
KCK Yürütme Konseyi, Ocak ayında Behdinan’da yaptığı toplantıda, hem geçen dönemi ve bugüne yansımalarını hem de mevcut koşulları değerlendirdi; önümüzdeki sürece ilişkin kararlar alıp gerekli planlamaları başlattı.
Yürütme Konseyi tarafından toplantıyla ilgili dün yapılan yazılı açıklamaya göre; Bakurê Kurdistan, Rojavayê Kurdistan, Başurê Kurdistan ve Rojhilatê Kurdistan’daki siyasal gelişmeleri kapsamlıca değerlendirildi. Özellikle 20. Yüzyılda Kürt soykırımı üzerine kurulan dengelerin ve statükoların yıkıldığı; yeni denge ve statükoların kurulacağı dönemde mücadeleci, inisiyatifli, aktif ve hamleci olmanın büyük kazandıracağı tespiti yapıldı; 2017 yılında yükseltilmesi kararlaştırıldı.
Ulusal Kongre’de ısrar
Kürt halkının Kürdistan’ın her parçasında özgürlüğe yakın olduğu ve Ortadoğu’da tüm halkların özgür ve demokratik yaşamına öncülük yapacak birikim ve güce sahip bulunduğu; ulusal birlik ve ulusal kongre gerçekleştiği takdirde demokrasi ve Kürt düşmanı tüm güçlerin etkisizleştirilerek bu amaçlara ulaşılacağı vurgulandı. Bu açıdan da başlatılan ulusal birlik çalışmalarına hız verilerek sonuca ulaştırılması üzerinde duruldu ve bu konuda tüm Kürt ulusal demokratik güçlerinin duyarlı olması gerektiği belirtildi.
Kürt soykırımına karşı
Diyalog sürecinin bitirilmesi sağlayan gelişmelerin özetlendiği ve 24 Temmuz’da Lozan’da öngörülen ulus devlet sistemine karşı olan tüm siyasi ve toplumsal güçlerin kökünü kazıma ve bu temelde Kürt soykırımını tamamlama saldırısı başlatıldığı belirtilen açıklamada, Kürt halkının buna karşı tüm alanlarda direndiği vurgulandı. Kürt halkının kökünü kazımayı hedeflerken, sonunu getirecek bir Türkiye gerçeği ortaya çıktığı kaydedilen açıklamada, AKP-MHP faşist iktidarı şahsında ulus devletçi siyasal sistemin, tarihinin en büyük iç ve dış siyasi krizlerini yaşadığının altı çizildi: “Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’da AKP-MHP iktidarının politikaları yenilgiye uğratıldığı gibi, Kürdistan ve Türkiye’de de tarihi yenilginin eşiğine getirildi.”
Sonuç alamıyorlar
Devlet içi çatışmanın fırsata çevrilerek Kürt soykırımının tamamlanması ve demokrasi güçlerinin ezilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, AKP-MHP iktidarının azgınca saldırmasının nedeni olarak şimdiye kadarki politika saldırılardan sonuç alınmamasına bağlandı. AKP-MHP iktidarının gerillanın fedai vuruşları ve halkın direnişi karşısında sarsıldığı ve yıkılma noktasına geldiği ifade edilen açıklamada, “2017 yılında da geliştireceğimiz çok yönlü mücadeleyle Kürt düşmanlığında öncü olan Türkiye’deki soykırımcı sistemin yenilgiye uğratılması sağlanacak, bu temelde demokratikleşmenin önünün açılması ve Kürt halkının özgürlüğüne kavuşması gerçekleştirilecektir” denildi.
2017 yılında da
AKP-MHP iktidarının 2017 yılında da Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etme saldırısını sürdürerek kendisini ayakta tutmaya çalışacağı belirtilen açıklamada, buna karşı yapılacaklar şöyle dile getirildi: “2017 yılı soykırımcı sömürgeciliğe karşı büyük direniş ve savaş yılı olacaktır. Bu yönüyle Kürt halkının özgürlük mücadelesinin geleceği 2017 yılında ortaya konulan mücadeleyle belirlenecektir. Gerilla ve tüm özgürlük güçleri 2016 yılında ortaya çıkan fedailik ve direniş düzeyiyle tüm mücadele imkanlarını seferber ederek 2017 yılında özgürlük mücadelemizi zirveleştirecektir.”
