Amed’in tarihi Sur ilçesinde bugün 66. gününe giren kuşatma kapsamında Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Savaş, Cemal Yılmaz ve Dabanoglu mahallelerini kapsayan sıkıyönetim uygulamaları ve saldırılara, 27 Ocak günü Alipaşa, Lalebey, Abdaldede, Süleyman Nazif ve Ziya Gökalp mahalleleri; son olarak da önceki gün İskenderpaşa, Camii Kebir, Camii Nebi, Melikahmet Mahallesi ve Melikahmet Caddesi de bunlara eklenmişti. Devlet güçlerinin anons yaparak yurttaşları göçe zorladığı bu 9 mahallede önceki gün “sokağa çıkma yasağı“ resmen kaldırıldı, ancak fiili abluka devam ediyor. “Yasağın” kaldırılmasının ardından mahallelerde ortaya çıkan tablo Türk devletinin yarattığı tahribatı gözler önüne serdi.

YPS Genel Koordinasyonu tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, Sur’daki çatışmalarla ilgili şu detaylar paylaşıldı: 

* Türk güçleri, 3 Şubat günü öğleden sonra Dört Ayaklı Minare civarında YPS’lilere saldırmak isterken çatışma çıktı. Çatışmada 1 Türk savaş elemanı öldürüldü. Burada yol açmaya çalışan bir kepçe etkisiz hale getirildi. Bu kepçe 2 saat yerinde kaldıktan sonra bir çekiciyle geri çekildi.

* Aynı gün sabah saatlerinde Paşa Hamanı civarında çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalarda 2 Türk savaş elemanı öldürüldü. Buradaki çatışmalar öğleden sonra yoğunlaştı; 5 Türk savaş elemanı daha öldürüldü. Bu çatışmalarda el konulan sırt çantalarında operasyon belgeleri ele geçirildi. Belgelerde Sur’da yürütülen operasyonun adının “BAYRAK-12 Sur operasyonu” olduğu yazılıdır.

* Önceki gün öğle saatlerinde Emniyet Fırını ve Hasırlı mahalleleri arasında çıkan çatışmalarda 1 Türk savaş elemanı öldürüldü.

* 1 Şubat günü Yogurtpazarı civarındaki eylemde ölen asker sayısı 8’e çıktı.  


14 yaşındaki çocuk katledildi

YPS Genel Koordinasyonu, “Düşmanın attığı havanlar sonucunda 14 yaşındaki bir çocuk yaşamını yitirmiştir” dedi.


Bir YPS’li şehit

2 Ocak günü yaşanan çatışmalarda Piling Êriş (Mahmut Oruç/1993/Amed-Sur) adlı direnişçinin şehit düştüğü duyuruldu. 


Sur’da savaşın izleri

Sur’da sokağa çıkma yasağının kalktığı 9 mahallenin her sokağı savaşın izlerini taşıyor. Devlet güçlerinin zoruyla evlerinden çıkan ve geri dönmek için günlerdir Urfakapı’da bekleyen binlerce kişi, mahalleye girdiklerinde evlerine dönük ciddi saldırılarla karşılaştı. Devlet saldırılarının günlerce sürdüğü Lalebey, Alipaşa, Abdaldede, Süleyman Nazif ve Ziya Gökalp mahallelerinde kapısı, penceresi, kepengi, süngüsü ve duvarı yıkılmamış ev neredeyse yok. 

Kapısı kırılan yapıların arasında Lalebey Mahallesi’nde bulunan Süryani Meryem Ana Kilisesi de bulunuyor. Daha önceden de Kurşunlu Camii, Hacı Hamit Camii, Paşa Hamamı gibi birçok yapı tahrip edilmişti. Sur’daki devlet saldırılarında ibadet mekanlarına saldırıların da gerçekleştiği daha önce gündemde ciddi yer alırken, yasağın kaldırıldığı mahallelerde cami ve kiliseler yine hedef alındı. Daha önce Kurşunlu Camii yakılmış, Hacı Hamit Camii’nin minaresi de yıkılmıştı. Bunlara Abdaldede Mahallesi’nde bulunan 600 yıllık tarihi olan Behrampaşa Camii de eklendi. Yaşanan patlamalar yüzünden caminin kireç taşlardan yapılan süslemeleri de zarar gördü. 

Öte yandan aralarında tarihi evlerin de bulunduğu çok sayıda evin de kapıları ve pencereleri kırılarak, altüst edildi. 


