Türkiye’de artan baskılara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Kürt halkıyla dayanışmada ön saflarda yer almaktan geri durmayan hekim ve yazar Ayşegül Tözören’in gözaltına alınmasından sonra sanatçı Ferhat Tunç hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.

Tözören: Göğe bakın

Önceki gün gözaltına alınan Evrensel yazarı edebiyatçı Ayşegül Tözören avukatlarıyla görüştü. Henüz yazılı bir gerekçenin kendilerine tebliğ edilmediğini belirten avukat Erdal Doğan, müvekkili Tözören’le görüştüğünü dile getirerek, mesajını kamuoyu ile paylaştı. Doğum gününde gözaltında olduğunu belirten Tözören, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün benim doğum günüm. On beş yılı aşkın bir süredir tıbba hizmet ediyorum… Blki bundan daha fazla Türkçe edebiyata katkı sunmaya çalışıyorum. Hep dayanışmaya, birlikte üretmeye inandım.

Evet, bugün, benim doğum günüm. Dostlarımdan, arkadaşlarımdan tek dileğim… Bana reva görülen 6 adımlık kapalı bir hücre olduğundan…

Göğe bakın.

Benim için.

Uzun uzun.“

 
 

Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı

   

İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanatçı Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı çıkarttı. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek, hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla dava açılan Tunç’un ifade vermeye gelmediği gerekçesiyle yakalama çıkartıldığı belirtildi.

Tatlıses ve Bingöl gibi olmayı reddettiğim için 

Tunç, hakkında verilen yakalama kararına şu sözlerle tepki gösterdi: “Hakkımda yeni bir davayla birlikte yakalama kararı çıkarıldığını öğreniyorum. Üstelik soruşturma aşaması tamamlanmadan nasıl oluyor da davaya dönüşmüş, anlamış değilim. Hukuk adına utançla karşılanacak bir durum. Twitter hesabımdan dava üstüne dava üretmeye devam ediyorlar. Efrîn operasyonuna işgal demişim. Yüz binlerce insanı evinden, toprağından söküp atmak ve yerine IŞİD bozuntusu yapıları yerleştirmek işgal değil de nedir? Bütün mesele; sınıra götürüp 'Afrin'e Gel' şarkısı söylettikleri Tatlıses ve Yavuz Bingöl yalakası gibi olmayı reddetmemdir. Bu zulüm ve zorbalık düzenine teslim olmayı, onursuzluk saymamdır. Ben ancak alçalmadan, onursuzluk etmeden yaşamayı suç sayıyorlarsa, suçluyum.”

 

İSTANBUL