‘’Şiir okyanusu göle çevirmektir’’ der şair. Ya da yaşadığı çağı -acısı, sevinci, iyisi, kötüsü, yalnızlığı, sevgisi, soğukluğu, gürültüsü ile- yüreğe sığdırmak, duygunun aklı ile yoğurduktan sonra evrene savurmaktır, imgelerle... En çok da isyan etmektir, umut ile harmanlamaktır hüznü. Yaşamdır şiir, yokluğu yürekte derin çatlaklara yol açan su gibidir... Yüreğin oluklarından akar akar akar...
Kamer Söylemez’in Kirmanckî şiirlerinin yer aldığı ‘’Peya’’ adlı albümü, bu sözleri yazmama sebep. Yazılan-okunan şiirlerde, unutuluşun ırmağında sürüklenen bir dil yeniden yaşam buluyor. Kimi zaman özgürlüğün ardından gidip de toprağa düşen bir can oluyor; kimi zaman kayıp bir ülkenin özlemi; kimi zaman yeryüzünün duyarsızlığına sitem eden bir derviş, kimi zaman konduğu taşı ötüşüyle gül bahçesine çeviren bir kuş oluyor dizeler... Zerreden bütüne ulaşmak misali. Kanatlarını usulca açıp kapayan kelebek gibi hassas dengesiyle evrene dokunmak, sonsuz bir yolculuğa çıkmaktır şiir.
Dilin yokoluşa doğru gidişinden midir ne, her kelimesi soluk soluğa şiirlerin. O soluğu, tenimizde hissediyoruz. Kımıldıyor kelimeler, yaşıyor. Böylece içime bir umut doluyor, ‘’işte anadilimizin en derin sözleri, işte imgeleri, işte soluğu, yaşıyor yaşayacak’’ diye mırıldanıyorum. Zira Söylemez, anadilinin yüreğin derinliklerine dek sarsan betimlemelerini ustalıkla kullanıyor. Yanısıra bunalımlar geçiren bir çağın, insanın gerçeğini dizelere döküyor. ‘’İnsan sözü rüzgar gibi geçip gidiyor’’ dese de şair, unutulmayacak dizeler yaratıyor. 

Dokunaklı ezgilerle

Kamer Söylemez’in yeni çıkan ‘’Peya/Yaya’’ adlı şiir albümünde, 15 adet Kirmanckî şiir yer alıyor. Söylemez’e Mikail Aslan ve Cemil Qoçgirî’nin dokunaklı ezgileri eşlik ediyor. Sanatçılar Ali Erel, Dieter Schmalzried, Zafer Küçük, Tara Caf, Aynur Doğan da katkı sunmuş. CD’nin dizaynı Musa Çimen tarafından yapılmış, şiirlerin yazıldığı sayfaları Dersim’in sonsuzca uzanan dağları süslüyor.

İçindeki yaralarla yazmak
Albümde ‘’İçimde saklı kalan bir şeyler vardı, bir şarkı söylemek istedim. Ama Mikail ve Cemil bundan bir CD yarattılar’’ de yazıyor Kamer Söylemez. Albümün hazırlanış sürecini sorduğumuzda şunları anlatıyor: ‘’Elimde yıllardır bir şiir dosyası vardı. Fakat bir türlü kitap olarak çıkarmak ‘nasip’ olmadı. Yıllar önce arkadaşlara önerdiğimde ‘Kirmanckî kitapların satılmadığını, okurunun olmadığını’ söylediler. Bu yarayla yazmaya devam ettim. 2010 yılında ise Cemil Qoçgirî ve Mikail Aslan ile bir sohbet esnasında şiir albümü yapma fikri ortaya çıktı. Sonra hangi şiirleri okuyacağımıza karar verdik. Eylül 2010’da ilk deneme okumaları yaptık ve müzik seçimine başladık. Çocukluğumda köyde yaşlılardan dinlediğim bazı melodileri (kaybolmaması için) Cemil ve Mikail’e önerdim. Bunlardan bir tanesini ‘Lawika Memikê Kulavi’ bir tanesini de ‘Seyîd’ de kulandık. Yani çalışma pratik olarak Eylül 2010 başladı ve bir yıl devam etti.’’

