•  İstanbul/Sarıgazi’de Sivas Katliamı’nı protesto eyleminde gözaltına alınanlar ters kelepçe, çıplak arama, şiddet ve ajanlık dayatmasına maruz kaldı. 
  •  Sokakta başlayan, karakolda da devam eden işkencenin sorumluları arasında taciz ve işkenceyle tanınan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hanifi Zengin de var. 

 

ERDOĞAN ALAYUMAT/EYLÜL DENİZ YAŞAR - İSTANBUL

Sivas Katliamı’nı protesto eyleminde gözaltına alınanlardan Esra Bilici, işkenceye maruz kaldığını söyledi. Bilici, suç duyurusunda bulundu. 

Sivas Katliamı’nın 30. yıl dönümünde katledilenleri anmak için İstanbul’un Sarıgazi ilçesinde Demokrasi Meydanı’nda yapılan anmaya saldıran polis, çok sayıda kişi gözaltına almıştı. Gözaltına alınanlardan biri de Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) çalışanı 29 yaşındaki Esra Bilici’ydi. Bilici, gözaltı sürecini ve dayatılan çıplak arama işkencesini gazetemize anlattı. 

İşkence sokakta başladı

Karakolda susma hakkını kullandığı için diğer gözaltına alınanlardan ayrılarak gözaltı süresi uzatılan Bilici, ertesi gün sabaha kadar Sarıgazi Karakolu’nda tutuldu. “Polis zaten bizleri gözaltına almaya kararlıydı. Etrafımız sarıldıktan sonra maksimum üç dakika içinde yürüyüşümüze saldırı oldu” diyen Bilici, işkencenin sokak ortasında başladığını söyledi. Bilici, “Sivil polisler direkt bizi hedef aldı, biber gazı direkt benim üzerime sıkıldı ve yere düştüm. Polis üzerime çullanıp işkenceye başladı. Etrafımı barikatlarla çevirip beni yürüyüş kortejinin dışına çıkardılar. Bu sürüklenme esnasında yumruk ve tekmelere maruz kaldım.”

Hanifi Zengin yine iş başında

Bu saldırının sorumlusunun taciz ve işkenceyle anılan emniyet amiri Hanifi Zengin olduğuna işaret eden Bilici, şöyle devam etti: “Tam ayağa kalkmış kendimi toparlamaya çalışırken bir sivil polis ‘Alacaksınız, gözaltı yapacaksınız’ deyip beni koruyan halkı itip kakarak üzerime saldırdı. Bu polis, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hanifi Zengin’di. Hanifi Zengin gözaltı aracında beni yumruklamaya ve tekmelemeye devam etti. Ters kelepçeli olmama rağmen gözaltı aracında sürekli şiddete maruz kaldım. İşkence bununla kalmadı, bazı kadın polis memurları boynumu sıkarak, ‘Sesini keseceksin’ diye bağırarak beni gözaltı aracında yere yatırıp ters kelepçemi daha çok sıktılar.”

Cezaevinde sağlık kontrolü!

Sarıgazi Karakolu önünde yaklaşık 45 dakika keyfi şekilde bekletilen Bilici, sonrasında sağlık kontrolü için hastane yerine Maltepe Cezaevi’nin doktoruna götürüldüğünü belirtti. Bilici, şunları söyledi: “Yani hastane yerine sağlık kontrolü için cezaevine götürülüyoruz. Bu İstanbul’daki gözaltılar için sıra dışı bir uygulama. Bizi direkt cezaevine götürdüler. Cezaevinin doktoru gözaltı aracına gelip ‘Yarası beresi olanlar varsa onları muayene edeceğim’ deyince, biz bu yaklaşımı kabul etmedik. Polisler olmadan tek tek muayeneye girmek istediğimizi söyledik. Muayene esnasında ben kafama, sırtıma, kalçama ve belime darbeler aldığım için röntgen çekildi. Kafama aldığım darbelerden dolayı tomografi çektirmem gerekirken, çekilmedi.”

Bilici, kolundaki şiddetli ağrıdan dolayı doktorun polisleri ters kelepçe yapmamaları yönünde uyarmasına rağmen polisin ters kelepçe yapıp gözaltı aracına geri götürdüğünü ifade etti. 