Mahalle Meclisi’ne saldırı 

Lalebey Eşit ve Özgür Yurttaş Meclisi binası da basılıp yakılan adresler arasında yerini aldı. Meclisin kapısı kırıldı ve içinde bulunan eşyalar kapının önüne getirildikten sonra yakıldı. Dernek içerisinde bulunan pankartların yanı sıra yardım amacıyla toplanan erzaklar da yakıldı. 


Dengbêj Evi de nasibini aldı 

Meclisin hemen yanında bulunan Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dengbêj Evi ve Kürt Yazarları Derneği de, saldırılardan nasibini aldı. Kılıç Sokak üzerinde bulunan iki binanın kapıları zorlandı ve tabelaları da kırılarak kapılarının önüne bırakıldı. Yine aynı sokak üzerinde bulunan ve ateşe verilen 3 katlı bir evin bodrum katı da küle döndü.


Evler karargaha dönüştürüldü

Lalebey Mahallesi Pusucu Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir bina özel timler tarafından karargah olarak kullanıldı. Binanın ikinci katına 10 yatağın serildiği, eşyaların ise alt üst edildiği görüldü. Devlet güçlerinin karargaha dönüştürdüğü evin sahibi Saliha Çelik, evini ve gördüklerini şöyle anlattı: “Bizim odun sobamız yoktu. Bu sobayı komşumuzdan getirmişler. Bütün eşyaların altüst edilmiş bulunmakta. Hiçbir eşyamız kalmadı. 6 gündür evimizi terk etmek zorunda kalmıştık. Gördüğümüz manzara karşısında ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Allah hakkımızı onların yanına bırakmasın.”


Esadullah’ın kardeşi Cundullah

Daha önce isimlerini saldırdıkları kentlerin duvarlarına yazan Türk güçleri, Sur’un sokaklarına da yazılamalar yaptı. Birçok eve, işyerine ve ibadethane duvarlarına bu kez Esedullah Timi yerine “Allah’ın ordusu”, “Allah’ın askerleri” anlamına gelen Cundullah Timi yazılaması yapıldı. Bol bol “T.C” ve birçok hakaret, küfür ve ırkçı yazılamalar yapılması dikkat çekti. 

Halime Akyol adlı yurttaş, 15 yıldır aynı mahalle ve evde yaşadığını dile getirerek, “Kapı ve pencerelerimiz kırılmış durumda. Eşyalarımız evin içine saçılmış bazıları ise sokağa atılmış. Ne insan bıraktılar ne de hayvan. Yaşananlar vahşettir” diyerek, öfkesini dile getirdi. 


Vakıflar Hanı ateşe verildi

Türk işgal güçleri, dün de yasağın olmadığı Gazi Caddesi üzerinde bulunan Vakıflar Hanı’nı ateşe verdi. 


 HABER MERKEZİ






Hasarsız ev kalmadı ama biz ayaktayız


Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, Sur ilçesindeki evlerini terk etmek zorunda kalan aileleri ziyaret etti. Ziyarette Hasırlı Mahallesi’nin durumuna ilişkin bilgi veren Necip Dağ, “Sur’da hasar görmeyen tek bir ev kalmadı; ama biz buna rağmen dimdik ayaktayız” dedi.

Eşbaşkanlar Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, ilçeden göç eden aileleri ziyaret etmeye devam ediyor. Kışanak ile Anlı, Sur ilçesini terk ederek Yenişehir ilçesine yerleşen Dağ ve Benekli ailelerini ziyaret etti. İlk önce Dağ ailesinin evine giden eşbaşkanlar, evde beraber ikamet eden 4 aileyle sohbet etti, sorunlarını dinledi. Dayanışma içerisinde zor günlerin üstesinden gelineceğini kaydeden eşbaşkanlar, yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini ve edileceğini söyledi.


Dağ: Dimdik ayaktayız

Aile bireylerinden Necip Dağ, Hasırlı Mahallesi’ndeki evlerinin top ve tanklardan hasar gördüğünü belirterek, mağdur olduklarını, dört aile ile birlikte kiraladıkları evde kaldıklarını ifade etti. Dağ, “Sur’da hasar görmeyen tek bir ev kalmadı  ama biz buna rağmen dimdik ayaktayız” dedi.

Eşbaşkanlar, daha sonra Benekli ailesini ziyaret etti. Üç ailenin ikamet ettiği evde eşbaşkanlar, yurttaşlardan evlerini terk etmek zorunda kaldıkları süreci ve yaşadıkları mağduriyeti dinledi. Piroz Benekli, Sur’dan çıkmak istemediklerini; ancak yaşları küçük olan torunları için çıkmak zorunda kaldıklarını söyledi.