
Bennu Gerede, fotoğraf makinasını daha önce de egemen toplumda kadın olmanın zorluklarına çevirmişti. Ataerkil zihniyetten kaynaklı geri davranış kalıplarının kadın üzerindeki baskısını anlattığı ‘Teslimiyet’ sergisinden sonra şimdi de ‘Aşk Töre(n)leri’ adıyla sergiler düzenliyor.
Gerede, bu kez ‘namus’ gerekçesiyle katledilen kadınlara çeviriyor makinesini. Şiddetin acımasızlığı ile sanatın estetiğini biraraya getiriyor. Kadın katliamları ve intiharlar üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda seçtiği bir dizi gerçek cinayeti, fotoğraflarla yeniden kurguluyor: Taşlanan, intihara zorlanan, öldürülen kadınlar, izleyicisine bir şeyler anlatmak istiyor; topluma kadın katliamlarının durdurulması konusunda duyarlılık kazandırmayı amaçlıyor.
Amaç duyarlılık kazandırmak

Sosyal fayda önemli
Gerede, kadına yönelik şiddeti, baskıları anlatmak için çektiği fotoğraflara yönelik gayet pozitif tepkiler aldığını belirtiyor. Yurdışında açtığı sergilerde kimi zaman ‘’Aaa böyle şeyler mi oluyor’’ diyenlerin de çıktığını ifade eden Gerede, ‘’Birilerinin bir şekilde bunu yapması gerekiyor. Ben de şanslıyım, sanatımı kullanarak anlatıyorum. Oldukça dolaşıyorum. Sosyal faydanın olmasını isterim, olabiliyorsa, az bir topluluğa bile ulaşsa bir şeydir’’ diyor.
Gerede, toplumsal sorunların fotoğraf sanatına yansımasını yetersiz buluyor, ancak yavaş yavaş yerini bulacağına da inanıyor: ‘’Sosyal konulara çok dokunan yok. Çok az kullanılıyor. Ben bir fotoğrafçı olarak Doğu Timor’a gittim, yoksul çocukları çektim. Arada böyle faydalanabiliyor insanlar benden.’’
Teslimiyet’i anlatarak başladı
Bennu Gerede, daha önce sergilediği ‘Teslimiyet’ adlı çalışmasını da hatırlatıyor. Bu çalışmada, bir kadının doğumdan ölüme kadar geri davranış kalıpları ile olan ilişkisini gözler önüne seriyordu. Gerede, bu çalışmanın Aşk Töre(n)leri için de bir ön çalışma olduğunu belirtiyor. Beşik kertmesi, kumalık, zifaf gecesi gibi geleneklerle kadının yaşamının nasıl çekilmez hale getirildiğini anlatıyordu. Gerede, tarih vermemekle birlikte yurtdışında da sergilerin olabileceği bilgisini de veriyor.
Moda ve portre fotoğrafçısı olan Bennu Gerede, uzun yıllar Amerika ve Fransa’da yaşadı. Fransa’da 4 yıl fotoğrafçılık üzerine öğrenim gördü.
Parçalanma (1999), Aşk Ölümden Soğuktur (1994), Kurt Kanunu (1991) gibi filmlerde de oyuncu olarak rol aldı. Gerede, fotoğrafçılık kariyerine profesyonel olarak ilk defa istanbul’da başlar. Gerede ilk sergisi Teslimiyet’te erkek egemen toplumda kadın olmanın zorluklarını ünlü yüzlerle fotoğraf karelerine yansıttı. Fotoğrafçılı, Gerede için bir ifade şekli. Düşüncelerini, korkularını, politik görüşlerini, bilinçaltını ifade etmenin aracı olarak ele alıyor.
DENİZ BİLGİN