Rize-Kalkandere L Tipi Cezaevi'nde bulunan tutsaklar hakkında ise koğuşlarına takılan kameraları söktükleri için 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası istemiyle değişen davalar açıldı.

Baskı, şiddet ve hak ihlalleri ile gündemden düşmeyen Türkiye cezaevlerinden benzer haberler gelmeye devam ediyor. Balıkesir Kepsut Kapalı Cezaevi'ndeki Engin Salkım isimli adli bir tutuklu, 28 Eylül'de 10 infaz koruma memuru tarafından koğuşundan alınarak hücreye atıldı ve burada işkenceye maruz kaldı. Ailesi, iletişim kurdukları çocuklarının bilinmeyen bir nedenle söz konusu tarihte koğuşundan alınarak hücreye atıldığını, ardından da cezaevinde görevli 10 infaz koruma memuru tarafından darp ve şiddete maruz kaldığını belirterek, İnsan Hakları Derneği (İHD) Balıkesir Şubesi'ne başvuruda bulunarak yardım istedi. Başvuruda bulunan aile, darp ve şiddete maruz kaldığını belirttikleri çocuklarının, camı kırık ve ıslak hücrede birkaç gün boyunca tutulduğunu, rahatsızlanması üzerine 2 Ekim'de hastaneye kaldırıldığını ve burada kendisine darp raporu verildiğini aktardı. Aile, Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulundu.
İHD yetkililerin alınan bilgiye göre, aynı cezaevinde kalan siyasi tutsaklar da yardım çağrısında bulundu. Cezaevinde kalan 12 siyasi tutsaktan hasta olan Medeni Kaya'nın sağlık durumunun günden güne kötüye gittiği belirtildi. Dün yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle cezaevi revirine kaldırılan Kaya'ya, durumunun ciddi olduğu yönünde rapor verdiği aktarıldı. Kaya'nın yanı sıra aynı cezaevinde bulunan bir diğer hasta tutsak Mehmet Kutli'nin durumunun da daha önceki kötü seyrini sürdürdüğü ifade edildi.

Hücre ve hapis cezası!

Rize'de bulunan Kalkandere L Tipi Cezaevi'ndeki tutsaklara hücre cezaları verildi ve "Kamu malını zarara uğrattıkları" iddiasıyla haklarında 2 ila 5 yıl arasında değişen hapis cezası istemiyle davalar açıldı.
Tutsakların ailelerine verdiği bilgiye göre, koğuşlara takılan kameraları kırdıklarından dolayı 5 günlük hücre cezaları ile haklarında "Kamu malını zarara uğrattıkları" iddiasıyla 2 ila 5 yıl arasında değişen davalar açıldı.
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Kalkandere Savcılığı, davaya taraf olmayan bir kuruma bilgi veremeyeceklerini söyledi. 



İmza kampanyası
TUHAYD-DER Doğubayazıt Temsilciliği tarafından hasta tutsakların serbest bırakılması talebiyle başlatılan imza kampanyası devam ediyor.
Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde hasta tutsakların serbest bırakılması için TUHAYD-DER Doğubayazıt Temsilciliği tarafından başlatılan imza kampanyası devam ediyor. Doğubayazıt'ın yanında Kars, Iğdır, Ağrı, Patnos ve Ardahan gibi merkezlerde devam eden kampanyaya ilişkin basın toplantısı gerçekleştirildi. TUHAYD-DER Doğubayazıt Temsilciği'nde gerçekleşen toplantıya TUHAYD-DER Doğubayazıt Temsilcisi Mehmet Bozkurt ve dernek yöneticileri katıldı. 

Halktan büyük destek

Açıklama yapan Bozkurt, Kars, Iğdır, Ağrı, Doğubayazıt, Patnos ve Ardahan gibi merkezlerde sürdürdükleri imza kampanya çerçevesinde hedeflerinin 300 bin imza olduğunu ve şu ana kadar 100 bin imza topladıklarını dile getirdi. Yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda yaşanan sıkıntılara rağmen kampanyanın olumlu bir şekilde devam ettiğini ifade eden Bozkurt, "Kampanyamızda halktan çok büyük destek aldık. Özelde Kars ilinde hem halktan hem de öğrenci kesimi bizlere büyük bir destek oldu çalışmalarımızda. Doğubayazıt'ta da dört ayrı noktada imza standı açtık ve mahallelerde de çalışmalarımız devam ediyor. Kampanya çerçevesinde Doğubayazıt'ta 15 bin imza topladık. Hedefimiz Doğubayazıt için 50 bin imzadır. Bu çalışmalarımız kapsamında siyasi kurumlar, STK'ler ve halktan gerekli destekleri bekliyoruz. Amacımız 300 bin imzadır. Bazı yerlerde kampanya çerçevesinde bizlere sıkıntı çıkarıldı. 10 günlük bir süremiz kaldı ve bu süre içinde duyarlı demokratik örgütlerden destek bekliyoruz" diye konuştu.
Hükümete hasta tutsakların serbest bırakılması için çağrıda bulunan Bozkurt, hasta tutsakların serbest bırakılmasının sürece olan güveni artacağını dile getirdi. Bozkurt, "Hükümet paketi açıklayarak halkı oyalamaya çalışmakta. Bu halk, bu mücadele, içi boş paketlere kanacak bir halk değildir. Kürt halkının ana taleplerini içerecek düzenlemelerin bulunmaması halkı tedirgin etmektedir" dedi.