Suriye'de Ulusal Güvenlik binasına yönelik saldırıdan sonra meydana gelen çatışmalarda 200'den fazla kişinin öldüğü belirtiliyor. Saldırıdan sonra "Türkiye bu olayla ilgisi nedir" sorusu, önümüzdeki günlerde çok daha fazla gündeme gelecek gibi görünüyor.
Önceki gün Suriye'nin başkenti Şam'da yapılan intihar saldırısında Savunma Bakanı Davut Raja, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın eniştesi ve Savunma Bakanı Yardımcısı Asıf Şevket ve Kriz yönetimi Sözcüsü Hasan Türkmeni ölmüştü. İçişleri Bakanı ve bazı yetkililer de yaralanmıştı.
Dr.Haluk Gerger, bu saldırının bir dönüm noktası olduğu ve saldırının arkasında Türkiye'nin olduğunu vurguluyor. Dün Nuçe TV'de bir programa katılan Dr. Haluk Gerger, bu saldırının Suriye konusunda yeni bir aşamayı birlikte getirdiğini söyledi. Gerger, "Türkiye'nin bu saldırıdaki rolü konusunda Esat rejiminin Türkiye'yi suçlamasına gerek yok. Herşey ortada. Türkiye silahlı gruplar lojistik sağladı. Bu konuda Türkiye uluslararası güçlerin bir taşeronu rolünü oynuyor. Türkiye, silahlı gruplar için bir üstlenme alanını konumunda.  Türkiye sürekli savaş kışkırtıcılığı yaptı. Türkiye'nin yaptığı başka bir yapılsa o ülkede de savaş çıkar" dedi.

Toprak bütünlülüğü şifredir

Gerger, "Türkiye, bir yandan silahlı grupları kışkırtırken bir yandan da Suriye'nin toprak bütünlüğünden bahsediyor. Bu Kürtlere karşı bir tavır mıdır" şeklindeki soruyu, "Toprak bütünlüğü bir şifredir" şeklinde özetledi. Gerger'in ifadeleri şöyle:" Toprak bütünlüğü bir şifredir. Kürtlere hak verilmesin diyorlar. Bu rejimler 1920'lerden beri kendi Kürtlere karşı işbirliği yaptı. Kendi aralarında sorunlar olsa da Kürtlerin hakları karşısında bu işbirliğini sürdürüyorlar. Bu devletlerde rejimler de değişti ancak bu işbirliği sürdü. Bunlara göre Kürtler ortak düşmandır, Kürtlere milli hakların verilmemesi gerekiyor."

Kürtlere karşı bir iç güdü var
Türkiye'de sadece ordunun değil, toplumun da Kürtlere karşı şovenist bir yaklaşımı olduğunu söyleyen Gerger, bunun bir nevi içgüdü olduğunu söyledi. Gerger, Türkiye'de sağcısı, solcusu, liberali, askeri, sivili ve gericisinin yani bütün toplumsal yapının "Kürtler Suriye'deki bu hengamede birşeyler kazanmasın. Kürtlere bir zırnık düşmesin" düşüncesinde olduğunu belirtti. Gerger, bu içgüdüsel bir yaklaşımdır. Militarizme sadece asker değil toplumun bütün kesimleri bulaşmıştır" şeklinde konuştu.
Gerger, Rusya ve Çin'in Suriye'ye bir dış müdahaleye karşı neden karşı çıktıkları konusunu da değerlendirdi. Gerger, "Rusya ve Çin, Rusya ve Çin Suriye'den sonra ABD'nin kendilerine yöneleceğini düşünüyor. Bunlar, Suriye'den sonra ABD'nin politikalarının meşrulaşacağını düşünüyorlar. Bundan çekiniyorlar. Bununla birlikte Türkiye mezhep ayrılıklarını kışkırtıyor. Böyle olunca Irak devreye giriyor. Aleviler devreye giriyor. Böylece yeni bir dönem oluyor" dedi. Gerger son olarak Ortadoğu'nun daha da karışacağını sözlerine ekledi.

Suriye'de şiddetli çatışmalar
Öte yandan Suriye’de dün üst düzey 3 yetkilinin bombalı saldırıda ölümü ardından ülke genelinde gece boyu devam eden şiddetli çatışmalarda 200’den fazla kişinin öldüğü bildirildi.
Merkezi Londra’da bulunan Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye'nin başkenti Şam'da Seyyide Zeyneb bölgesinde bir cenaze töreni sırasında düzenlenen saldırılarda en az 70 kişinin öldüğünü açıkladı. Kurum Şam rejimine bağlı güçlerin cenaze törenin helikopterlerle saldırdığını iddia etti.
Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, önceki gün ülke çapında meydana gelen çatışmalarda, 124 sivil, 62 asker ile 28 militanın öldüğünü kaydetti. Özgür Suriye Ordusu ise yaptığı açıklamada, Şam’da 3 üst düzey yetkilinin ölümünden sonra meydana gelen çatışmalarda 100’den fazla kayıp verdiklerini duyurdu.
Bu arada, BM Güvenlik Konseyi’nden Esad yönetimine karşı yeni yaptırım kararları alınması bekleniyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon önceki yaptığı bir açıklamada, Güvenlik Konseyi’nin 'Sorumluluğunu üstlenerek kolektif ve etkileyici' kararlara ulaşması gerektiğini söylemişti. 

HABER MERKEZİ