
Aziz OÐUR/REQA
Heyva Sor a Kurd imkansızlıklarla başlattığı çalışmasını Rojava’da devrimin gelişmesiyle birlikte profesyonel bir düzeye getirmiş durumda. Reqa hamlesi boyunca özgürlük savaşçıları ve bölgedeki halka hizmet veren Heyva Sor a Kurd, 15 ambulans ve onlarca personeliyle DAİŞ’in hastanesiz bıraktığı bölgede halkın da tedavi için başvurduğu tek adres.
Reqa Hamlesi’nin başından beri Heyva Sor a Kurd çalışanları, seyyar hastaneler, ambulanslar ve ekibi ile çok önemli sorumluluklar üstenmiş durumda. Reqa’nın kenar semtinde bir binaya konumlanan Heyva Sor a Kurd, yaralanan savaşçıların tedavisinin yanı sıra DAİŞ’ten kurtarılan siviller ve savaş bölgesindeki halka da sağlık hizmeti veriyor.
Heyva Sor a Kurd Qamişlo şubesinin üyesi Ferhat Delî, 4 yıldır aktif olarak çalışıyor. Kobanê direnişi, Minbiç, Hol, Şengal ve en son QSD’nin Reqa hamlesi boyunca sağlık hizmeti veren ekibin içinde yer alıyor. Hamlenin başlangıcında kırsal alanda savaşçıların ilerleyişi ile birlikte ikinci hattan onlar da seyyar hastane olarak donatılan ambulanslarla hizmet vermiş ve adım adım ilerlemiş. Şehir merkezine girildikten sonra ise uygun boş binalar hastaneye dönüştürülerek hizmete buralarda devam edilmiş. Bir aydır bulundukları binadan ay sonu çıkacaklar ve merkezde savaşın sürdüğü alana yakın, yani cephenin hemen arkasına yerleşecekler. Acil müdaheleler için savaş cephesine yakın olmaları hayati önem taşıyor.
Yaptıkları çalışmaları özetle şöyle anlatıyor Heyva Sor a Kurd çalışana Ferhat Delî; “Savaş alanından yaralı savaşçılar ambulanslarla getiriliyor. Yine temizlenmeyen alanlara giren siviller yaralanıyor onların tedavisini yapıyoruz. Aynı zamanda DAİŞ’in elinden kurtulmayı başaran sivillerin sağlık kontrolleri, tedavileri yapılıyor. Hepsi sağlık kontrolünden geçiriliyor. Gücümüzün yetmediği vakalar olunca da duruma göre Girê Spî, Kobanê ve Hesekê’deki hastanelere yönlendiriyoruz.“

32 personel, 15 ambulans ile hizmet
Delî’nin verdiği bilgilere göre personel iki vardiya halinde çalışılıyor. Her vardiyada 16, toplamda 32 personel var. Savaş bölgesinde hastaneye bağlı 15 ambulans var. Her ambulansta şöförün yanı sıra bir sağlıkçı da bulunuyor ve ilk müdaheleden sonra taşınması gereken yaralılar buraya getiriliyor. Her ambulans bir nevi küçük bir seyyar hastane niteliğinde hazırlanmış. Çalışanların tümü gönüllü. Personelin tümü değişik eğitim programlarından geçmiş. Bu eğitimlerde hastalıklar, ilaç, yaralanmalara ilişkin temel eğitimler veriliyor. Yine günlük olarak her vardiyanın tekmili alınıyor, günlük çalışmanın sonuçları da bir eğitim olarak değerlendiriliyor.
Avrupa’dan da destek için gelen sağlıkçılar olduğunu söyleyen Heyva Sor a Kurd çalışanı Ferhat Delî şu bilgileri veriyor; “Yurt dışından gelen yabancı tıpçılar gönüllü eğitim veriyor. Gelen uzman doktorların tümü de kendi inisiyatifleri ile gelmiş. Tıbbi malzeme kullanımı, kimyasal silah saldırılarında yaralananlara yardım gibi eğitimleri veriliyor. Yine bizimle birlikte çalışıyorlar. Gelen yaralıları ve başvuran sivilleri tedavi ediyorlar. İspanya, Almanya, Macaristan gibi ülkelerden gönülü doktorlar var. Hem eğitim veriyorlar tecrübelerini paylaşıyorlar, hem de tedavi ve müdahalelerde bize yardımcı oluyorlar. Geliş sebepleri DAİŞ’in halka yaşattığı eziyet karşısında duydukları rahatsızlık. ‘Halka ve DAİŞ’e karşı savaşan özgürlük güçlerine destek olmaya geldik’ diyorlarlar. Yine Heyva Sor’un çalışmaları onları etkilemiş. Geliş gidişleri rutinleşiyor. Kalıcı olanlar var, ülkesine dönüp oradan bize destek çalışması yürütenler var.”
