilerek yaşamını yitiren ancak Türk basınında "elindeki bomba patladı" şekilinde asparagas haberlerin çıktığı Gaffar Okan Lisesi öğrecisi 19 yaşındaki Öner'i sınıf arkadaşları anlattı. Yusuf İpek isimli öğrenci, DTP'nin kapatılmasını protesto eyleminde polis tarafından vurulan üniversite öğrencisi Aydın Erdem için Aralık 2012'de okulda anma töreni düzenlendiklerini anlatarak, anmada Şahin'in bir konuşma yaptığını belirtti. İpek, "O gün sarfettiği sözler kendi akıbetini de özetliyor" dedi. Yusuf İpek, arkadaşı Şahin'in "Biz Kürt halkı olarak hep katlediliyoruz. Ve Türk basını bu olayları öyle bir şekilde yansıtıyor ki kimse katledildiğimizi bilmiyor. Herkes bu taraftan gösterilen pencereden bakıyor. Türk medyasından okudukları ile geçiniyorlar. Onlara bakarak bizi de çok güzel yargılıyorlar. İşte bu düzenin, sisteminin bozulması gerekiyor. Bir can gidiyor ancak kimsenin umurunda değil. Bir can bir aile için ne kadar önemlidir, oysa ki annesi için ne kadar önemlidir. Onun için halkın direnişe geçmesi gerekiyor. Yeter artık acı çektiğimiz ve katledildiğimiz. Herkesin ayağa kalkması gerekiyor, bir halk ağaya kalkarsa o zaman zafer gelir" şeklinde sözlerinin kulağında yankılandığını ifade etti.

'Her zaman öndeydi'

Azize Bayram, Öner'in Deniz Gezmiş'i çok sevdiğini ve Ahmet Kaya'ya hayran olduğunu ifade ederek, Öner'in sürekli kendini geliştirmeye çalıştığını belirtti.
Mahsun Gürkan ise, arkadaşı Şahin'in "başı dik, asi bir karaktere" sahip olduğunu söylerken, "Çok da güler yüzlüydü, okul yaşamı boyunca O'nu bir kez olsun dahi yüzü asık görmedim" dedi. Gürkan, "Şahin olaylar karşısında her zaman güçlü dururdu. Onun kadar güçlü durabilen biri yoktu ortamımızda. Olay karşısında soğukkanlı ve mantıklı düşünebilen ve aramızda önderlik vasfına sahip tek arkadaşımız Şahin arkadaştı. İdeolojik duruşu ile her zaman önde olan biriydi" şeklinde konuştu. Arkadaşını anlatırken duygularına hakim olmakta zorlanan Gürkan, Öner'in hiçbir zaman kimseyi yarı yolda bırakmadığı ve arkadaşları arasında çıkan tüm sorunlara el uzattığını belirtti. Öner'in en çok kitap okumayı sevdiğini söyleyen Gürkan, okulda sözel derslerinin çok iyi olduğunu en çok da siyasi ve dünya klasikleri kitaplarını okuduğunu belirtti. Gürkan, okulda Öner'e her zaman "Sen büyüdüğünde ya siyasetçi olacaksın ya da yazar olacaksın" denildiğini aktardı.

DİHA/AMED