Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında konuştu. HDP Grup toplantısına aralarında Oya Baydar’ın da olduğu yazarlar, akademisyen-yazar Baskın Oran, Gencay Gürsoy, Alevi kurum temsilcileri, KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Demokrasi için Birlik üyeleri ile birçok sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Bütçe açığının 160 milyar liraya kadar çıktığını belirten Temelli, şunları söyledi: “Yani bütçe açığı büyüyor. Bu bütçe savaş bütçesinin itirafıdır. Borçlar büyüyor, Türkiye giderek daha çok borçlanıyor. Borçlanarak Türkiye’de krizden çıkmaya çalışıyor.
Geçtiğimiz ay 1 buçuk milyon kişiye daha e-haciz yoluyla haciz işlemi uygulandı. Bunun içinde öğrenciler esnaf, işçiler, geçinemeyenler, yoksullar var. Neden saldırıyor halka, çünkü o bütçe açığı için. 2020 bütçesi HDP için savaş, kayyum ve tecrit bütçesidir. Bu bütçeden sadece Kürtler değili bütün kesimler, emekçiler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar zarar görecektir.
İntiharlar yüzde 300 arttı
İntihar vakaları yaşandı peş peşe. Son 5 yılda geçim sıkıntısına bağlı olarak intihar vakaları yüzde 300 artmış durumda. Savaş, her yerde herkesin kapısını çalışıyor, herkese ölüm getiriyor. O yüzden savaşa karşı çıkmalıyız. İktidar ile halk arasında bir kavga var. Bu ekmek kavgası. Günün sonunda biz yoksulların emekçilerin, işsizlerin evine giren tek şey borçlardır, zamlardır.
AKP iktidarı ülkede kalan demokrasi kırıntılarını yok edip tek adam rejimine evrildikçe adeta bir yolsuzluk şebekesine dönüştü.
Sanki iç savaş bakanı
Bunların bir yanı yalan, bir yanı haram. Einstein, ‘Bazıları için omurilik yeterliyken beyin sahibi olmaları ne büyük talihsizlik’ diyor. Bir İçişleri Bakanı’nın HDP olmazsa yapacak bir işi yok. HDP ile yatıyor, HDP ile kalkıyor. HDP düşmanı adeta bir iç savaş bakanı. Bir başka bakan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar. CNN İnternational’da bir demeç veriyor. Soruyorlar ‘Operasyondan önce Bağdadi’nin 5 km sınırın ötesinde olduğunu biliyor muydunuz?’ Bakan yanıt veriyor; ‘En azından ben bilmiyordum.’ En çok onlar biliyordu.
Bu sistem iflastır
Bu sistemde hukuk yok, özgürlük yok, denge denetleme ağı yok, ekonomik zenginlik yok. Ne var; tek adam var. Oyları düşmesin diye savaş çıkaranlar var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bir iflas sistemidir. Bu sistem siyasetin ve ekonominin iflası demektir.
Türkiye halkları aslında çözüme hazırdır. Çözüm demokratik cumhuriyet mücadelesidir. Cumhuriyetin demokratikleşmesi ve halklarla buluşması artık kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor. Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter rejim bugün içinde bulunduğumuz krizden çıkışın tek yoludur. Eşit yurttaşlığı esas alan, merkeze karşı yereli güçlendiren, hukukun üstünlüğüyle yaşayan bir ülke için şimdi demokrasi ittifakını güçlendirmeliyiz. Türkiye halkları 7 Haziran’da 24 Haziran’da 31 Mart’ta cumhuriyeti halk ile buluşturmuştur, alternatifi halkla buluşturmuştur.
Suriye’de siyasi çözüm
Suriye’de siyasi çözümden ısrarcıyız. Suriye’de anayasa yazımında Kürtler olmalıdır, Rojava olmalıdır. Onlar olmadıkça Suriye’de bir çözüm olmaz. Suriye’de siyasi çözüm, Türkiye’de demokratik çözüm mümkündür. Bunun gereği neyse onu yapmalıyız. Demokratik bir anayasa için demokratik çözüm için demokrasi ittifakını büyütmeliyiz.”