Amed Milletvekili Garo Paylan, diyalog sürecinin yaşandığı 2014’te savunma bütçesinin 44 milyar TL olduğunu, ancak savaş politikalarına dönülmesiyle bu harcamaların dört kat arttığına dikkati çekti.
Paylan, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’ne ilişkin soruları yanıtladı. Paylan, şunları söyledi:
Vicdansız ve adaletsiz bir bütçe olarak tanımlıyorum. Bu bütçede daha çok Saray, daha çok yandaş, daha çok faiz, daha çok silah, tank var. Yandaşlara 10 milyar TL üzerinde kaynak ayrılacak.
Toplum yoksul ve işsiz
Toplumun üçte ikisi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 8 milyon işsiz var. Türkiye yaklaşık üç yıldır derin bir ekonomik kriz yaşıyor ve bu derin ekonomik krizde ciddi anlamda herkes geleceği görmediği için tüketim harcamalarını kıstı. İktidar reform yapmıyor, sadece günü kurtarıyor.
Savaş bütçesidir
Diyalog sürecinin sürdüğü 2014 yılı bütçesine baktığımızda, bütün güvenlik kalemlerinin bütçesi 44 milyar TL yapıyordu. Sürecin bittiği 2015 yılı ve sonrasında arttı ve 2019’a geldiğimizde tahminimce 160 milyar TL’yi bulmuş olacak. Yani savaş bütçesi, diyalog süreci bittiğinden bu yana 4 kat artmış durumda. 2020 yılı bütçesinde daha da artıyor. Bu yıl 150-160 milyar TL harcanacak. Savaş bütçesi yoksullaştırıyor. Örtülü ödenek de son 5 yılda 10 kat arttı. Çok ciddi rakamlara ulaştı. Cumhurbaşkanına örtülü ödenek tanımlanmıştır ve bir sınırı yoktur. Cumhurbaşkanı örtülü ödenekten istediği kadar harcama yapabilir.
ANKARA
Savaşın bedeli ödenecek
Meclis’e sunulan 2020 Bütçe Teklifi’nde militarizme ayrılan payın halkın cebinden çıkacağını dile getiren ekonomist Özgür Müftüoğlu, ”Biz bu savaşın bedelini ekmek ve su alırken, doğalgazla ısınırken ya da elektrik kullanırken ödeyeceğiz” dedi.
Meclis’e sunulan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nde aslan payı Türk savaş endüstrisine ayrıldı. Toplamda 1 trilyon 95,5 milyar lira olan bütçe teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerine 6 Kasım’da başlanacak. Geçtiğimiz yıl ‘savunma ve güvenlik harcamaları’na 102,8 milyar TL ayrılırken, 2020 yılı için öngörülen ödenek miktarı 141,1 milyar TL’ye yükseltildi.
Savunmaya ayrılan bütçenin halkın cebinden çıkacağını hatırlatan ekonomist Özgür Müftüoğlu, “AKP hükümetlerinin başından beri temel politikası dolaylı vergileri arttırmaktı. Dolayısıyla biz bu savaşın bedelini ekmek, su, alırken, doğalgaz ile ısınırken ya da elektrik yaktığımız zamanda ödeyeceğiz” dedi. Türkiye’nin silahlanma politikasının sonucu olarak 1.5 trilyon civarında borçlandığını belirten Müftüoğlu, “Borçlanmanın ekonomiye etkisi nedeniyle hem yeni istihdam alanları açılamıyor hem de yoğun bir işsizliğe neden oluyor. Aynı zamanda bu nedenle emeklilerin maaşları, sosyal güvenlik harcamaları ve benzeri harcamalara bütçe ayrılamıyor” diye ifade etti.
Toplum sorgulamalı
Toplumun bu harcamaları sorgulaması gerektiğini ifade eden Müftüoğlu, “Türkiye savaş yönlü politikalar izlemek zorunda mı? Barış mümkün değil mi? Barış olursa bundan ekonomik anlamda kimler karlı çıkacak? Toplumun bu soruları sorması gerekiyor. Hem ekonomik olarak hem insani olarak barış süreci gerekli bir süreç. Aksi takdirde savaşın bedeli her yönüyle toplum tarafından ödeniyor” dedi.