Zindana sığmayan sesler...
Hazırlayan: Zabel MİRKAN
"Gönderdiğimiz kitaplar birçok hapishaneye alınmadı. İzmir Buca, Isparta, Kırıkkale, Hatay ve Siverek’te kitap yasağı var. Yine birçok hapishanede kitap yasağı uygulaması başlatıldı. Bu da şu demek; aslında dışarıda okuyan herkesi zaten içeri alıyorlar, içeriye de kitapları almayarak, bu bağı kesmeye çalışıyorlar. İçerideki insanların da tek beslenme kaynağı kitaplardır. Hapishanedeki insanların beslenme kaynağını kesiyorlar" böyle diyor Dışarıda Deli Dalgalar İnisiyatifi Üyesi Sevinç Koçak.
Dışarıda Deli Dalgalar İnisiyatifi, kitap yasaklarına karşı hapishanelere alınmayan kitapları kaleme alıp mektuplarla tutuklulara ulaştırmaya çalışıyor.
Fırat Can ise 7 yıldır tutuklu bir yazar. “Umuda Bir Ülke” kitabı Aryen Yayınları’nca basıldı. Şimdi ise yazarın kitabının basılmış hali yazara teslim edilmiyor, gerekçe yine aynı: Kitap yasağı. Kitapların müsveddeleri hapishane yönetiminin izniyle dışarı çıkmışken girişine izin yok...
Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Fırat Can, 3 Eylül 2018 günü gerekçe gösterilmeden Denizli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. 2011 yılından bu yana tutuklu bulunan Can, her iki yılda bir gerekçe gösterilmeden farklı hapishanelere sevk ediliyor. Denizli’ye getirildiğinde 10 gün boyunca hücrede kalan Can, yaşadığı hak ihlallerini ailesi aracılığıyla dile getirdi.
Kollarıma ve kafama basarak darp ettiler
Hapishaneye getirildiğinde kendisine çıplak arama dayatıldığını aktaran Can, "Gardiyanlar soyunmamı söylediğinde bunu kabul etmeyeceğimi, insanlık onurunu rencide eden bir şey olduğunu söyledim. Bunun üzerine gardiyanlar ‘Siz teröristsiniz’ diyerek Hazır Tim denilen grubu çağırdı. Elbiselerimi zorla parçalayarak üzerimden çıkardılar. Kollarıma ve kafama basarak darp etmeye başladılar. ‘Yaptığınız vahşettir. İnsanlık onurunu kırmaktır’ deyince bel kısmıma vurmaya devam ettiler. Daha önce yazdığım ‘Umuda Bir Ülke’ kitabımı başıma vurarak ‘Şimdi sana yaptıklarımızı da yaz’ diyerek hakaret ettiler” diye belirtti.
Çırılçıplak edilip darp edildikten sonra darp raporu almak istediğini belirten Can, kolundaki ve sırtındaki darp izlerini göstermesine rağmen revir doktorunun kendisine rapor vermediğini kaydetti.
Mektup Adresi:
Fırat Can
Denizli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Denizli
Yalanlar üzerine kurulu bir iddianame
Sürmekte olan anti-demokratik ‘Olağanüstü Hâl’ uygulamaları, OHAL’in sözde kaldırılmasından sonra da devam ediyor. ‘Seçimden sonra OHAL’i kaldırma’ vaadi verilse de gerçeklikte bir karşılığı olmadı. Sol-sosyalist kesime ve Kürt halkına yönelik baskılar hız kesmeden devam ediyor. 9 Ekim gecesi Amed’de yapılan baskınlar ve aralarında gazetecilerin de olduğu 100 insanın gözaltına alınması bu uygulamaların tüm şiddetiyle sürdüğünün kanıtlarından sadece biri. Eylül 2018 itibariyle ise Türkiye hapishanelerde tutsak edilen basın mensubu sayısı 146.
İdris Sayılğan tutsak basın emekçilerinden sadece biri. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri İdris Sayılğan’ın dördüncü duruşması 5 Ekim’de Muş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 24 Ekim 2016’dan beri tutuklu bulunan gazeteci Sayılğan’ın yanı sıra aynı dava kapsamında yargılanan üç tutuklu sanık, tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Savcı, ‘kuvvetli suç şüphesi’, ‘mevcut delil durumu’ ve kaçma şüphesi’ni gerekçe göstererek, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Yaklaşık iki yıldır tutuklu yargılanan gazeteci İdris Sayılğan ise dördüncü duruşmasında da tahliye edilmedi. Savunmasında “Bu dava muhalif olanların sesini kesmeye yöneliktir” sözlerini kaydeden Sayılğan’ın bir sonraki duruşması 24 Aralık tarihine ertelendi.
Sayılğan savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe yaptı. Hakkında hazırlanan iddianamenin muhalif kimliğe sahip bir gazeteci olmasıyla ilgili olduğunu belirten Sayılğan, şöyle konuştu: “Tamamen yalanlar üzerine kurulu bir iddianame nedeniyle 2 yıldır tutukluyum. Maksat Kürt gazeteciler ve muhalifleri hapse atmaktır. ‘Sen Kürt ve muhalifsen, senin suçun yoksa dahi seni yalan ifadeler üzerinden tutuklatırız’ denilmektedir. Bu iddianame de yalan ve uydurma üzerine kuruludur. Sadece dosya şişkin ve dolu olsun diye hazırlanmıştır. Bu iddianamenin gerçekleri budur. Ben Van’da 5 ay çalıştıktan sonra Ağrı’ya çalışmaya devam ettim. Ağrı’da olduğum halde Muş Emniyet Müdürlüğü hakkımda dinleme kararı çıkartıyor. Üstelik Ağrı’da ne işimin olduğunu bana soruyorlar. Ben gazeteciyim. Gündemde ne varsa her yere giderim.”
Mektup Adresi:
İdris Sayılğan
Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Trabzon