Alman-Japon sanatçı Hito Steyerl, Berlin Sanat Akademisi tarafından uluslararası sanat dünyasındaki “en etkili şahsiyet” olarak onurlandırılan ilk kadın oldu. Steyerl, ‘’en iyi arkadaşım’’ olarak tanımladığı Türk devleti tarafından katledilen PKK gerillası Andrea Wolf ile birlikte 1980’lerde film çektiler.

Alman-Japon video sanatçısı Hito Steyerl, 2015 Venedik Bienali’nde Almanya’yı temsil etti ve ArtReview dergisinin sanat dünyasındaki en güçlü insanları sıraladığı “En Güçlü 100” listesinde birinci sırayı alan ilk kadın oldu. Çalışmalarında gözetleme, askeri çatışmalar ve büyük şirketlerin yaptıklarını ele alıyor.

Dün 2019 Käthe Ödülü’nü alan Kollwitz Hito Steyerl, Berlin Sanat Akademisi jürisine göre, “fiziksel, görsel ve entelektüel bilgiyi tek bir eserde provokatif ve ferasetli şekilde birleştirme başarısı gösterdi.”

“Bilgisayar animasyonlarından, kitle medyasından ve kendi çektiği sahnelerden görselleri bir araya getirdiği montajları ile, sanatçı mevcut siyasi, toplumsal ve sosyal süreçlere dikkat çekiyor,” diye ekliyor akademi.

Teori ve pratiği biraraya getiriyor

Hito Steyerl, bir sanatçı, film yapımcısı ve yazar olarak akademik makaleler, performanslar, multimedya enstalasyonları ve yazılı belgeseller üzerinden teori ve pratiği biraraya getiriyor.

Steyerl Berlin Üniversitesi’ndeki Yeni Medya Sanatı bölümünde 2011’den bu yana profesör ve öğrencilere yönelik uzun süreli bir araştırma programı olan Research Center for Proxy Politics kurucularından.

Los Angeles’taki Çağdaş Sanat Müzesi’nin ve New York’taki Modern Sanat Müzesi’nin yanı sıra, 2015 Venedik Bienali’nde Alman pavyonundaki gösterimler sayesinde uluslararası üne kavuştu.

2017’de Steyerl ArtReview’in “En Güçlü 100” sıralamasında önceki yılki yedinciliği ardından birinciliğe oturan ilk kadın oldu. 20 galeri sahibi, küratör, müze direktörü ve sanatçıdan oluşan bir panelin hazırladığı liste, kendisini o yılın “uluslararası sanat dünyasındaki en etkili şahsiyet” olarak seçti.

Okuldan atıldı

1966 Münih doğumlu Steyerl sinemada ilk deneyimini 16 yaşında dublör olarak yaşadı. Aynı yıl okuldan atıldı. Lise diploması olmamasına rağmen, 1987-1990 arası sinematografi ve belgesel film yapımcılığı okuduğu Tokyo Sanat Üniversitesi’ne kabul edildi.

Ardından 1990-1991’de, Avustralya, Japonya, Avrupa ve ABD’yi dolaşacağı Dünyanın Sonuna Kadar projesinde Wim Wenders’ın yönetmen yardımcısı olarak çalıştı.

Steyerl, 1990’ların ortalarında belgesel film yapımcılığı alanındaki eğitimine geri döndü ama bu kez Münih’teki Televizyon ve Film Üniversitesi’ndeydi.

İlk dönem belgeselleri — 1994-1999 arası Deutschland und das Ich (Almanya ve Ego), Land des Lächelns (Tebessümler Diyarı), Babenhausen ve Normality 1-0 (Normallik 1-0) — anti Semitizm, ırkçılık ve neo-Nazizm üzerineydi.

Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nden 2003’te felsefe doktoru olarak mezun olduktan sonra, Londra Goldsmith Kültürel Çalışmalar Koleji’nde çalıştı ve Kopenhag Kraliyet Akademisi ile Helsinki’deki Güzel Sanatlar Akademisi’nde misafir profesörlük yaptı.

En iyi arkadaşı Andrea Wolf

Steyerl’in çalışmaları sömürgecilik sonrası, feminizm ve küreselleşme gibi toplumsal meseleleri ele alıyor ve günümüzün kesintisiz imaj ve enformasyon akışını yansıtıyor.

Steyerl, kısa belgeseli November’da (Kasım, 2004), 1980’lerde bir Super 8 kamera ile çektiği bir feminist dövüş sanatları filminin görüntülerini kullandı. Filmde, en iyi arkadaşı Andrea Wolf, bir dövüşçü rolünde oynuyordu. Wolf 1990’larda PKK’ye katılmış ve savaşçısı olmuştu. 1998’de Türk devleti tarafından öldürülen Wolf, o zamandan beri Kürdistan’da bir devrim şehidi olarak saygıyla anılıyor. November’da Steyerl devrim, feminizm, enternasyonalizm ve terör gibi kavramların değişen anlamını yansıtıyor.

 

Turbo kapitalist dünya

2015 Venedik Bienali’nde Alman pavyonunda gösterilen Factory of the Sun (Güneşin Fabrikası), oyun ile gerçeklik arasındaki çizgilerin bulanıklaştığı etkileyici bir video enstalasyonu. Video enstalasyonunda, Almanya’nın yerini Deutsche Bank’in aldığı bir Avro pop, turbo kapitalist dünya anlatılıyor. Katılımcılar, hareketleri günışığına dönüştürülen angarya işçileri. Süddeutsche Zeitung gazetesi bu eseri “musibet, delice ve radikal şekilde çağdaş” diye tanımladı.

Käthe Kollwitz Ödülü 1960’tan bu yana verilmekte ve 12 bin Euroluk bir para ödülü içeriyor. Ödül törenini takiben Berlin’deki Akademie der Künste’de 21 Şubat’tan 14 Nisan’a kadar Hito Steyerl’in eserlerinin bir sergisi olacak. Son çalışmaları ise, 30 Haziran 2019’a kadar “The City of Broken Windows” (Kırık Pencereler Şehri) sergisinin düzenlendiği Turin’deki Castello di Rivoli’de sergilenecek.

 

KÜLTÜR SERVİSİ