Çünkü biliyorum ki geçmiş bizim emeğimizin ürünüydü, tüm gelecekler de öyle olacaktır.
Ben yeni yılda Sara olmak istiyorum dostlar, Leyla ve de Fidan olmak istiyorum. Yani dimdik yürümek istiyorum, eğilmeden, bükülmeden, dökülmeden barışın ve özgürlüğün yolunu.
***
Telli Baba yatırı önündeyiz sanki, en güzel isteklerimizi asmışız allı pullu, eski yılın yaşlı dallarına. "Barış dolu yıl olsun...", "sağlıklı yıllara, yıllara", "mutluluk" falan filan..."
İstemeyenin gözü kör olsun! Barışa, özgürlüğe ilişkin ne varsa bu dünyada; ne varsa kardeşlik için, dostluk için, aşk için... Yani insan için, doğa için, evren için ne varsa iyiden yana... İstemeyenin gözü kör olsun!
Tamam, olsun da, salt istekle olmuyor işte; emeksiz, bedelsiz, kavgasız, çabasız olmuyor...
Gelecek yıllar için emek içermeyen dileklerim yok dostlar! Ne sizin için, ne kendime dair.
Gelecek yıllar için hedefim var, kararım var, sözüm var! Buram buram emek kokar!
Daha çok emek vereceğim barışa, daha büyük bedellere katlanmaya hazırım, daha çok üreteceğim halklar için, daha çok bütünleşeceğim doğayla...
Yani elimden geldiğince emek vereceğim söz: daha çok büyüyeceğim insan olarak, daha çok Ermeni, daha çok Kürt, daha çok Arap, Fransız, Kongolu ya da Türk olacağım...
Daha çok Alevi olacağım ya da Ezidi, Süryani ya da Musevi, ateist, Budist...
Daha çok çocuk olacağım, daha çok yaşlı...
Ne bileyim işte, yani daha çok insan olmaya çalışacağım gelecek yıllarda da!
Yeni yılda el ele dostlar, emek emeğe, omuz omuza!
Yeni yılda daha çok kavgaya, daha çok özgürlüğe!
Yeni yılda, yeniye dostlar, yeniye!
***
Çok işimiz var yeni yılda, eskisinden daha çok. Önce Üç Kadın Devrimci’nin gerçek katilini teşhir etmemiz gerekiyor bütün faili belli cinayetleriyle birlikte. Roboskî’nin katillerinden hesap sormamız gerekiyor başımız dik yürüyebilmek için bu karanlık dünyada. Rojava devriminin bayrağını yükseltmek, yükseltmek, yükseltmek gerekiyor aydınlığın kaynağı ateşi yeniden verebilmek için insanın eline. Sistem egemenleri pastadan pay kavgasında birbirinin pisliğini dökerken ortaya, biz "kendi yolumuzda” yürümeye devam edeceğiz. Bu savaş ihracatçısı ülkede barışın ve özgürlüğün bayrağını, biz kendi yolumuzdan giderek, kendi emeğimizin üzerinde yükselteceğiz.
***
Doğan Tarkan’ı da kaybettik geçtiğimiz yılın son haftasında. Düşünceleriyle farklılığımız olmasına rağmen, bir insan güzeliydi Doğan Tarkan. En çetin muhalif yıllarında bile eski yoldaşlarına dostça yaklaşmayı aksatmayan bir devrimci örneğiydi. Uzun yıllar birlikte çalıştık; yayınladığımız gazetede birlikte görev aldık; çocuk ruhunu kaybetmemiş, her zaman çocukluk hayallerinin peşinde yılmadan koşan bir serüvenciydi o. Katılmadım politik düşüncelerine ama yine de kitle eylemlerinde en önde onu görmeye alışmıştık oysa. Eski bir sürgündü Doğan Tarkan ve hep bir sürgün olarak yaşadı ülkesinde. Yolu yolumuzu aydınlatsın her daim.
Sara, Roboskî, Rojava ve Yeni Yıl
Bir yılı daha katladık yaşamımızda. Yeni yıllara girilirken klişe sözleri tekrar etmekten hoşlanmıyorum. Projesiz, hedefsiz dilekler bomboş sözler olarak geliyor bana. Kimseyi kınamıyorum elbette, ama emeğimi programlamadan; barış ve özgürlük için eylem planımı oluşturmadan; kendimi yenilemeden, yani yeni kavgalar için hazırlanmadan, yeni yıl dileğinde bulunmak istemiyorum.