Açlık ve yoksulluk insanlığın bir türlü çözemediği, üstesinden gelemediği büyük bir sorun.
Yoksulluğa dair somut bir şeyler söylemek istediğimizde ilk elden sorunun hiç de yeni olmadığını; kronik olmaktan çıkıp, marazi bir hale dönüştüğünü belirtmek gerekecektir herhalde.
Yeryüzünün buğdayı, ekmeği, suyu herkese yeter düzeydeyken, dünyada milyarlarca insan aç yaşıyor. Çünkü adil üleşim ve paylaşım yok. Adalet yok, vicdan yok…
Bugün dünya zenginliklerinin yarısı tüm nüfusun yüzde 2’sini oluşturan zengin kesimin elinde bulunuyor.
Yoksulluk, aç olmaktır, çıplak kalmaktır, sürünerek yaşamaktır. Alım gücünün olmamasıdır. Ve yoksulluk, muhtaçlığı doğurur. Çünkü herkesin ekmeğe, suya ve örtüye ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaçlarını karşılaması için paraya ihtiyacı vardır.
Uluslararası Çalışma Örgütü yaptığı araştırmada, 2 milyar insanın günde 2 Dolar, 1 milyar insanın ise yaklaşık 1 Dolar’la geçinmek durumunda kaldığını belirtiliyor. Bir de o 1 Dolar’ı dahi bulamayanlar var.
***
Yoksulluğun kader olmadığından bahsedilir hep ama kaderine terk edilir.
Sözü yoksulluğu kaderine terk etmemek adına çalışma yürüten bir oluşuma getirmek istiyorum.
Diyarbakır’da “El açtırmayalım, el ele verelim” şiarıyla faaliyet yürüten Sarmaşık-Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, kurulduğu günden beri örnek teşkil edecek çalışmalara imza atıyor. Dernek, 4. Genel Kurul toplantısını geçen Pazar günü gerçekleşitirdi.
Kurulda okunan faaliyet raporuna göre; her ay düzenli bir şekilde gıda bankasından destek alan aile sayısı 3 bin 365’e ulaşmış.
Sürekli yürütülen destek programları arasında “çocuk eğitimi destek programı” da yer alıyor ve bundan toplam 112 çocuk yararlanıyor. Düzenli olarak burslar veriliyor, tüm eğitim ve giysi masrafları karşılanıyor, dershaneye gitmeleri sağlanıyor.
Yoksullukla mücadelede farkındalık yaratma amacıyla nihai hedefler arasında yer alan yurttaşın yurttaşla dayanışma ağını oluşturma çabasının en önemli ayağını meydana getiren “el açtırmayalım, el ele verelim” çalışmasının ve tüm bu çabaların sonucunda; düzenli katkı sunan yurttaş sayısı da 7 bin 400’e ulaşmış.
Van depremi sonrasında 1 milyon TL’ye karşılık gelen bir dizi çalışma yürütülmüş ve bazıları da halen devam etmekte. Sözgelimi deprem sonrası Diyarbakır’a yerleşen 2300 kişinin gıda ihtiyacı gıda bankası üzerinden düzenli olarak karşılanıyor.
Derneğin hedef kitlesi sosyo-ekonomik açıdan zor durumdaki aileler olmakla birlikte üretim mekanizmalarının dışında kalan yaşlılar, engelliler, eşinden ayrılmış ya da eşi ölmüş çocuk sahibi kişiler ve sürekli tedavi gerektiren hastalar olarak belirleyen dernek, gıda bankası projesinin genel amacını; “Diyarbakır’da ikamet eden ve temel gıda maddelerini karşılamakta güçlük çeken yoksul yurttaşlarımıza çağdaş ve adil yöntemlerle gıda yardımında bulunmak” şeklinde açıklıyor. Bunun için de sosyo-ekonomik açıdan yardım yapabilecek durumda olan kişi, şirket, kurum, kuruluş, grup ya da sivil toplum örgütleri arasında dayanışma ve yardımlaşma olanaklarını artırarak; yapılacak çalışmalarda ortak iş üretme kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Daha önce “mazxana”fotoğraf projesini gerçekleştirip kitap ve kart postal haline getiren dernek, şimdiye kadar yaptığı çalışmaları ve bunların gelişim sürecini anlatan “7. yılında sarmaşık” adıyla bir kitap yayınladı.
Böyle örnek bir dayanışma gösterdikleri ve giderek bunu büyüttükleri için; kurucularından destek sunanına, yönetiminden gönüllü çalışanına… Herkesi kutlamak gerek.
Ve unutmayalım ki halen destek almak isteyen 1500 civarında aile de sırada bekliyor.
Derneğe destek vermek isteyenler www.sarmasik.org web sayfasından daha çok bilgi edinebilir ve (00 90 412)237 66 00 nolu telefonla iletişime geçebilir.
Sarmaşık 7 yaşında