Savaşın her geçen gün yoğunlaştığı Şam ve Halep'te her gün onlarca çocuk ve kadın yaşamını yitiriyor. Kendi evlerinde saklanan kadın ve çocuklar, Esad güçleri ve Hür Suriye Ordusu üyelerinin yoğun şiddet, baskı ve tacizine maruz kalıyor. Çoğu zaman Şam ve Halep yollarına yerleştirilen patlayacıların infilak etmesi sonucu sivil yurttaşlar yaşamını yitirirken, bazı noktalarda da araçlarından indirilen siviller söz konusu güçler tarafından kaçırılıyor.
Şam ve Halep'ten daha güvenlikli yerler olan Kürt kentlerine göç etmek isteyenler ise, geçtikleri yol güzergahlarında her an araçlarının havaya uçurulacağı tehlikesine rağmen, aileleri ile birlikte savaştan kaçıyor. Arap halkından da çok sayıda kişi Batı Kürdistan'ı güvenli bulmaları nedeniyle Qamışlo, Dêrika Hemko ve diğer kentlere göç ediyor.
Arap kökenli Meha Ahmed adlı kadın da savaş ortamında karşılaştığı zorluklar nedeniyle 4 ay önce Halep'ten Dêrika Hemko'ya göç etti. Ateş altındaki ülkesinin yüreğini parçaladığını belirten Ahmed, yaşadıklarını unutamadığını söylüyor.

Kadın ve çocuklar baskı altında

Esad güçleri ve Hür Suriye Ordusu üyelerinin kadın ve çocuklara aynı acımasızlıkla yaklaştığını ifade eden Ahmed, Kürt kentleri daha güvenli olduğu için buraya göç ettiğini belirtti. Ahmed, savaş ortamında karşı karşıya kaldıklarını şöyle dile getirdi: "4 ay önce Halep'ten geldim. Evimiz yıkıldı. Rejim ve Hür Suriye Ordusu askerleri de kadın ve çocuklara acımasız yaklaşıyor. Şimdi Halep'e dönmek istemiyorum. Benim için en güvenlikli yer burası. Şimdi de Halep'te Kürt mahallelerini vuruyorlar. Savaşta en zor şey masum çocuk ve kadın ölümleridir. Gözümün önünde komşumun üç çocuğunu öldürdüler. Burada görüyorum Kürtler içerisinde kadınlar daha rahat. Halep'te kadınlar dışarı çıkamıyor." dedi.
Dêrika Hemko'daki Kadını Bilinçlendirme ve Eğitim Merkezi'nde konuştuğumuz Ahmed, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor. Haleb'in ateş altında olduğunu belirten Ahmed, "Ülkem ateş altında, içim parçalanıyor. Kadınlar orada çok savunmasız. Bütün erkekler silahlı" şeklinde konuştu.


DENİZ TUFAN
 / DİHA/DÊRIKA HEMKO