Esra Bilici

Kırık kola ters kelepçe

Cezaevindeki sağlık kontrolü sonrası Sarıgazi Karakolu’na götürüldüklerini aktaran Bilici, sonrasını şöyle anlattı: “Bir arkadaşımızın kolu kırıktı. Kolu kırık arkadaşımızın ters kelepçe yapılmasına tepki gösterdiğimiz için hepimize, özellikle kolu kırık arkadaşımızın üzerine saldırdılar. Hepimiz ters kelepçeli olarak karakola götürüldük. Karakola alınır alınmaz yüzümüzü ters kelepçeli şekilde duvara dönmemizi istediler. Yoğun saldırıları sonucu bu şekilde yaklaşık iki saat zorla duvara yapışık şekilde bekletildik.” 

Polise ifade vermeyince

Anayasal hak olan susma hakkını kullandığını ve polise ifade vermediğini belirten Bilici, şöyle konuştu: “Polisin bana verdiği hiçbir evrağa da imza atmayacağımı belirttim. Beni 20 dakika bekledikten sonra eğer hala ifade vermemekte kararlıysam nezarete alacaklarını söylediler. Susma hakkımın olduğunu söylemem üzerine arkadaşlarımdan ayrılarak tek başıma nezarete götürüldüm. 

Duvardan duvarana vurun

Beni gözaltına alan kadın polislerden biri nezaret polisiyle birlikte çıplak arama dayatmasında bulundu. Çıplak arama gibi insanlık onuruna aykırı bir dayatmayı asla kabul etmedim. ‘Atıyorsanız nezarete atın, ancak beni tekrar arayamazsınız’ dedim. Polisler, ‘Üstünü aratmıyor, direk nezarete alalım mı?’ diye kendi aralarında konuştular, ama verilen talimatı duydum: ‘Gerekirse duvardan duvara vurun ama arayacaksınız’ denildi.”

Çıplak aramaya zorlandı

Sonrasında içeriye giren iki polisin kendisini kelepçeleyerek yere yatırdığını belirten Bilici, üstünün zorla çıkarılmaya çalışıldığını söyledi. Bilici, polise üzerini giymesi için ellerindeki kelepçeyi çözmesi gerektiğini söylemesi üzerine şunların yaşandığını aktardı: “Bana ‘Nasıl giyiniyorsan öyle giyin’ diyerek bağırmalarından sonra slogan atmaya, kendimi savunmaya ve ‘kelepçemi açacaksınız’ diye bağırmaya başladım. Bu işkence karşısında susamazdım. Vazgeçip kelepçemi açtılar, ben de böylece üstümü giyinebildim.”

Suç duyurusunda bulundu

Gözaltı sonrası sağlık muayenesinde polis eşliğinde zorla sağlık kontrolü yapılan Bilici, bu son kontrol sonrası kafasına aldığı darbeler nedeniyle tomografiye gönderildi. Kartal Adliyesi’ndeki savcılık ifadesinde polisler hakkında fiilen suç duyurusunda bulunan ve bundan sonra avukatlarıyla da resmi suç duyurusu sürecini başlatacağını söyleyen Bilici, şunları ekledi: “Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na (TİHV) giderek darp raporlarımı alacağım. 2 Temmuz Sivas Katliamı, Çorum, Maraş, Roboskî gibi tüm katliamlar için yaptığımız anmalarda bu muameleyi görüyoruz. Bu muameleyi de bu barikatları da kabul etmeyeceğiz ve katillerden hesap soracağız.”

İHD Şubesi'nde toplantı

Sarıgazi Tertip Komitesi bileşenleri, gözaltına alınanların çıplak arama ve ajanlık dayatmalarına maruz kalmalarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. “Baskıya, sömürüye, işkenceye karşı mücadeleyi büyütüyoruz!” pankartının açıldığı toplantıya, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, İHD İstanbul Şube Sekreteri Oya Ersoy da katıldı.  

Komite adına basın metnini okuyan Devrim Edepali, AKP iktidarının baskı ve zorbalıkla iktidarını ayakta tuttuğunu dile getirerek, iktidarın saldırılarının arttığını belirtti. Gaz bombaları ve polis kalkanları ile kendilerine saldırıldığını ifade eden Edepali, biri gazeteci olmak üzere 6 kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Edepali, "Sarıgazi Karakolu’nda ters kelepçe, yüzü duvara dönme, çıplak arama, psikolojik şiddet gibi insanlık onuruna aykırı saldırılarda bulundular” dedi. 

Polis tarafından kendisine ajanlık dayatıldığını belirten Diyar Sarıkuş, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini söyleyerek, “Mahallede yürürken, herhangi bir sebep yokken ‘senle görüşelim, dostane bir ilişki kuralım, karakolu ziyaret et’ şeklinde bir ilişki geliştirmeye çalıştılar” diye konuştu.