Türk hükümeti, ‘üretimi sürdüreceğiz’ diyerek emekçileri salgın ve sermaye ile baş başa bırakırken Türk-İş, DİSK ve Hak-İş, işten atılmaların yasaklanmasını ve zorunlu alanlar dışındaki tüm işlerin durdurulmasını istedi.

Koronavirüs salgını nedeniyle özel sektörde de üretimi durdurma ya da esnek çalışma dönemi başladı. Bazı işverenler kısa çalışma ödeneğine başvururken bir kısım işyerinde ise işçiler ücretsiz izne çıkarılıyor. İşsizlik Fonu’nu amaçları dışında kullanan hükümet ise emekçiler lehine adım atmıyor.

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş, ortak bir açıklama yaparak, zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında tüm işlerin en az 15 gün süreyle durdurulmasını istedi. Üç konfederasyon başkanının imzasını taşıyan ortak metinde şu ifadeler kullanıldı: “Çalışma hayatında alınacak tedbirler, hem salgının yayılmasını engellemek hem de işçilerin ve tüm çalışanların sağlığını ve işini korumak açısından gereklidir;

  • Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalıdır. Salgının yeni bir işsizlik dalgasına yol açmaması, işin ve işçinin gelir sürekliliğinin sağlanması için işverenin iş sözleşmesini fesih imkanı askıya alınmalıdır.
  • Zorunlu ve acil mal ve hizmet üretimi hariç olmak üzere, en az 15 gün süreyle  bütün işlerin durdurulması işçilerin korunması ve salgının yayılma hızının önlenmesi için önem arz etmektedir.
  • İşten çıkarılmaların ve işlerin durdurulmasının yol açacağı gelir kaybına karşı İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları hızla devreye sokulmalı, işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak için işçi açısından gerekli olan koşullar kaldırılmalıdır. Küresel salgın nedeniyle iş ve gelir kaybına uğrayan bütün işçilere işveren, İşsizlik Sigortası Fonu ve devlet tarafından gelir desteği sağlanmalıdır. İşten çıkarılmaların izlenmesi için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde Üçlü Danışma Kurulu bileşimine uygun bir izleme ve denetim mekanizması kurulmalıdır.”

İşverenin insafına

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de toplam 13.8 milyon işçi var. Bu işçilerin sadece 1.9 milyonu sendikalı. İşçilerde sendikalaşma oranı sadece yüzde 13.8. Toplu sözleşme yapamadıkları için birçok haktan yararlanamayan sendikasız işçilerin salgın nedeniyle tamamen işverenin insafına kaldı.

 

HABER MERKEZİ

 
 

Tarım işçileri tehdit altında

   

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, tarım işçileri için tedbir alınmasını istedi.

Bulut, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya verdiği soru önergesinde, tarımsal üretimin devam ettiği Çukurova’da onlarca tarım işçisinin minibüs ve traktörlerde yan yana yolculuk yaptığını, birlikte yemek yediğini ve gün boyu tarlada veya serada çalıştığını belirterek, şunları söyledi:

  • Temiz suya erişimin sınırlı olduğu, altyapı sisteminin bulunmadığı 6-8 kişilik tek göz çadırlarda yaşamını sürdüren tarım işçileri salgın riski altındadır.
  • Yüz binlerce tarım işçisi yetersiz beslenmeden kaynaklı zayıf bağışıklık sistemi nedeniyle bu salgından etkilenebilecek; Nisan’da havaların ısınmasıyla güneyden kuzeye doğru göç sürecine başlayan mevsimlik gezici tarım işçileri bulaşı yayabilecek önemli bir risk grubu oluşturacaktır.
  • Çiftçinin girdi temini için kentlere, firma temsilcilerinin köylere gidecek olması, kırsal ile kalabalıkların temasının çoğalması, bulaşın artması açısından bir başka tehlikedir.
  • Ayrıca salgını, mevsimlik gezici tarım işçilerine yönelik etkilerinin yanı sıra zirai üretim için oldukça önemlidir. Salgını tarım işçilerinden uzak tutmak, tarımsal üretimi sorunsuz, aksaklığa meydan vermeyecek şekilde sürdürmek, gelecekte gıda arzının yaşanmaması için de hayati önemdedir.

Vakaların ortaya çıkması beklenmeden tarım işçilerine yönelik koruyucu hizmetlere öncelik verilmeli; mevsimlik gezici tarım işçilerine bilgilendirme ve hijyen desteği sağlanmalıdır.

 
 

Korona zamanı çifte zam

Kayyum yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı MARSU, bir süre önce yapılan su zammının ardından bu kez de “bakım bedeli” adı altında yeni bir zam yaptı.

Mardin Valisi Mustafa Yaman’ın 19 Ağustos 2019’da yeniden kayyum olarak atandığı Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU), şebeke suyuna yeni bir zam daha yaptı. MARSU, kentte daha önce atık su ve içme suyu tarifesi üzerinden yüzde 2 olarak hesaplanan “Bakım bedeli” tarifesini ayrı ayrı KDV hariç yüzde 4 olarak belirledi. 21 Şubat 2020 tarihli MARSU Genel Kurul Toplantısı’nda alınan zam kararında Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin imzası yer aldı.

Yüzde 100 zam

 Oybirliğiyle alınan ve 1 Mart tarihi itibarıyla yürürlüğe giren zam kararında, “(…) su ve atık su tesislerinin bakımları için kullanılan malzemeler ve girdi kalemlerinde gerçekleşen fiyat artışlarına rağmen 2015 yılından itibaren abonelerden alınan % 2’lik oran güncellenmemiş ve aynı oranda bakım bedeli alınmaya devam edilmektedir. Bu kapsamda, Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. Maddesindeki oranların, yine aynı maddede geçen ‘Belirlenen oranları eksiltmeye veya arttırmaya MARSU Yönetim Kurulu yetkilidir.’ Hükmü uyarınca; ‘Abonelerden her ay için her türlü bakım işleri mukabilinde, su faturalarının tamamından KDV Hariç  atık su için % 4, içme suyu için % 4 olmak üzere ayrı ayrı su ve atık su tesisleri bakım bedeli olarak alınır’ şeklinde belirlenmesine” ifadelerine yer verildi.

Kentte daha önce suya yapılan ancak tepkiler üzerine ertelenen ikinci zam da 31 Mart’tan itibaren geçerli hale geldi. Böylece, koronavirüs salgını sürecinde kent sakinlerine çifte zamlı faturalar kesilecek.

Kayyumdan sonra fahiş zam

 Mardin Büyükşehir Belediyesi HDP yönetimindeyken, meclise sunulan zam teklifi, HDP ve AKP’li üyelerin oybirliği ile reddedilmişti. Ancak, belediyeye kayyum atanmasının ardından MARSU 2 TL olan su tarifelerini KDV hariç önce 3.25 TL’ye, Ocak 2020 itibarıyla 4.75 TL’ye ve Mayıs 2020 itibarıyla da 6.25 TL olarak belirlemişti. Ocak 2020 itibarıyla ilk faturalar 4.75 TL’den hesaplanarak yurttaşlara gönderilirken, tepkiler üzerine yapılan ikinci zam 31 Mart 2020’den sonra geçerli olmak üzere ertelenmişti. Gelen faturalardaki farkın da sonraki faturalardan mahsup edileceği öne sürülmüştü.