Mêrdîn’in Nisêybîn ilçesinde büyüyen Kürt sanatçı Armanc Turhan, çocukluğundan itibaren Kürt ozan ve dengbêjlerin stran ve kilamlarıyla büyüdüğünü fakat 1994 yılında Türk devletinin uyguladığı kirli savaş nedeniyle o yıla kadar yaşadığı İskenderun’dan Avrupa’ya göç etmek zorunda kaldığını belirtti. 


‘Silahlı mücadele sanatı canlandırdı’


Armanc Turhan, 1980’li yıllarda Türkiye’de Kürt müziğinde büyük bir yoğunlaşma olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Türkiye’de yaşayan bir genç olarak müzik için kanımız kaynıyordu, fakat Kürt kültür ve sanatı üzerindeki kirli politika ve baskılar nedeniyle sanatımızı geliştiremiyor, kendi kültürümüze ait şarkılarımızı söyleyemiyorduk. Fakat Kürt halkının özgürlük hareketinin 1984 yılında silahlı mücadeleye başlaması ile birlikte sanatta da bir canlanma açığa çıktı.”


Turhan konuşmasının devamında sanatçılara da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte Kürt sanatçıların sayısı çok azdı, fakat şu an sayı çok fazla. Fakat bazı sanatçıların gerçekten de sanat mı yaptıkları, yoksa başka bir şey mi yaptıkları belli değil. Çünkü Kürt kültürüne uygun müzik yapmıyorlar. Her ne kadar Kürt sanatçısı olduklarını söyleseler de, Kürt sanatı içine yabancı kültürleri katıyorlar. Ayrıca sanat devlet için değil, halk için olmalı. Bütün sanatçılara saygım var fakat sanatçılar nereden geldiklerini ve kim olduklarını unutmamalı, özlerini yitirmemelidir. Ve bu temelde üzerlerine düşen görevleri yerine getirmelidir.”



‘Müzik akademileri’


Kürt kültür ve sanatının her anlamda geliştirilmesi, güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Armanc Turhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin Amed’de Cegerxwin Kültür ve Sanat Merkezi var ve burada eğitim veriliyor. Bu şekilde okullar ve müzik akademileri her yerde açılmalıdır. Bu konuda eğitim çok önemlidir. Sadece dil olarak değil, düşünsel olarak da kendimizi geliştirebilmeliyiz. Kürt sanat felsefesini okumalı, hakim olmalı ve Kürt sanatı hakkındaki gelişmeleri tartışabilmeliyiz. Ancak bu şekilde daha güçlü çıkışlar ortaya çıkabilir.”



‘Sanatçı üzerine düşeni yapmalı’


Kürt halkının çektiği acıları hatırlatan Turhan, “Halkımız çok büyük zorluk ve acılar yaşadı. Analarımızın yürekleri yandı. İnsanın Kürt halkının yaşadığı bu acı ve zorlukları kelimelerle anlatması çok zordur.” diyerek sadece sanat alanında değil her alanında üzerlerine düşenleri yerine getirmeleri gerektiğini söyledi. 



ÖMER İKE/ROJNEWS/AMED