BDP’den Hüsamettin Zenderlioğlu ve Sırrı Sakık, Türk Milli Savunma Bakanlığı bütçesi, asker-siyaset ilişkisi ve Kürtlere karşı yürütülen savaştaki ahlaksızlığı eleştirerek, bütçeye itiraz ettiler.
Türk Milli Savunma Bakanlığı bütçesiyle ilgili BDP Grubu adına konuşan Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, 18 milyar 300 milyon TL olarak belirlenen bütçenin fazlalığına işaret ederek, „Askeri harcamaların hiçbiri açık ve şeffaf değildir ve hiç kimse bu bütçeyi denetleyemiyor. Yapılanlar nereye gidiyor, bu harcamalar neyi hedeflemektedir?“ dedi.

Felaketin işareti
Bütçenin fazla oluşunu felaketin işareti olarak algıladığını belirten Zenderlioğlu, Kürecik’e konuşlanan radar sistemi ve mayınlı araziler ile ilgili Kürtler ve coğrafyaları üzerindeki pervasızlığa işaret etti. Zenderlioğlu, şunları söyledi: „AKP Hükümeti Kürecik Üssü’ne karşı rafa kaldırdığı Kürt sorununun çözümü ile ilgili imha amaçlı planladığı askeri operasyonlara ABD’den destek sözü aldı. Oysa Kürt sorunu 30 yıldır geliştirilen askeri yöntemlerle çözülememiştir. Şimdi, ABD ve diğer NATO ülkelerine verilen tavizle mi çözeceksiniz bu sorunu?“

OHAL’den bu halle!

AKP Hükümeti’nin savaşa ayırdığı bütçe ile daha fazla gözyaşı, daha fazla acı getireceğini kaydeden Zenderlioğlu, “Geçici güvenlik bölgesi’ adı altında OHAL uygulaması kapsamına alınan Hakkari, Siirt, Şırnak, Diyarbakır il sınırları on beş bölgeye ayrılarak, 3 Ekim 2011-15 Ocak 2012’ye kadar yasak bölge ilan edilmiştir“ dedi ve şunları sordu:
- Bunun nedeni nedir?
- İnsanların dolaşım özgürlüğünü yasaklıyorsunuz ve bazı yörelerde de mülkiyet hakkını ihlal ederek, göçerlerin, köylülerin yaylalarına ve meralarına çıkışlarını yasaklıyorsunuz. Böyle bir yasak olur mu?
- Demokratik bir ülkede, demokrasiyle idare edilen bir ülkede, her gün hukuktan söz edilen bir ülkede nasıl olur da hâlen yasaklı bölgeler, halen OHAL’le bu halle yürütülüyor?

Zorbalık sonuç vermez
80 yıldır bu zorba yöntemlerin denendiğini ama sonuç alınmadığını anımsatan Zenderlioğlu, siyasal olan bu sorunun çözümü için Meclis’in irade sahibi olmasını isteyen Zenderlioğlu, konuşmasını Seneca’nın şu sözleriyle bitirdi: “İnsan doğanın kırık bir sazıdır. Bütün kainatın silahının onu öldürmesine gerek yoktur. Damağındaki iki damla su onu öldürmeye kâfidir.”

