Tutsak aileleriyle birlikte açlık grevine giren TJA Üyesi Ceylan Bağrıyanık, eylemin riskli bir aşamaya geldiğini ifade ederek, açlık grevlerine sahip çıkmasıyla beraber kazananın Kürt halkı ve iradesi olacağını söyledi.

Cezaevlerinde 56 gündür devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine dikkat çekmek ve tutsaklar ile dayanışmak amacıyla İzmir ve Amed’in ardından Van ve İstanbul’da da aileler açlık grevi eylemi başlattı. Tutsak yakınları, Barış Anneleri ve siyasetçiler tarafından DBP Van il binasında başlatılan eylem 2 günlük dönüşümlü olarak devam edecek. 

İstanbul’da da tutsak yakınları, HDP Bahçelievler ilçe binasında yaptıkları basın açıklamasıyla açlık grevine başladıklarını duyurdu. 

Amed’de DBP İl Binası Vedat Aydın Konferans Salonu’nda önceki gün açlık grevine giren 20 kişi, sabahın erken saatlerinden itibaren ziyaretçi akınına uğruyor. 

Elazığ da katıldı

Bne yakın tutsağın bulunduğu Elazığ Cezaevi’nde de dönüşümlü süren açlık grevi eylemi, süresiz-dönüşümsüze çevirildi. Her koğuştan 2 tutuklunun başlattığı eylemin, talepler karşılık buluncaya kadar devam edeceği belirtildi.

Kazanan Kürt halkı olsun

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme yapılması amacıyla 5 Eylül 2016’da başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde de yer alan İmralı Heyeti ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Ceylan Bağrıyanık, tutsak yakınlarının Amed’deki eylemine katılıyor. 

Dihaber’e konuşan Bağrıyanık, Öcalan üzerinde yürütülen tecrit sisteminin bir yansımasının tutsaklara dönük olduğunu ifade etti. Bağrıyanık, şunları söyledi: “Bu uygulamalar gerçekten mücadele azmini, irade azmini, devrimci duruşu hedefleyen ve bunu ortadan kaldırmaya dönük bir baskı, şiddet ve tecrit rejimine dönüştürülmeye çalışılıyor. Tüm bu uygulamalar karşısında yoldaşlarımız çok ciddi bir direniş başlattılar. Bu direniş bugün riskli bir aşamaya gelmiş durumda ve bütün bu yönelimler saldırılar karşısında sadece bedenleri ve bu politikalara biat etmeyen düşünce ve direniş zihniyetiyle büyük bir direnişe imza atıyorlar. Bu kararlılığın büyük bir başarıya dönüşmesi tabi ki mümkündür.”

Cezaevlerindeki açlık grevlerine sahip çıkılırsa tekrardan kazananın Kürt halkı olacağının altını çizen Bağrıyanık, Eylül ayında Öcalan’ın özgürlüğü ve kendisinden haber alma hedefi ile başlatmış oldukları grevin taleplerini bugün de tekrarladıklarını söyledi. Toplumun Eylül’deki açlık grevi karşısında bir direnişle kenetlendiğinde büyük bir başarıyı açığa çıkardığını kaydeden Bağrıyanık, “O direniş sayesinde Önderliğimizle görüşme gerçekleştirildi ve açlık grevi durduruldu. Bugün de sahiplenirsek kazanırız” dedi.

Direnmekten başka yol yok

Amed’de açlık grevinde olan aileler de çocuklarının haklı davasının arkasında olduklarını ve taleplerinin karşılana dek direnişlerini sürdüreceklerini ifade etti. 

Açlık grevlerinin ilk başladığı Şakran 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ilk grupta yer alan Nejdet Kaya (32) 56 gündür açlık grevini sürdürürken, Amed’de ise 54 yaşındaki annesi Mekbule Kaya, açlık grevine girdi. “Canım oğlumunkinden daha değerli değildir” diyen anne Kaya, cezaevlerinde çocuklarının onursuzluğa, baskıya karşı açlıkla, bedenleriyle de olsa karşı koyduğunu söyledi. Oğlunun tıpkı bugün olduğu gibi her zaman üzerine düşen sorumluluğu yerine getiren bir kişi olduğunu anlatan Kaya, cezaevinde yaşananların artık sessiz kalınamayacağı bir duruma geldiği için bu direnişin başladığını söyledi. 

Kaya, “OHAL diyerek çocuklarımızın görüşünü kısıtladılar. Çıplak aramayı dayattılar. İşkence yaptılar. Bizlere hareket ediyorlar. Tabi ki de bunları kabul etmiyoruz. Sadece bedenimizle de olsa direneceğiz. Çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

56 gündür açlık grevinde olan oğluyla en son Pazar günü koştuğunu anlatan Kaya, oğlunun, “Anne biz çok iyiyiz. İrademizle bu yolu seçtik. Direnmekten başka bir yol yoktu. Kazanan biz olacağız merak etmeyin” dediğini aktardı. 

