Nazlı Karakuş: “İşler durma noktasına geldi, satış neredeyse durdu. Bazen siftah bile yapmadığımız günler oluyor. Bazen iş yapmadan kepenk indiriyoruz. Şimdi yaz mevsimindeyiz ama geçen yıllara oranla durum çok kötü.”

 

ZEYNEP TURGUT / JİNNEWS / VAN

Doların ve Euro’nun karşısında TL’nin büyük değer kaybedişi, üretim yerine ithalata dayalı tarım ve hayvancılık politikası ve Türkiye’deki siyasi istikrarsızlık beraberinde derin bir ekonomik krizi de getirdi. Özellikle son iki yılda artan kriz nedeniyle birçok kentte esnaf kepenk kapatırken, halk pazara dahi çıkamaz hale geldi. Son yıllarını yılda iki kez seçimle geçiren Türkiye’de ekonomik kriz halkın birinci gündemi olmuş durumda.

Uzun yıllardır ulusal kıyafet dikerek yaşamını sürdüren Nazlı Karakuş, işlerinin durma noktasına geldiğini dile getirdi.  Geçmiş yıllara göre çok zor şartlarda yaşadıklarını kaydeden Karakuş, “Gelen müşteriler fiyatların yüksek olmasından şikayetçi bu yüzden satış neredeyse durdu. Bazen siftah bile yapmadığımız günler oluyor. İş yapmadan kepenk indirdiğimiz oluyor. Şimdi yaz mevsimindeyiz ama geçen yıllara oranla durum çok kötü. Gelen müşteriler bazen kuru kalabalıktan başka bir şey değil. Bakıyorlar fiyatları duyunca almaktan vazgeçiyorlar. İnsanlara da hak veriyoruz çünkü ciddi bir yükseliş var. Bize gelen mallar da Dolar üzeri geldiği için biz de sıkıntı yaşıyoruz. Biz de mal alamıyoruz ve satamıyoruz. Van esnafı perişan bir durumda. Kiramızı daha ödeyemiyoruz” dedi.

Bu krizle boğuşan biziz

Emekli maaşıyla geçinen Aliye Güven de her şeye zam yapıldığını ifade ederek, eve alışveriş yapamadıkları söyledi. “Halk şuanda açlıkla boğuşuyor” diyen Güven, şöyle konuştu: “Her şeye zam yapılıyor ve biz çok zorlanıyoruz. Halkın ekonomisi çökmüş bir durumda. Aldığım emekli parasıyla ayımı tamamlayamıyorum. Ne yemek malzemesi alabiliyoruz ne de kendimize bir elbise alabiliyoruz. Fiyatlar uçmuş ve bu krizle boğuşan biziz. Halk her geçen gün daha çok yoksullaşıyor.”

 

 Olan bize oluyor 

Sevgi Beşir de Türkiye ekonomisinde bir tıkanmanın söz konusu olduğunu söyledi ve ekledi: “Bu kriz en çok yoksul insanları etkiliyor. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki attığımız adım bile para. Krize karşı güçlü adımlar atılmıyor. Ülke ekonomisi tıkanmış. Biz bu tutumdan rahatsızız. Zenginler krizden etkilenmiyor olan bize oluyor. Benim evimde kimse çalışmıyor. Çünkü çalışacak ne bir imkan var ne de bu imkanı sağlayan bir ortam var. İşsizlik had safhada.  Her yıl seçime gidiyoruz ve bu da ekonomik krizi daha çok derinleştiriyor. Biz seçim değil krize çözüm istiyoruz” dedi.