Vietnam örneği
BDP Grubu adına söz alan diğer milletvekili ise Sırrı Sakık oldu. Sakık, bu şeffaf olmayan savaş bütçesine yönelik parlamenter kayıtsızlığa dikkat çekerek, Meclis’in halini eleştirdi. Vietnam savaşına katılan eski bir askerin/gazinin „Üzerine bin kiloluk bir bombanın atıldığı bir köye girersiniz. Esir almak diye bir sorununuz yoktur çünkü esir alınacak kimse kalmamıştır. Öldürülenlerin Vietnamlı olup olmadıkların bilemezsiniz, insanların parçalarını bir araya getiremezsiniz ki halkımızın anlaması gereken de budur. Bu ülkenin insanlarına napalm bombaları atıldı. Ne olduğunu anlatacak bir yol yoktu. Bir yere gelirsiniz, insanları eğri büğrü olmuşlardır, akıl dışı bir şey. Bir parçaya yaklaşırsınız, insan mıdır hayvan mıdır, anlayamazsınız. Şimdi ise evimizdeyiz, bir zaman yapılanların yanlış olduğunu da söyleyecek yürekliliği gösteremedik. Gösteremediğimiz için de bugün çoluk çocuklarımızın gözlerinin içine bakamıyoruz” şeklindeki sözlerini aktaran Sırrı Sakık, şöyle devam etti: „Savaş böyle bir vahşet. Şimdi, bu ülkede otuz yıla yakındır insanlar ölüyor. Aktardığım askerin söyledikleri bugün bizim ülkemizde… Kazan Vadisi’nde 40’a yakın gerilla bu silahlarla katledildi ve şu an Malatya’da; 19 tane ceset tanınmayacak hâldedir. Yani biraz önce Vietnam’da yaşananlar… İşte, gidin, Malatya Adli Tıp Kurumunda cesetlerin nasıl paramparça olduğunu, kimi cesetlerde sadece bir ayağın kaldığını görürsünüz. Siz parlamentersiniz, grubunuz var, buna karşı söyleyebilecek sözünüz var. İnsanlığa karşı suç işleniyorsa bunu nasıl durdurabiliriz?..“

Asker haddini bilecek!

2 milyon 300 bin kişiden oluşan Çin Ordusu’nda 191 tane generale karşılık Türk ordusunda 365 tane general olduğunu anımsatan Sakık, „Türkiye’de bir general emekli olurken 600-700 milyar arası bir para alıyor ama 40 yıl görev yapmış bir vali 70 milyar alıyor. Bir büyükelçi 70 milyar alıyor. İşte aradaki ayrıcalık bu“ dedi.
AKP Hükümeti’ne ve Grubu’na „Siz günahkarsınız“ diye seslenen Sakık, asker ile siyaset ilişkisini eleştirdi. Savunma Bakanı’nın yanındaki askerlere bakarak, „Haddinizi bileceksiniz, bize ters bakmayacaksınız, siz halkın emrinde olacaksınız“ diyen Sakık, Genelkurmay Başkanlığı’nın Millî Savunma Bakanlığı’na derhal bağlanması gerektiğini söyledi.

Ölüden intikam alınır mı?
„Bakın, anneler ve babalar -tam elli gündür söylüyorum, elli gün- Malatya morgunun önünde çocuğunun bir parçasını almak üzere elli gündür orada!“ diyen Muş Milletvekili Sakık, şunları söyledi: „Siz anne, baba değil misiniz! Sizin hiç mi vicdanınız yok! Sizin çocuklarınız olsa ne yaparsınız! Savaşın da bir kuralı var, savaşın da bir ahlakı var. Ölüden bu kadar intikam alınır mı! Ölüye bu kadar eziyet yapılır mı! 90 yıldır atalarımıza aynı şey uygulandı, bugün çocuklarımıza da uygulanıyor. Bu çocuklar keyiflerinden dağa gitmediler. Bu Parlamento’ya da bir görev düşüyor; açıkça barışı sağlamalıdır.“

PKK yenilmemiştir

„Silahları bırakın“ şeklindeki sataşmalar üzerine tekrar söz alan Sakık, „Dünyanın her yerinde, savaşanlar iki koşulda silah bırakır: Müzakere sonucu veya yenilir. Eğer, ‘PKK yenilmiş’ diyorsanız aha ordu burada, PKK yenilmemiştir, PKK orduyu da yenememiştir. Dünyada silah bırakmanın başka bir örneği yoktur ama gelin hep birlikte bu silahları bırakmak için ortak bir akla, vicdana sahip olalım; bunu yapalım“ dedi.

ANKARA