Kurtarılan sivillerin hali perişan
“Bir ekibimiz Der el Zor hamlesine de dahil oldu. İlerleyen güç ile birlikte kurtarılan yerlerdeki halka ve savaşçılara sağlık hizmeti veriyor” diyen Ferhat Delî; DAİŞ çetelerinden kurtarılan sivillerin durumunu da şöyle izah ediyor: “DAİŞ Çetelerinden kurtulan siviller de tedavi ediliyor. Hepsi sağlık taramasından geçiriliyor. Günlük ortalama 30-35 sivil kurtarılıyor. Gelenlerden kimisi kaçmaya çalışırken vurulmuş, yaralanmış. Bir çoğunda da bünye çok zayıflamış ve hastalıklar baş göstermiş. Daha çok susuzluktan ve kirli su içmekten kaynaklı hastalıklar. DAİŞ kontrolündeki bölgede durumun kötü olduğunu, susuzluktan dolayı kirli su içmek zorunda kaldıklarını söylüyorlar. Çok zorluk yaşamışlar. Kontrollerle bünyelerinde yaşanan hasarı tespit ediyoruz. Yine kendi başına hareket eden sivillerden kimisi mayınlardan dolayı yaralanıyor. Siviller kalkan olarak kullanıldıklarını ve kaçmaya çalışanların da öldürüldüğünü anlatıyor.”
Ambargo olmasa daha iyi hizmet verilirdi
Önceleri çok ilaç sıkıntısı olduğunu ancak süreç içinde yurt dışında yaşayan duyarlı Kürt yurtseverlerinin çabalarıyla çok yardım geldiğini mevcut durumda, nerdeyse kendi kendilerine yettiklerini söyleyen Heyva Sor a Kurd çalışanı; “İnsani bir çalışma ve dışarıdan destek gelmesi bu çalışmalarımızı daha da güçlendirir. Dışarıdaki, arkadaşlarımız dostlarımız bu konuda oldukça destek oldular, oluyorlar. Mesela Güney Kürdistan’daki ambargo aslında bu çalışmaların daha da güçlü ve profesyonel yürütülmesi önünde engel.
Kürt sağlıkçılarına sitem
Avrupalı ve batılı sağlıkçıklar ile hümanistlerin duyarlı yaklaşımına sevindiği kadar Rojava dışındaki parçalar ve yurt dışında yaşayan Kürt sağlıkçıların istenilen düzeyde duyarlılık göstermemesi de üzmüş Heyva Sor çalışanı Ferhat Delî’yi. Delî, Kürt sağlıkçılara şu çağrıyı yapıyor: “Onlar da bir süreliğine gelip destek olsalardı bizim için güç ve moral olurdu. Daha çok Rojavalı sağlıkçılar ve yabancı dost doktorlar üzerinden yürüyor çalışma. Umudumuz Kürt doktorların, sağlıkçıların da çalışmamıza güç vermesi. Onların ülkesi, onların halkı. Avrupa’da yaşıyoruz, ülkeden koptuk demesinler. Yapacakları çok şey var. Neden her Kürt doktor kendisi gelmesin, geldiği gibi de neden yabancı bir doktor arkadaşını da dahil etmesin diye düşünüyoruz. Avrupa’da yaşayan kimi yurtseverler çok çabaladı, bize bir çok yardım malzemesi de gönderdi. Onlar çok değerli yardımlardı, ancak savaş büyük, sıkıntılar da büyük. Bu destekler ve çabalar süreklileşmeli.
DAİŞ işgal ettiği yerde hastaneleri talan edip yıktı, ve onlardan kurtarılan bölgelerde sağlık hizmeti verecek başka bir kurum, hastane veya klinik yok. Biz hem savaşçıların, hem de savaş bölgesine yakın alanlarda yaşayan halka da hizmet veren yegane kurumuz. Herkese kapımız açık ve elimizden gelen yardımı yapıyoruz, yapacağız!”
Dêra Zor’da da
Heyva Sor, Dêra Zor Hamlesi’ne de 30 üye ve 5 tam teşekküllü ambulansla katılıyor. Sivil halk ve savaşçılara yardım amacıyla bir hastane de açan Heyva Sor, 2 ambulansını cephenin ön saflarında görevlendirmiş durumda. 24 saat hizmet veren gönüllüler, ellerindeki imkanlarla siviller ve yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ağır yaralıları Kobanê, Girê Spî ve Cizre’ye sevk ederek hayatlarını kurtarıyor. Büyük bir emek sarf eden Heyva Sor gönüllüleri savaşın büyük yükünü omuzlamış durumda.
Tebqa Hastanesi onarılacak
Tebqa Sivil Meclisi Sağlık Bürosu ile yardım örgütleri Tebqa Hastanesi’nin ikinci katını onarmak için çalışmalara başlıyor. Tebqa Hastanesi, Suriye’deki en büyük hastanelerden biri. Yardım örgütleri ile birlikte Sağlık Bürosu, hastanenin ikinci katının onarım çalışmalarını yürütmek üzere bir komite oluşturdu. 2013 yılında ÖSO’ya bağlı çete grupları kenti işgal ettiğinde hastaneyi askeri bir merkeze çevirmiş, Baas rejim güçleri de hastaneyi bombalamıştı. Hastane defalarca bombardımana uğradı. DAİŞ çeteleri de kenti işgal ettiği sırada hastanenin tüm malzemelerini çalmış, bodrum katını da kendi yaralılarının tedavi edildiği bir noktaya çevirmişti.