Hasankeyf’in yıkımına karşı bir araya gelen sanatçılar dayanışma konseri düzenlediler.  Sanatçılar ’Hasankeyf için geç değil’ şiarıyla düzenlenen konserde harekete geçilmesi çağrısında bulundu.

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Beyoğlu’nda bulunan Collective Terrace’de “Hasankeyf için geç değil” şiarıyla konser düzenledi.

Etkinliğe, sanatçılar Apolas Lermi, Ali Doğan Gönültaş, Cem Erdost İleri, Çiğdem Karaman, Çiğdem Ülkü, Doğan Çelik, Diljen Roni, Dodan, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu, Fungistanbul, İlker İsabetli, Gerduni, Seyr-i Cem, Luxus, Meltem Taşkıran, Merih Aşkın, Musa Baki, Mübin Dünen, Pınar Aydınlar, Sema Moritz, Talebe ve Taylan Yıldız’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Düzenlenen dayanışma konseri Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi adına söz alan Nilüfer Perihan Kurtoğlu’nun Hasankeyf’in tarihine vurgu yaptığı konuşmasıyla başladı.

   

Dünya Mirası Listesi’nde olmamasına rağmen Hasankeyf’in, sivil toplum kuruluşlarının Europanostra’ya başvurusu üzerine 2016 yılında Avrupa’nın Tehlike Altındaki 7 Kültürel Miras Alanı listesine alındığını belirten Kurtoğlu, Hasankeyf’te günümüze kadar keşfedilen 550 kültürel ve tarihi varlık bulunduğunu aktardı. 1986 yılından bu yana kazı yapılmasına rağmen en fazla yüzde 10’luk bir dilime dair kazıların yapıldığını belirten Kurtoğlu, Dicle Vadisi boyunca Hasankeyf ile eş değer tarihi kalıntılara sahip en az 289 höyükten ancak 15’inin kazısı yapılmış höyükler olduğunu, bunların da risk altında olduğunu kaydetti.

Herkes elinden geleni yapmalı

2002 yılında dünya genelinde yapılan protestolar sonrasında Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerinin kabul ettikleri kredi teminatlarını 2009 yılında geri çektiklerini hatırlatan Kurtoğlu, 2010 yılında Türkiye hükümetin garantörlüğünde Halkbank, Akbank ve Garanti Bank Ilısu konsorsiyumuna kredi vererek yıkımın devam ettirildiğini dile getirdiler. Hasankeyf içinde bulunduğu Dicle Vadisi sadece kültürel değil, aynı zamanda ekosistemiyle de doğadaki benzersiz biyo çeşitliliğe sahip olduğunu söyleyen Kurtoğlu, barajla birlikte iklimin de değişeceğini dile getirerek, “1980’lerden itibaren sular altında kalacak denilirken, bugün Hasankeyf ve Dicle Vadisi, yıllardır baraja karşı çıkan ulusal ve uluslararası onlarca sivil toplum kuruluşu ve milyonlarca insanın verdiği tepki sonucu hala ayakta. Ülkemizde Hasankeyf’i bilmeyen kalmadı. Ama ne yazık ki risk her geçen gün artıyor. Hasankeyf sular altında kalmasın diye herkesin elinden geleni yapması lazım” çağrısında bulundu.

   

Halk sanatçılardan güç alıyor

Kurtoğlu’dan sonra söz alan Gazeteci Metin Yoksu da, Hasankeyf ve Dicle Vadisi için mücadelenin geç olmadığına inandığı için bu etkinlikte yer aldığını söyledi. Hasankeyfliler ile yaptığı röportajlara dikkat çeken Yoksu, “Bölge halkı siz aydınlar ve sanatçılardan çok güç alıyor. Aydınlar ve sanatçıların geç olmadığına inanması ve bu yönlü mesajlara daha fazla yer vererek halka bu mesajı vermesi gerekiyor” dedi. Konuşmaların ardından sahne alan sanatçılar, Hasankeyf için harekete geçilmesi çağrısında bulundular.

 

İSTANBUL