Belki bir hikaye seversiniz
Söylemez’in bu albüm ile asıl amacı, kültürüne katkı sunma düşüncesi. Ancak diğer yandan kendine ‘neden bu kültüre katkı sunmaya çalışıyorsun?’ sorusuyla sorguluyor: ‘’Tamam mı devam mı? Çünkü bir kültüre sahipsizlik ortada. Bu kültür benimdir diyenlerin bir vurdumduymazlığı, hep bir ‘düşman’ yaratıp onu suçlamak, suçlamak, suçlamak, ama oturup kendi kültürünü öğrenmemek. Çünkü yasak yok buralarda ve imkan da var. Ama oysa biz hep ‘Heval dilimi anlamıyorum’la karşılaşıyoruz. Hedef biraz Nasrettin Hoca’nın denizi mayalaması gibi, ya insanlar kendi kültürlerini severse bizimki. Belki bir hikaye birine sempatik gelir, hoş gelirde kendi dilini sever diye çabalıyoruz.’’

Her duyguya yer var
Şiirleri seçerken içeriğe özellikle dikkat edilmiş. Zira Kürt halkının tarihinden toplumsal sorunlara, bir halkın mücadelesinden yaşanan acılara, sevgiye, hayalkırıklıklarına, yıkıcı insan ve duyarsızlıklarına, yaşadığı içsel alt üst oluşlara kadar birçok konu var şiirlerde. Sitem kadar acısını kabullenme, aşk ve umutsuzluk kadar umut...
Ardından şöyle devam ediyor, Kamer Söylemez: ‘’Belki de Kirmanckî’de pek popüler olmayan konuları da işlemeye çalıştık. Mesela ‘Riznayîs’de olduğu gibi. Biraz çevre sorunlarını dile getiren ve insanın ne derece yıkıcı bir varlık olduğunu anlatan bir şiir. İnsanın konduğu yemyeşil yer sararıp solarken, kuşun konduğu taşın üstü yeşermeye başlar. Aşk da (arabesklik) yok değil albümde. Örnek olarak ‘Se Bikerî’ adlı şiiri verebiliriz: ‘Yedinci gökte olsam da hep yaralanır aşkım.’ Bazen bir çaresizlik olsa da, ama hep bir pozitif düşünme vardır yazdığım hikayelerde. Yalvarma ve kafa tutma var. Mesela ‘Se Beno’da ki sitem ve meydan okuma, ‘giderim, artık sevsen ne olur ağlasan ne olur gözyaşların gemime deniz olamaz ki’ gibi.’’

Tarih ve toplumsal olaylar

Söylemez, şiirlerinde Kürt halkının yaşadığı acıları da anlatıyor: ‘’Tarimizle ilgili birkaç hikaye de albümde yer alıyor. ‘Lawika Memikê Kulavî’ sembolik bir hikayedir, yaşanmış olan. Kürdistan’ın herhangi başka bir bölgesinde de böyle dramlar insanlarımıza yaşatılmıştır ve yaşatılıyor. ‘Seyid’ ise 1938’i anlatan bir hikaye. ‘Tarixo Newe’ de yeni tarihimizi anlatmaya çalıştığım bir hikaye. Esas son 40 yılı anlatıyor.’’
Diğer önemli bir şiir de, ‘Namus.’ Şair, şiir ile kadının ‘namus’ adı altında katledilişine dikkat çekiyor. Bu duruma başkaldıran bir kadının dilinden sesleniyor bizlere: ‘’Ez son/esqanê xo dima son/dîna sima yê namuşî yê mi nîya/ ez son. Ben gidiyorum/aşklarımın ardından/sizin namus dünyanız benim değil/ben gidiyorum.’’

Derin bir yaradır aşk
Şair, yeryüzünün onca acısı, trajedisi içinden aşkı taşıyor dizelerine. Okurken yazılanın ardındaki derinliğe takıldığımız ‘’Bi Esq’’ adlı şiiri gibi:

‘’...na çi dirvetya xorîya melem karnêkeno
ne dewreşî famkenê ne aqil sono ser
no sene esqo bi dez bî mi tomkerd
kotya raye kotya vaye keremke bê tever
ey ya candar ya însan ya heq
ez amu bi esq...

‘’...bu ne derin yaradır merhem kâr etmez
ne dervişler anlar ne akıl erer
bu ne acılı aşktı benim tattığım
hani yol yolak nerde bir bakıver
ey ya yaradan ya insan ya hak
ben geldim aşk ile...’’


Söylemez, ayrıca albümü elde etmek isteyenlerin verozkamer@hotmail.com adresinden kendisine ulaşabileceklerini kaydetti.

DENİZ BİLGİN