Filiz Gencer’in akıbetinin açıklanması için önceki gün Şakran Cezaevi'ne giden ve ANF'den Zeynep Kuray'a konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarından Aycan Çiçek, cezaevi idaresi tarafından Filiz Gencer’in A-28 blokunda tek kişilik hücrede tutulduğu beyan edilse de kendisiyle görüştürülmediğini aktardı. Gencer’in akıbetinin açıklanmasını istedikleri için feci şekilde darp edilip, tek kişilik hücrelere konulan Gencer’in koğuş arkadaşlarıyla da görüşen Çiçek, darp esnasında kolu kırılan ve tek başına ihtiyaçlarını karşılayamayan tutuklu Nurhan Yılmaz’ın durumunun ise giderek ağırlaştığına dikkat çekti.


Arkadaşlarıyla iletişimini engellemişler

Hükümlü bulunduğu Şakran Cezaevi'nde ailesiyle yaptığı açık görüş sonrası kaldığı hücreye geri götürülmeyen ve akıbetini açıklanmayan Filiz Gencer tek hücreden çıktı. Filiz Gencer’in akıbetinin açıklanması için 19 Eylül 2016 tarihinde Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'ne giden ÇHD’li avukat Aycan Çiçek, cezaevi idaresi tarafından Gencer’in tek kişilik hücrede tutulduğunun beyan edildiğini aktardı. Filiz Gencer’in özellikle koğuşlardan uzak A-28 blokuna koyulduğuna dikkat çeken Çiçek, “ Amaç Gencer’in diğer tutsaklarla iletişim kurmasını engellemek” dedi. 


'Her yerleri morluklar içindeydi'

Kaldığı koğuşa geri getirilmeyen Filiz Gencer’in akıbetinin açıklanması için hücredeki eşyaları ateşe veren ve gardiyanlar tarafından feci şekilde darp edilip tek kişilik hücrelere konulan Gencer’in koğuş arkadaşlarıyla da görüşen avukat Çiçek, işkenceden 10 gün geçmesine rağmen müvekkillerinin suratlarında ve vücutlarında görünür halde işkence izlerinin olduğuna dikkat çekti. “Her yerleri morluklar içindeydi” diyen Çiçek, “Erkek ve kadın gardiyanlar tarafından saldırıya uğramışlar. Ellerini ve ayaklarını kelepçeleyip, üzerlerine tazyikli su sıkmışlar. Feci şekilde darp edilmişler. Bu darp esnasında Nurhan Yılmaz'ın kolu kırılırken, Gönül Bozkurt'un ise beli incinmiş. İşkence edildikleri çok görünür olduğu için cezaevi idaresi tarafından doktora götürülmemişler. Saldırı esnasında baygınlık geçiren müvekkilim Gamze Eroğlu, baygın halde bile darp edilip, yerde öylece bekletilmiş. Gardiyanlar plastik kelepçeleri kırbaç gibi kullanmışlar, sırt bölümlerine vurmuşlar” dedi.


Müdür 'Ben yaptım, oldu'

Çiçek, ortada hücre cezası olmamasına rağmen darp edilen kadın tutsakların 10 gün aşkındır tek kişilik hücrelerde tutulduğuna ve ağırlaştırılmış müebbetler gibi havalandırmaya 1 saat çıkartıldıklarına dikkat çekti. Saldırı esnasında sağ kolu iki noktadan kırılan tutuklu Nurhan Yılmaz’ın da tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Çiçek, kolu kırık halde üç gün boyunca doktora götürülmeyen ve tek başına ihtiyaçlarını karşılamayan Yılmaz’ın durumunun gittikçe ağırlaştığına işaret etti. Müvekkillerinin tabii tutulduğu bu insanlık dışı uygulamaların sona erdirilmesi için cezaevinin ikinci müdürü Mehmet Davarcıoğlu ile görüşen Çiçek, “ Kendisine hücre cezası verilmiş bile olsa kesinleşmesi gerektiğini belirttim. Yaptıklarının hukuki olmadığını hatırlattığımda pişkin pişkin, “ Ben yaptım, oldu” dedi. Çok rahattı. Kısacası yaptıkları işkence ve işkenceyi savunur haldeler. OHAL'den kaynaklı kendilerine vazife çıkartıyorlar” diye konuştu.


 ANF / İSTANBUL