
PAJK Koordinasyonu Üyesi Şareza Xelat, Şengal ve Qereçox’la yeni bir süreç başlatan saldırıları, Kürt halkının çıkışına, öncülüğüne, yarattığı ulusal ve evrensel ruha dönük bir saldırı olarak okumak gerektiğini söyledi. Rojava ve Şengal’i de bünyesinde tutan Kürdistan devrimi ruhunun, Türk devletinin, onu yöneten AKP’nin ve tepesindeki tek adamın korkulu rüyası haline geldiğini vurgulayan Şareza Xelat, “Ortadoğu statükoculuğunun da KDP’yi yedeğine alarak oluşturmaya çalıştığı hegemonyanın da sonu yaklaştı” dedi.
Şareza Xelat, Şengal ve Qereçox’a yönelik Türk saldırıları, Türk liderliğinin içinde bulunduğu durum, KDP işbirlikçiliğinin vardığı nokta ve Kürt Özgürlük Hareketi ile Kürdistan halkının tutumuyla ilgili ANF’nin sorularını yanıtladı.
Direnişlerin bileşkesi ruh
Kürt halkının PKK öncülüğünde devam eden 40 yılı aşkın mücadelesinin, Kuzey Kürdistan’da mevcut sistemi reddeden askeri ve siyasi örgütlenme, temsiliyet ve öz yönetim iradesi; Rojava Devrimi ve tarihi Şengal direnişini eş zamanla sürdürerek zirveye çıktığını kaydeden Xelat, “Bu bileşke, Kürt sorununu da aşan bölgesel bir devrim ve tüm insanlığa sunulan özgürlükçü bir modeldir. Özelde kadınların kurtuluşu, tüm halkların ortak yaşam umudu ve insanlığın toplam değerlerini kendi bünyesinde toplayan bu devrim, bugün Reqa’yı özgürleştirmek amacıyla yürütülen Fırat’ın Gazabı Hamlesi ile önemli rakımdadır. Başından beri uluslararası ve bölgesel güçlerin palyatif ve halkların aleyhine geliştirdiği çözümsüzlüklere alternatif olarak sunduğumuz üçüncü çizgi, bu coğrafyanın halklarına hem umut hem de güç verdi. Kürt halkının öncülüğündeki devrimde kendi kurtuluşlarını gördüler. Askeri ve siyasi olarak büyüdü, gelişti ve farklıları bünyesinde eşdeğerde barındırarak zenginleşti” diye konuştu.
Tepe taklak yenilgiye götürecek
Rojava’daki bu ruh ile Kuzey Kürdistan kentlerindeki amansız direniş ruhu ve Şengal’de bir avuç insanla başlatılan mazeretsiz fedailiğin ruhunun; aynı paradigmadan, siyasal bilinçten, toplumsal zeminden, askeri ve siyasi stratejiden beslendiğini vurgulayan Xelat, “İşte bu ruh, Türk devletinin, onu yöneten AKP’nin ve tepesindeki tek adamın korkulu rüyası haline gelmiştir” dedi. Tüm bileşenleriyle bu sömürgeci faşist rejimin, 7 Haziran yenilgisinin, Ortadoğu kapılarını yüzüne kapatan Rojava Devrimi’nin ve son referandumda bütün çabasına rağmen karşısına dikilen ‘Hayır’ın, toplamda kendisini tepe taklak yenilgiye götürecek bütünün kaynağının bu ruh olduğunu bildiğini ifade eden Xelat, Ortadoğu statükoculuğunun da KDP’yi yedeğine alarak oluşturmaya çalıştığı hegemonyanın da sonunun yaklaştığın söyledi.
Akıbetinin farkında olan korkak
Erdoğan’ın, hem Türkiye’de hem de bölgede artık varlığını sürdüremez hale geldiğini belirten Xelat, şöyle devam etti: “Kürt fobisiyle bu kadar agresif ve ‘gözü kara’ saldırmasının altındaki korkuyu görmezsek gerçeği ıskalarız. Kürt halkının çıkışına, öncülüğüne, yarattığı ulusal ve evrensel ruha dönük bir saldırı olarak okumak lazım. Akıbetinin farkında olan bir korkağın çaresiz çırpınışlarıdır. Erdoğan, bunun karşılıksız kalmayacağını çok iyi biliyor. Öyle bir hesap sorulacak ki; Saray’ında bile gölgesinden korkacak.”
