
Şam’ın dış mahallelerinden olan ve çoğunluğu Esad rejimi karşıtlarının yaşadığı Ghouta bölgesine kimyasal silah saldırısı iddiası Esad rejimine karşı bir savaşın kapısını araladı. Saldırının ardından bölgeden fotoğraf ve video görüntüsünü bütün dünyaya yayan muhalifler saldırıda aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiğini söylüyor. Ancak net bir sayı da veremiyorlar. Muhaliflerin iddiasına göre saldırıda can kaybı sayısı 500 ila 1300 arasında değişiyor.
Batının bütün baskısına rağmen iktidarını bırakmayan ve onbinlerce kişinin ölümüne neden olan iç savaşın tarafı olan Esad rejimi ise, saldırının kendileriyle bir alakası olmadığını söylüyor. Esad rejimine bağlı bir üst düzey komutan, saldırının gerçekleştiği gün BM kimyasal silah uzmanlarının Şam’da olduğunu hatırlatarak “bu sırada kimyasal silahı kullanmak bizim için siyasi intihar olacağı aşikardır” açıklamasında bulundu.
Türkiye fırsata çevirdi
Yüzlerce kişinin katledildiği olayın failleri ortaya çıkmadı ancak Suriye’deki kanlı iktidar savaşının destekçileri ise kendilerine göre bir suçlu buldu. Kürtlere karşı katliamlar yapan çetelere her türlü desteği veren Türkiye, ‘kimyasal silah kullanıldı’ iddiasını fırsat bilerek Esad rejimini yıkması için ABD’yi ‘görev’e çağırdı. Açıklamayı yapan ise ‘komşularla sıfır sorun politikası’nın mimarı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Dün Almanya’nın başkenti Berlin’de Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile görüşmesinden sonra basın mensuplarının karşısına geçen Davutoğlu, ‘Suriye’de kimyasal silahların kullanılması kırmızı çizgimizdir’ diyen ABD Başkanı Barack Obama’yı “Bütün kırmızı çizgiler aşıldı. Bu çizgileri koyan ülkelerin, bu çizgiler aşıldığında sorumluklarını yerine getirmesi gerekir” diyerek Esad rejimine savaşı başlatma emrini vermesini istedi. “Yine kırmızı çizgiler söyler ve bir şeyler yapmazsak çok daha vahim katliamların peşi gelecektir” diyen Davutoğlu, BM’nin önceki gün yaşananların ardından artık kararsız bir tavır takınamayacağını kaydederek, “(Esad rejimi) bu saldırının arkasındaysa en şiddetli yaptırımlar uygulanmalı ki bir daha kimse kimyasal silah gibi bir insanlık suçunu işleme gibi cesaret gösteremesin” dedi.
İkinci bir Libya mı
Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ise BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya’ya vetosuyla Esad rejimine karşı herhangi bir karar çıkmaması halinde Esad rejimini ‘başka yollardan’ durduracaklarını açıkladı. Fransız televizyon kanalı BFM’ye konuşan Fabuis çözümün ise ‘savaş’ olduğunu ima ederek “Eğer bu saldırı kanıtlanırsa, Fransa’nın tavrı tepki gösterilmesinden yanadır. Bu tepki ne şekilde olur? Suriye’ye asker göndermemiz düşünülemez, bu mümkün değil. Detay vermek istemiyorum ama bir şekilde güç kullanılması gerekiyor” dedi.
Laurent Fabius, röportajı yapan sunucunun “Bu tepki bir hava saldırısı mı olur?” sorusuna cevaben, müdahalenin şekli konusunda çeşitli olasılıklar olduğunu belirtti ve bu müdahaleye ABD, İngiltere, hatta Rusya’nın da dahil olabileceğini ifade etti.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü de Reuters’e yaptığı açıklamada “Başbakan ve dışişleri bakanını birçok kez söylediği gibi, masum insanların hayatlarını kurtarabilecek hiçbir seçeneği dışlayamayız” dedi. Sözcü, önceliklerinin kimyasal silah saldırısıyla ilgili iddiaların doğrulunu tespit etmek olduğunu da ekledi.
ABD ise kimyasal silah kullanıldığı yönündeki haberlerden derin endişe duyduklarını açıkladı ve BM’den iddiaların derhal araştırılması için resmi talepte bulundu.
BM: Açıklığa kavuşsun
Kimyasal silahların kullanıldığı iddialarının basında yer almasından sonra acil olarak toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise, saldırının yapıldığına ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğine karar verdi. Konsey’in önceki gün yaptığı kapalı toplantıdan sonra gazetecilerle konuşan Arjantin BM Büyükelçisi Maria Cristina Perceval, “Konsey üyeleri bu iddialardan ciddi kaygı duyuyorlar ve genel eğilim olayların açıklığa kavuşturulması ve durumun yakından izlenmesi gerektiği yönünde” dedi.
Konsey bu konuda bir BM araştırması yapılmasını istemedi, ancak Genel Sekreter Ban Ki-Moon’un bu yoldaki çağrısını destekledi.
Muhalifleri işaret ettiler
Esad rejimine destek veren İran ise saldırının muhaliflerin ‘işi olabileceği’ni öne sürerken, Rusya da saldırının “önceden planlanmış bir povokasyon olabileceğine” dikkat çekti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ise Suriye’de ne olduğunun henüz belli olmadığını belirterek, bunu bağımsız uzmanların aydınlatması gerektiğini ifade etti.
Bu arada kimyasal silah saldırısına maruz kalan bölgenin dün Esad rejimine bağlı güçler tarafından bombalandığı bildirildi. Bölgenin roket ateşi ve ağır hava ateşi altında kaldığını söyleyen muhalifler saldırılardan Ghouta’nın yakınındaki Jobar ve Zamalka semtlerinin de etkilendiğini savundu.
HABER MERKEZİ