
JXK ve Amara Kürt Kadın Meclisi tarafından düzenlenen Frankfurt Kürt Film Günleri’nin ikinci gününde, yönetmenliğini Dersim Zerevan’ın yaptığı, Sakine Cansız’ın hayatının anlatıldığı ‘Sara - Hep Kavgaydı Yaşamım’ belgeseli ile Shawkat Amin Korki’nin yönettiği ‘Bîranînen Li Ser Kevirî’ filmi gösterildi. ‘Sara - Hep Kavgaydı Yaşamım’ belgeselinin gösterimine, yapımcılardan Bircan Delal Yıldız da katıldı. Salonun tamamen dolduğu gösterimde 50’nin üzerinde sinemasever dışarıda kalınca, ek gösterim yapıldı.
‘Sakine Cansız’ın kendi eseri’
Belgesel gösterimi öncesinde konuşan Bircan Delal Yıldız, belgesel yapımı sırasında Sakine Cansız’ın yaşamına dair tüm detaylara ulaşamadıklarını, ama ‘hayatına ve mücadelesine dair ipuçları verebilecek’ bir yapım ortaya koyduklarını belirtti ve ekledi: “Yönetmenimiz Dersim Zerevan, Sakine Cansız’ın öğrencisi ve bir gerilla. Filmde Cansız’ı anlatanlar da onu tanıyanlar, bilenler; ona yoldaşlık yapanlar. Aslında Sakine Cansız, hikayesini kendi yazdığı üç kitapla anlatmıştı. Bu film de Sakine Cansız’ın kendi eseri; senaryosunu kendisinin yazdığını söyleyebiliriz.”
‘Anlatmak zor...’
Belgeselin Cansız’ın yaşamını kabaca ‘çocukluk’, ‘gençlik/mücadeye katılım’, ‘cezaevi’ ve ‘sürgün’ bölümleriyle anlattığını, her dönemin en az iki şahidiyle görüşüldüğünü kaydeden Yıldız, “Sakine Cansız anlatılırken aslında hem Dersim Katliamı hem Kürt tarihi hem kadın mücadelesi tarihi ve PKK tarihi biraz anlatılmış oluyor. Böyle birini anlatmak zor, tam olarak anlatabildik de demiyoruz elbette” diye konuştu.
Almanlar kitabı da okuyup gelmişti
Frankfurt’taki film gösterimi sırasında dikkat çeken bir detay, Alman sinemaseverlerin yoğunluğuydu. Onların önemli bir bölümü, ‘ne izlemek için geldiğini’ de gayet iyi biliyordu. Öyle ki birçoğu, ‘filmden önce zaten Cansız’ın kitaplarını da okuduğunu’ belirtiyordu.
Belgeseli heyecanla izleyenlerden Gisel de bunlardan biri. ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ kitabının ilk cildini okumuş, ikinci cilde henüz başlamış; filme dair ise şunları söylüyor: “Filmi çok beğendim. Kitapta geçmeyen, Sakine’yi tanıyan farklı kişiler de vardı ve onun hayatı hakkında yeni şeyler öğrenmek güzeldi.”
Martin de kitabın ikinci cildini okumaya başlayanlardan. Öncelikle, üçüncü cildin henüz Almanca’ya çevrilmemiş olmasından dolayı üzgün olduğunu belirtiyor ve film hakkında şunları söylüyor: “Çok enteresan buldum. Kitapta okuduklarımın resmedilmesi, canlandırılması gibiydi. Altyazılara çok odaklanmadım bile! Konuşulanlardan çok görüntülerle ilgilendim. Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesini çok az biliyorum. Sakine Cansız, benim gözümde tıpkı kitabında da görüldüğü gibi, çok güçlü ve güçlü isteklerle dolu bir kadın.”
Doris de filmi ‘ilgi çekici’ bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor: “Sevgiyle yapılmış bir film bu. En çok dikkatimi çeken ve önemsediğim detay ise, Sakine Cansız’ın kadın örgütlerindeki rolü oldu. Filmin sonlarına doğru Sakine Cansız’ın tanıdıklarından birinin kendisini Rosa Luxemburg’a benzetmesi karşısında, ‘Niye, beni de mi vuracaklar’ diye cevap vermesi, çok etkileyiciydi. O anda nutkum tutuldu. Sakine Cansız, anlatılmaz bir insan aslında. Kadın özgürlüğü için çok önemli bir isim.”
Frankfurt Kürt Film Günleri’nin kalan programı şöyle:
17 Ekim
18:30 - Were Dengê Min
20:30 - Bîranînên Li Ser Kevirî
18 Ekim
18:30 - Bîranînên Li Ser Kevirî
20:30 - Kilama Dayika Min
19 Ekim
18:30 - Kilama Dayika Min
20:30 - Were Dengê Min