
Mezopotamya Demokratik Kültür Sanat Hareketi - Avrupa (TEV-ÇAND Ewropa) 5. Konferansı, Almanya’nın Köln kentinde Avrupa’nın değişik ülkelerinden 150 delege ve misafirin katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta TEV-ÇAND Ewropa, eşbaşkanlık sistemine geçme kararı aldı.
Konferans, “Öz yönetim mücadelesi kültür ve sanatın savunulmasıdır” sloganıyla gerçekleştirildi.
Köln Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansın birinci gününde tartışma ve değerlendirmeler yapıldı. Bu bölümde, Kürdistan’da süren direnişe sanatsal alanda yanıt olunamadığı eleştirisi öne çıktı.
Kararlar
Konferansın Burger Centrum Köln Salonu’nda gerçekleştirilen ikinci gününde raporlar okundu, planlama çıkarıldı ve yeni yönetim seçildi. Seçimlerde 43 kişiden oluşan TEV-ÇAND Meclisi’nin yeni yönetimi belirlendi; eşbaşkanlığa ise Şeyda Qawamî ile Cewat Merwanî getirildi.
Konferansta alınan kararlar ise şunlar:
* Kom/komün kültürü yaygınlaştırılacak.
* Yerellere kültür faaliyetleri örgütlendirilecek.
* Tiyatro ve sinema alanlarında çalışmalar güçlendirilecek.
* Kapitalist kültüre karşı ideolojik mücadele süreklileştirilerek direniş kültürünü geliştirme eksenli çalışmalar yapılacak.
* Kürt sanatını dejenere eden anlayışlara karşı “kök kültürü” esas alan sanatsal çalışmalar öne çıkarılacak.
Söylem ve pratiği uyuşturmalıyız
Konferansın tartışma bölümünde birçok sanatçı söz alarak eleştiri ve değerlendirmelerini sundu. Onlardan bazıları şöyle:
Hozan Diyar: Eski konferanslarda daha çok heyecan vardı; birbirimizi eleştirip geliştirebiliyorduk. Bence şimdi bir disiplin eksikliği görülüyor... Sanatımız eski kalitede değil. Durumumuzu yeniden gözden geçirip direnişçi ruha layık olmamız gerekiyor. Okumadığımız için sanatımızı da istenen oranda icra edemiyoruz. Menfaatlerimizi düşünüyoruz. Oysa bu mücadele her imkanı sunuyor bize.
Hozan Cömert: Bazen söylediklerimiz sanki bir hayalden ve hikayeden ibaret. Birçok kez aynı şeyleri tekrar edip duruyoruz... Sanatçıların teşvik edilmesi gerekyor. yıllardır birçok şeyi aynen kongrelerde tekrar edip duruyoruz. Birçok işi profesyonel olarak yapmıyoruz. Bu mücadele bize çok imkan sunuyor ama bunu pratiğe dökmekte zorlanıyoruz.
Sosin: Eleştirirken mutlaka her sanatçı arkadaşın kendisini çalışmalara katması gerekiyor. Bu, sanatın her dalı için böyle. Komünal çalışma sistemini yakalamamız gerekiyor.
Cewat Merwanî: Avrupa’da iki milyona yakın Kürt yaşıyor ama halen başka yerlerde konserlerimizi, toplantılarımızı yapıyoruz. Bir Kürt sanatçısı halen kendi yerinde sanatını icra edemiyor. Kürt müziğinden uzaklaşma var. Kurum bunu mutlaka gözden geçirmelidir. Biz sanatçılarda da büyük eksiklik var. Söylem ve pratiğimiz birbirini tutmadan bu çıkmazı aşamayız.
Hozan Canê: Elde edeceğimiz her başarı, şehitlerimizin mirasının eseridir. Başarılarımız, halkın başarısıdır. Almanya’da sayıları gittikçe çoğalan Kürtlere yönelik daha etkili ve gerçekçi projeler sunmalıyız. Bireysel kaygılarımızı bir yana bırakmalıyız. Sanatın her dalına yönelip çalışmalar yapmalıyı. Umarım bu konferans Kürt sanatı için yeni bir sayfa olur.
Peyman Arjîn: Kendimizi bu sanat camiasının birer hizmetçisi olarak görmeliyiz. Bu mücadelenin birer neferiyiz. Kurumlaşmak büyük önem taşıyor. Aldığımız kararları hayata geçirmediğimiz sürece her yıl böyle konuşup durmaktan öte gitmeyiz. Yeni bir hamle yapmalıyız.
Bengî Agirî: Kürt sanatçıları olarak artık Cizre ve Sur ruhuyla mücadeleye ve sanata katkı sunmak zorundayız.
Xemgîn Bîrhat: Kurum olarak inisiyatifimizi kullanmalıyız. Sanatını icra etmesi için sanatçıya rol vermeliyiz. Konferansa TEV-ÇAND’a üye olmayan sanatçıları da davet etmeliyiz.
ADEM KARAÇOBAN/KÖLN