Bu aydan itibaren
Yürütme Konseyi, Şubat ayından itibarenki dönemi Önderliği özgürleştirme, Türkiye’yi demokratikleştirme, Kürdistan’ı demokratik özerkliğe kavuşturma süreci olarak tespit edip tüm halkı da Şubat ayından başlamak üzere her yerde mücadeleyi yükseltmeye çağırdı. Baharla birlikte Mahsum Korkmaz çizgisindeki gerilla mücadelesiyle buluşacak serhildanların AKP-MHP iktidarını sarsarak Türkiye ve Kürdistan’da özgürlük baharının müjdecisi olacağı vurgulanan açıklamada, soykırım amaçlı saldırılara karşı Şubat ayıyla başlayan mücadelenin, referandumda ortaya konulacak ‘Hayır’ tutumuyla birleştirilmesinin önemi üzerinde duruldu.
Kürtler için ‘Hayır’ demek
Açıklamada, Kürtler için anayasa referandumuna ‘Hayır’ demenin gerekçeleri şöyle anlatıldı:
* Kürt’ü ve tüm farklılıkları inkar eden tüm anayasalara ve bu anayasaların oluşturduğu soykırımcı sömürgeci sisteme ‘Hayır’ demek olacaktır.
* Bir buçuk yıldır halkımızın özgürlük mücadelesine saldıran, Kürt şehirlerini yakıp yıkan, binlerce siyasetçiyi zindana atan, belediyeleri gasp eden, demokratik siyasetçileri karakol ve mahkeme salonlarında süründüren, zindanlarda çürütmek isteyen faşist AKP-MHP iktidarına karşı Kürt’ün tutumunu ortaya koymak olacaktır.
l Kürt’ün özgür ve demokratik yaşamda ısrar ettiğinin referandumu olacaktır.
l Soykırımcı sömürgeci saflarda önemli bir gedik açarak demokratik Türkiye ve özgür Kürdistan’ın gerçekleşmesinin önünü açmada önemli bir adım olacaktır.
Halkların zamanı geldi
Açıklamada, AKP-MHP faşist iktidarına karşı ulusal birliği sağlayıp tüm demokrasi güçleriyle birlikte mücadele geliştirildiğinde Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamının gerçekleşmesini yanı sıra Ortadoğu’nun demokratikleşmesi ve tüm halkların özgürlüğünün de sağlanacağı vurgulandı.
“Halkların zamanı gelmiştir” denilen açıklamada şu kararlılık yinelendi: “Kürt halkının gerilla öncülüğünde onlarca yıldır yürüttüğü mücadele her türlü baskı ve engeli aşarak soykırımcı sömürgeciliği yenilgiye uğratıp Kürtleri özgür ve demokratik yaşama kavuşturan siyasi statülerini kazanmasını sağlayacaktır. 2017 yılında mutlaka kazanılacaktır. Özgürlük Hareketimizin iradesi ve halkımızın özgürlük tutkusu ‘Mutlaka Kazanacağız’ şiarını mutlaka özgür Kürdistan ve demokratik Ortadoğu ile taçlandıracaktır.”
KCY Yürütme Konseyi, açıklamasını şu sloganlarla tamamladı: “Bijî Serok Apo! Yaşasın Fedai Ruhuyla Yürüttüğümüz Özgürlük Ve Demokrasi Mücadelemiz! Yaşasın Halkların Kardeşliği Ve Ortak Demokrasi Ve Özgürlük Mücadelemiz! Yaşasın Özgür Kürdistan Ve Demokratik Ortadoğu! Kahrolsun Soykırımcı Sömürgecilik Ve Her Türden Gericilik!”
ANF/BEHDİNAN