MURAT MANG / DÜSSELDORF

Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin yasaklanması protesto için Düsseldorf’ta 8 Eylül’de gerçekleşen mitinge katılan sanatçılar, Türk-Alman ilişkileri sonucu Kürtlere dönük baskılara tepki gösterdi. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle demokratik hakların askıya alınmasını kınayan sanatçılar, yasakların karşısında olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Êzîdxan Kültür Merkezi sanatçılarından İdris Bagok, festivalin yasaklanmasına tepki göstererek; “25 yıldır Kürtler Avrupa’da barış içerisinde kültür festivali düzenliyor. Şimdiye kadar demokratik bir şekilde ve koşullarda bu festival yapıldı. Fakat Diktatör Erdoğan’ın isteği ile bu yıl festival yasaklandı. Bunu şiddetle kınıyorum” dedi.

Êzîdî sanatçı Titalê Feyzo, yasak kararının antidemokratik olduğunun altını çizerek; “Yasaklı sistemin bütün uygulamaları, artık Avrupa’daki Kürtlere bire bir uygulanıyor.  Toplumları, kültür ve sanat birbirine yakınlaştırır. Onu da yasaklarsanız toplumlar nasıl kaynaşacak? Almanya’nın yasak kararı doğru değil. Demokratik değil” tepkisini dile getirdi.

 

Ticari ilişkilere kurban edildi

Sanatçı Sîpan Xelat da “Her ulus için önemli günler vardır. Bayram günleri vardır. Avrupa’da yaşayan Kürtler için Kültür Festivali de böyle bir gün. Yıllardır bu festival yapılıyor. Gördüğünüz gibi bazen böyle güzel günler devletlerin çıkar ilişkilerine kurban ediliyor. Festivalimiz Almanya’nın Türk devleti ile aralarındaki silah ve benzeri ticari ilişkilerine kurban edildi” diye konuştu.

Sanatçı Xanemîr de Festival’in yasaklanmasını kınayarak,  “Almanya’nın yaptığı, tıpkı Kürdistan’daki yasaklar gibi, onun tekrarıdır. Daha da kötü diyebilirim. Bu kabul edilir bir şey değil. Çünkü hukuki, insani değildir. Tamamen iki ülke arasındaki ticari ilişkinin sonucudur. Sanatçı olarak, insan olarak, vicdani olarak Alman devletinin yasak kararını şiddetle kınıyorum. İnanıyorum ki, Kürt halkının mücadelesi bu yasakları da kaldıracaktır” dedi.

 

Yasaklara karşı birlik olalım

Sanatçı Zozan Zudem ise yasak kararını tanımadıklarını ifade ederek; “Biz onların bu kararlarını ciddiye almıyoruz. Çünkü bizim amacımız, ideolojimiz ve hedeflerimiz var. Tek başımıza da kalsak yüzbinlerde olsak fark etmiyor. Biz kendi ideoloji ve felsefemizde ilerleyeceğiz ve başaracağız” tepki gösterdi.

Sanatçı Özden Sever de “Yasaklara karşı daha güçlü katılım sağlamalıyız. Herkesin tek yürek olup bu yasaklara karşı direnmesi gerektiğine inanıyorum. Bir insanı katletmekle onun kültürünü yasaklamak eş değerdedir” ifadelerini kullandı.

 

‘Kültür yasağı onursuzluktur’

Ozan Cömerd ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Sadece bugün değil, 35 yıldır Almanya’da yaşıyoruz. Almanya çoğu zaman hem kendi yasalarını hem de Avrupa’nın insan hakları ile ilgili yasalarını ayaklar altına aldı. Özellikle Kürtlerin haklarını elde etmemesi için başta Türk devleti olmak üzere kapitalist güçler, özel bir çaba harcıyorlar. Bu dünyada onur kalmamış. Festivalimizin yasaklanması da bu onursuzluğun bir göstergesidir. Kabul etmiyor şiddetle kınıyorum.”