Hep haksızlığa karşı koydu

Cezaevindeki 2 oğlundan biri süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Behiye Duran (55), yıllardır çocuklarının bir yerden bir yere sürgün edildiğini, işkencelere maruz kaldığını ve bunları kabul etmedikleri için de her zaman olduğu gibi direndiklerini söyledi. 50 günü aşkındır Muş’ta oğlu Murat Duran’ın açlık grevinde olduğunu dile getiren Duran, “Düşünün bir insan haksızlığa karşı bedenini ortaya koyuyor. Ve büyük bir direniş ortaya koyuyor. Korkan çocuklarımız değil, bu sistemi dayatanlardır. 21 yıldır oğlum cezaevinde her dönemde her şartta haksızlığa karşı durdu” dedi. 

Teslimiyeti dayatanlara karşı

Balıkesir Bandırma T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ilk günden bu yana açlık grevinde olan Ragıp Pervane’nin babası Mehmet Pervane, çocuklarının taleplerinin karşılanması ve gündem olması için aileler olarak da açlık grevine başladıklarını söyledi. Pervane, “Biz de insan değil miyiz, insanca yaşamak hakkımız değil mi? Bize teslimiyeti dayatanlara karşı biz de direniyoruz. 90’lı yıllarda köylerimizi yakıp bizi şehirlere sürdüler. Geldik Sur’a yerleştik bu sefer ilçelerimizi, şehirlerimizi yıktılar. Kürtlerin yokluğu üzerinde kendilerini var etmek isteyen bir devlet var bugün. 12 Eylül döneminde Kenan Evren cezaevlerinde Esat Oktay Yıldıran vardı. Şimdi de bunlar. Katilimizi çok iyi tanıyoruz. Onun için biz çok iyi biliyoruz cezaevinde çocuklarımızın başına neler getirdiklerini. Diyarbakır’da 5 Nolu’da Kemaller, Mazlumlar direnip kazandıysa bugün de cezaevlerinde direnenler kazanacak. Kürt halkının direnişi devletin zulmüne yenilmeyecek. Kazanan çocuklarımızın direnişi olacak” diye konuştu. 

4 çocuğu cezaevlerinde

4 tutsağın babası Şefi Hayme (57), Bolu, Edirne, Rize ve Diyarbakır’da çocuklarının cezaevinde olduğunu hatırlatarak, şunları dile getirdi: “Çocuklarımızın talepleri var. Bu talepler karşılanmadan da direnişten vazgeçmeyecekler. Bizler de bugün onların yanında yer alarak direnişe omuz veriyoruz. Kürt halkına dayatılmak istenen onursuzluğu kabul etmediği için bu kadar büyük direniyor. Biz davamızda haklıyız, kazanacağız. Kimsenin ölmesini elbette istemiyoruz. Ama sonunda ölüm de olsa çocuklarımızın yanındayız. Yolumuzdan geri dönmeyeceğiz.” 




Sessiz çığlığa ses

Amed, Mardin, Urfa, İzmir, Siirt, Antep, İstanbul, Adana başta olmak üzere birçok kente bulunan cezaevlerinin kapısında eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamalarında, tutukluların taleplerinin karşılanmasının acil olduğu, sağlık durumlarının risk taşıyan bir aşamaya geldiği vurgulandı. 

Açlık grevinin 56. gününe girdiği Şakran Cezaevi önünde Barış Bloku’nun çağrısıyla açıklama yapıldı. Açıklamaya tutuklu yakınlarının yanı sıra HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, Yeşiller Sol Parti Eş Genel Sözcüsü Naci Sönmez, Barış Bloku Eş Sözcüsü Bahadır Altan, HDP İzmir ve Balıkesir yöneticileri, İHD, Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi, Barış Anneleri Meclisi, Musa Anter’in kızı Rahşan Anter ve ihraç edilen KESK üyeleri katıldı. 

Açıklamanın yapılacağı yeri ablukaya alan jandarma, açıklamaya gelen kişilere tek tek kimlik kontrolü yaptı. Bir otobüse “Şehir dışı belgesi yok” gerekçesiyle 5 bin TL para cezası verilerek, el konuldu. Alkış ve zılgıtlar eşliğinde “Yılgınlık yok direniş var”, “Bijî berxedana zindana”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. 

HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Artık kalıcı hasarların oluşacağı bir dönemdeyiz. Bütün talepleri bizim taleplerimizdir. Sesimiz ne kadar çok çıkarsa açlık grevi o kadar erken biter. Sessiz çığlığa ses olalım” dedi.

Daha sonra Barış Bloku üç dilde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Barış Bloku Sözcüsü Bahadır Altan, OHAL uygulamalarının cezaevinde katmerleştiğini söyleyerek, “Gözlerin görüp kulaklarını duyması için nerede, hangi tonda konuşulmalı artık bilmiyoruz. İnsanlık onurunu korumak için ellerindeki tek araç olan bedenlerini ortaya koyan bu insanların talepleri devletin her yurttaşına sağlamakla hükümlü olduğu temel insan haklarıdır” dedi. HDP heyetinin Adalet Bakanı ile görüşmesini hatırlatan Altan, “Bekir Bozdağ’ı göreve çağırıyoruz. Bugünden itibaren cezaevlerinden gelecek kötü haberlerinde sorumlusudur. Tek bir insanın yaşamı o kutsal devletinizden daha kutsaldır” dedi. 


AMED