Suçuna ortak ettikleri aklanmalı
PAJK Koordinasyonu Üyesi Şareza Xelat, Erdoğan’ın bilgi verdiklerini söylediği güçleri sıralayarak bir manevra yaptığını, ancak Erdoğan’ın niyetinden ve kurmak istediği oyun planından bağımsız olarak şunu çok net ifade etti: “Erdoğan’ın suçuna ortak ettiği güçlerin, bırakalım Kürtler karşısında insanlık karşısında kendilerini aklama zorunlulukları var. Bu saldırganlığa karşı tutum almayıp Erdoğan’ın açıklamasını reddetmeyenler ortaktırlar. Sadece bu saldırılara karşı değil, aynı zamanda Rojava’ya yapılan ve artık rutinleştirilen tüm saldırılara sessiz kalmak da aynı anlama gelir. Özellikle Uluslararası Koalisyon, açık ve net olmalı; mutlak bir tutum almalı.
Elbette sadece bunlar değil, insanlıktan ve demokrasiden yanayım ya da DAİŞ saldırılarına karşıyım diyen her gücün, oluşumun, hareketin, topluluğun, insanın ortak tutumu olmalı. Dünya kamuoyundaki sessizlik düşündürücü olduğu gibi ABD dahil yapılan kimi açıklamalar da tatmin edicilikten uzaktır.”
İhanet bünyeyi ele geçirmiş
KDP liderliğinin, bu saldırılardan haberdar olmakla kalmayıp aynı zamanda ortaklık yaptığını, hatta planlamasına dahil olduğunu savunan PAJK Koordinasyonu Üyesi Xelat, bunun da Kürt halkına, hareketine ve kazanımlarına dönük ilk saldırıları ve ihanetleri olmadığını söyledi. Şareza Xelat, örneklerle şöyle izah etti: “Tarihten beri ihanet çizgisi kendisini tekrarlıyor;
* 1992’de sınırlarını Kürt katliamcısı TC ordusuna açarak ve ortak hareket ederek kardeş savaşına tutuşması, hafızamızdaki yerini koruyor.
* 1997’de Hewlêr’de tedavi gören onlarca ağır yaralı ve silahsız arkadaşımızı katlettiklerini de unutmadık.
* Rojava Devrimi’ni tanımayıp düşmanlık yapan dünyadaki iki güçten biri KDP’dir, diğeri ise AKP.
* Sêmalka Sınır Kapısı’nın hala kapalı olması bile çok şeyi izah etmeye yetmiyor mu?
* Örnekleri uzatmak mümkün ama son olarak Şengal’i DAİŞ’e peşkeş çekip kaçmalarını hatırlatmak yeterli. 2 yıl önce katliamla yüzyüze olan Şengal’i terk ettiren ile şimdi Şengal’e saldırının ortağı kılan zihniyet aynıdır.
Hep kazanmayı esas aldık
Bunları unuttuklarından değil, bütün bunları ve daha fazlasını bilmelerine rağmen hep kazanmayı esas aldıklarını; KDP’yi Kürdistan halkının ortak çıkarları kulvarına çekmeye çalıştıklarını vurgulayan Xelat, şöyle sürdürdü: “Maalesef ihanet, metastaz yapıp tüm dokularına, hücrelerine, organlarına sirayet etmiş, ele geçirmiş. Birazcık onuru ve haysiyeti olan bir insanın havsalasının alacağı şey mi, AKP’den önce ‘yanlışlıkla pêşmergeler vuruldu’ deyip PKK’yi suçlamak? Hadi bizler veya YBŞ için sessiz kaldın, pêşmergelerin katledilmesine niye sessizsin, sen niye savunmasını yapıyorsun, ailelerine ne diyeceksin?”
İşbirlikçilik Kürdistan’da barınmamalı
Özellikle Güney Kürdistan halkı ve ulusal güçlerinin yükselteceği ses ve eylemlerin, Barzani’nin ihanetine verilecek en büyük cevap olduğu gibi Kürt halkının birliği önündeki tek engel olan işbirlikçi ruhu Kürdistan’dan kovmanın da en büyük dayanağı olacağını vurgulayan PAJK Koordinasyonu Üyesi Şareza Xelat, son olarak şunları ekledi: “40 yıllık mücadelemiz, devrim yürüyüşümüz göstermiştir ki; tüm kazanımların öncüsü ve mimarı gençler ve kadınlardır. Şimdi de ‘dur’ diyecek olan kadınlardır. Hatta en başta fedakar analarımızdır. Bu nedenle şehit ve pêşmerge analarına sesleniyoruz; ihanete ‘yeter’ deyin. Gençler ise bu saldırının hesabını, nerede ve nasıl olursa olsun sormakla mükelleftir. Kim ki insanlıktan ve halkların kardeşliğinden yanaysa bu değerler ışığında kurulmuş Rojava Devrimi’ne ve bu değerler yok olmasın diye direnerek kazanan Şengal’e sahip çıkmalıdır. Elbette bize düşen sorumluluklar da var; bunun hesabını, Erdoğan ve tüm işbirlikçilerinden sormak.”
ZINARÎN CÛDÎ / ANF / BEHDİNAN