KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Leyla Güven öncülüğünde direnenlerin, saldırıyı başladığı yerde kırmaya çalıştığını belirterek, tecridin kırılarak soykırımcı sömürgeci sistemin tüm hesaplarının yerle bir edileceğini söyledi.

Bu direniş Kürt halkındaki öfkeyi açığa çıkarmaktadır” diyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, “Bu öfkeyi eylemselliğe dönüştürecek katalizör görevini görecektir. Kürt halkının özgürlük mücadelesinde zorlu dönemler, böyle fedai direniş hamleleriyle aşılmıştır” dedi.

Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de yayınlanan Ronahi gazetesinin sorularını yanıtlayan Cemil Bayık, Leyal Güven öncülüğünde devam eden açlık grevi direnişiyle ilgili sorulara da yanıt verdi. Bayık’ın, bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

Kürt düşmanı bir iktidar var

Şu anda Türkiye’de AKP-MHP ittifakına dayalı Kürt düşmanı bir iktidar var. Hiçbir dönemde olmadığı kadar bir baskı ve zulüm düzeni kurmuştur. Üç Kürt bir araya geldiğinde saldırmaktadır. Sadece demokratik siyasetçileri değil; AKP iktidarına karşı mücadele içine gireceğini düşündüğü her Kürt’ü tutukluyor. Türk zindanları Kürtlerle doldurulmuş durumda. Bakurê Kurdistan’da savaş Önder Apo’ya yönelik tecritle başladı. Önder Apo üzerinde tecridin uygulanmasıyla birlikte Kürt halkı üzerinde baskı ve zulüm politikasına yöneldiler.

Kürt soykırımına dönüştürüldü

DAİŞ aracılığıyla 7 Haziran 2015 seçim öncesi Amed’de kalabalık içinde bomba patlatıldı. Daha sonra Suruç Katliamı yapılmıştır. DAİŞ’in Kobanê’ye saldırması, yüzlerce insanımızı katletmesi de bu dönemdedir. 1 Kasım seçim öncesi 10 Ekim’de Ankara’da Barış Mitingi’nde bomba patlatıldı; 100’den fazla demokrat ve barış mücadelesi yürüten insan katledildi. Şehirler yakılıp yıkıldı. Efrîn işgal edildi. Önder Apo’ya tecrit ve saldırı, bir Kürt soykırımına dönüştürüldü. Türkiye ve Ortadoğu’da demokrasi ve özgürlük güçlerini ezme saldırısına girişildi.

Leyla Güven öncülük yaptı

Bu gerçekliği gören Özgürlük Hareketi, ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim’ hamlesi başlattı. Bu karardan habersiz olan Leyla Güven, özgürlük mücadelesine yönelik saldırının İmralı’daki tecrit temelinde geliştirildiğini görerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Önder Apo, zindan direnişçileri için ‘en iyi onlar bizi ve süreci anlamışlardır’ demişti. Leyla Güven de Önderliğe bağlılığı ve güçlü yurtseverlik duygularıyla sürecin karakterini kavrayıp ‘bugün harekete geçme zamanıdır’ diyerek bu hamlenin öncüsü haline geldi.Bu tutumuyla Önder Apo’nun ve yaşamı uğruna ölecek kadar seven 14 Temmuz direnişçilerinin gerçek bir yoldaşı olduğunu ortaya koydu.

14 Temmuz karakterindedir

Bu direniş, 14 Temmuz Büyük Ölün Orucu’na çok benziyor. İşlevselliği ve oynadığı tarihi rol açısından 14 Temmuz karakterindedir. 14 Temmuz direnişi de özgürlük mücadelemizin en zor dönemden geçtiği bir zamanda gerçekleşmişti. 12 Eylül faşizmi saldırılarıyla sonuç almak istiyordu. PKK’yi zindanın betonlarına gömmek istiyordu. AKP-MHP faşizmi de her yerde Kürt halkını ve kazanımlarına saldırarak özgürlük mücadelesini tasfiye edip soykırımı tamamlamayı hedefliyor. Bu nedenle Önderlik üzerindeki tecridi ağırlaştırıp tüm Kürt halkı üzerinde tecrit uygulayıp amacına ulaşmak istiyor.

Yeni bir dönem başlattı

Leyla Güven, zindanlardaki arkadaşlar, Nasır Yağız, Avrupa’daki yoldaşlarımız saldırıyı başladığı yerde kırıp faşizmin saldırılarını püskürtmeyi hedefliyor. Nasıl ki 14 Temmuz direnişi büyük bir gerilla direnişi ve halk serhildanlarını oraya çıkardıysa bu direniş de özgürlük mücadelesinde yeni bir dönem başlatıyor. Düşman ne kadar saldırırsa saldırsın bu direnişin önünde duramayacak. Tecrit kırılarak, soykırımcı sömürgeci sistemin tüm hesapları yerle bir edilecektir.

Katalizör görevi görüyor

Bu direniş, Kürt halkındaki öfkeyi açığa çıkarıyor. Bu öfkeyi eylemselliğe dönüştürecek katalizör görevini görüyor. Kürt halkının özgürlük mücadelesinde zorlu dönemler böyle fedai direniş hamleleriyle aşıldı, özgürlük mücadelesi geliştirildi. Zindanlarda gelişen büyük ve tarihi eylemler, Leyla Güven gibi kadın özgürlük ruhunun patlamasını yaşayan yoldaşlarımızın duruşları faşizmin saldırılarını püskürtecek, halk hareketlerini ortaya çıkaracaktır. Mevcut direniş böyle eylemleri ortaya çıkaracak büyük bir öfke ve mücadele enerjisi ortaya çıkmıştır. Bu durum örgütlü bir dokunuşla faşizmi yıkacak mücadele gücüne dönüşecektir. ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim’ hamlesi gelinen aşamadan sonra kesintisiz bir hal alacak ve hedeflerine mutlaka ulaşacaktır. n KOBANÊ