Şakran Cezaevi’nde kötü muamele ve hak ihlallerine karşı başlatılan açlık grevi 14. gününde. Tutsak yakınları taleplerinin bir an önce kabul edilmesini istedi.

Her gün yeni bir hak ihlalinin yaşandığı Şakran Cezaevi işkence kamplarına dönüşmüş durumda. Görüşen giden ailelerin de kötü muamele ve fiziki işkenceye maruz kaldığı cezaevinde tutsaklara iletişim cezası verildiği için sağlıklı bilgi alınamıyor. Yakınları, Şakran Cezaevi’nde olan aileler ise yaşananlar karşısında endişeli. Cezaevi girişinde ve aramalar sırasında sözlü ve fiziki tacize uğrayan ailelere, tepki gösterdikleri için aylık görüş cezaları veriliyor.

Eyleme başlamak zorundaydılar

Şakran Cezaevi’nde kalan 24 yıllık tutsak Abdulvari Yıldırım’ın eşi Hanım Yıldırım, cezaevi koşullarının çok ağırlaştığını ifade etti. Yıldırım, yaşanan işkence ve hak gasplarından kaynaklı tutsakların açlık grevine başlamak zorunda kaldıklarını belirterek, “Bir an önce ses çıkarmak lazım bu yaşananlara. Ne zaman görüşe gitsek hep bir kötü muameleyle karşılaşıyoruz. Buradan çağrı yapıyorum; talepler kabul edilsin, hasta tutsakların tamamı serbest bırakılsın” dedi.

İşkence tavan yaptı

Geçtiğimiz günlerde işkence görerek, süngerli odaya kapatılan Yusuf Aydın’ın eşi Çiçek Aydın, eşinin darp edildiğini ve en son telefon görüşmelerinde “cezaevi için acil bir kamuoyu oluşturulması gerektiğini” söylediğini belirtti. Aydın, son bir yılda işkence ve kötü muamelenin tavan yaptığına dikkat çekerek, “OHAL ile birlikte cezaevlerinde hem bize hem de tutsaklara baskı ve işkence çok arttı. Ne zaman görüşe gitsek hep kötü muamele ve sözlü tacizle karşılaşıyoruz. Hasta tutsaklara özellikle işkence yapılıyor. Tedavileri zaten yapılmıyor bir de işkence görüyorlar. En son yine işkence yapılmış ve süngerli odaya kapatılmıştılar. Bir an önce bir heyetin gidip inceleme yapması lazım. Orada çok kötü şeyler oluyor” diye konuştu.

Hem hasta hem de işkencede

Açlık grevinde olanların taleplerinin bir an önce karşılanması çağrısı yapan Abdurrahman Yıldırım’ın kardeşi Türkan Yıldırım, şunları aktardı: “Her gün orada işkence yapılıyor. Hata tutsak olan abim zaten tedavi edilmiyor bir de işkence yapılıyor içeride. Acil bir şekilde cezaevine gidilip onlarla görüşülmeli. Bilgi alamıyoruz tam. Birçoğuna görüş cezası verildi. Biz de bize karşı yapılanlara ses çıkarsak bize bile ceza vermeye başladılar. Bebeklerin bile çamaşırlarını arıyorlar. İşkence kamplarına dönüşmüş durumda.”

Açlık grevi eyleminde olan Eren Tekin’in ablası Hediye Tekin, kardeşinin 24 yıldır cezaevinde olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Tutsaklar işkence altında. Duyarlılık neden yaratamıyoruz? Duyarlı olunsaydı tutsaklar açlık grevinde olmayacaktı. Yapabilecekleri bir şey kalmadığı için işkenceye karşı açlık grevine başladılar. Herkesin duyarlı olması gerekiyor. tutsakların sesini duymalıyız.” 


İnisiyatif’e göre talepleri

Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi İzmir Temsilcisi Selma Altan, Şakran’daki işkencenin sistematik hale getirildiğini söyledi. Altan, tutsakların taleplerini şöyle sıraladı: “Cezaevinde baskıların son bulması, odalarda gardiyanların toplu halde yaptığı baskınların son bulması, koğuşlar arası iletişimin sağlanması, yaka kartı uygulamasının kaldırılması, sosyal aktivitelerin serbest bırakılması, kitap kısıtlamasının kaldırılması, görüşler sırasında gardiyanların tacizlerinin son bulması, hasta tutsakların tedavilerinin yapılması ve cezaevinde sayımlar esnasında esas duruş uygulamasının son bulması.” 

Altan, talepleri yerine getirilene kadar tutukluların eylemlerini sürdürmek kararlı olduğunu söyledi. 


ÖZGÜR AYDIN / ANF / İZMİR