Sahada büyük bir direniş gösteren QSD ve Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, diplomatik çabasını da sürdürüyor. QSD Genel Komutanı, önceki gün hem ABD Başkanı hem de Rusya Savunma Bakanı ile görüştü. MSD Yürütme Kurulu Başkanı Îlham Ehmed ise önceki gün ABD Temsilciler Meclisi’nde konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile sağlanan ateşkes anlaşmasıyla övündü; talimatının ardından ABD Hazine Bakanlığı Türkiye’nin işgal saldırısı sebebiyle uygulanan yaptırımları kaldırdı. QSD Genel Komutanı ile görüştüğünü belirterek, ilişkilerinin süreceğini söyledi. Trump ile görüşmesini teyit eden QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, aynı gün Rusya Savunma Bakanı ile de görüştü; Rusya-Türkiye anlaşmasıyla ilgili şerhlerini paylaştı.

Başkan Trump’ın Beyaz Saray’dan yaptığı Suriye açıklamasında Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da hazır bulundu. Trump, Türk hükümetinin işgal saldırısını durduracağı ve ateşkesin kalıcı hale geleceği konusunda kendilerini bilgilendirdiğini belirtti. Trump, Maliye Bakanı Steven Mnuchin’e, işgal saldırısına karşılık olarak uygulanan yaptırımların kaldırılması talimatı verildiğini söyledi, “Memnun olmadığımız bir şey olmadıkça” diye de ekledi. Trump, Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. ABD’nin Türkiye’ye çelik ya da başka ürünlere daha yüksek gümrük vergisi getirilmesi dahil yaptırım uygulanması hakkını saklı tuttuklarının da mesajını verdi.

Türkiye ile varılan ateşkes anlaşmasıyla bölgede uzun vadeli sonuçları olabilecek bir savaştan kaçındıklarını söyleyen Trump, ABD’nin bir grup askeri Suriye’de bırakacağını doğruladı. ”Petrolü güven altına aldık. O nedenle az sayıda ABD askeri petrolün olduğu bölgelerde kalacak ve biz de petrolü koruyacağız. Petrolle ne yapacağımıza sonra karar vereceğiz” dedi.

Trump, konuşmasında QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ile görüştüğünü söyledi ve “Harika bir adam” ifadesini kullandı.

Başkan Trump’ın Beyaz Saray açıklamasının hemen ardından ABD Maliye Bakanlığı internet sitesinden yazılı açıklama yayınlayarak, Türk Milli Savunma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı’nın yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez’e uygulanan yaptırımların ateşkes konusunda sağlanan mutabakatın ardından kaldırıldığını açıkladı.Yazılı açıklamada bakanlara uygulanan yaptırımlar sonucunda malvarlıklarına getirilen blokenin de kaldırıldığı belirtildi.

Trump, açıklama yaptığı sırada, QSD Sözcüsü Mustafa Bali, Genel komutan Mazlum Ebdî’nin, Başkan Trump’la yaptığı telefon görüşmesinden notları Twitter’dan paylaştı. Trump’ın telefon görüşmesinde QSD ile ortaklığın sürdürüleceğini söylediği ve çeşitli alanlarda uzun vadeli destek sözü verdiği belirtildi: ‘’ABD Başkanı Trump’la biraz önce konuştum ve ona Türkiye’nin ateşkes ihlallerinden bahsettim. Bu ateşkes onun büyük çabaları olmasa mümkün olmazdı. Başkan Trump’a bitmez tükenmez çabalarıyla halkımıza yönelik vahşi Türk ve cihatçı grupların saldırılarını durdurduğu için teşekkür ederiz.”

Paylaşımın ardından sözcü Bali’yi etiketleyen Trump, Ebdî’ye ‘’General Mazlum, nazik sözleriniz ve cesaretiniz için teşekkür ederim. En içten dileklerimi lütfen Kürt halkına iletin. Sizinle en yakın zamanda görüşmek için sabırsızlanıyorum’’ şeklinde seslendi.

Senatörlerden vizesi talebi

Cumhuriyetçi senatörler Lindsey Graham ve Marsha Blackburn ile Demokrat senatörler Chris Van Hollen, Jeanne Shaheen ve Richard Blumenthal, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî için ABD’ye vize işlemlerinin hızlandırılmasını istedi.

Senatörler Pompeo’ya yazdıkları mektupta ”Kuzey-Doğu Suriye’de yaşanan durumdan aşırı derecede endişe duyduğumuzu söylemek hafif kalır” ifadesini kullandı. Mektupta senatörler, sahada ve DAİŞ’le mücadelede durumun doğrudan QSD’nin askeri liderliğinden dinlenilmesinin hem Kongre hem de Trump yönetimine yarar sağlayacağını belirtti. Senatörler kaleme aldıkları mektupta, ”Bu nedenle DAİŞ’e karşı günlük operasyonlardan sorumlu General Mazlum Ebdî’nin ABD’yi ziyaret etme talebi olması halinde, vize işlemlerini hızlandırmanızı ve gerekebilecek her türlü uygulanabilir muafiyeti vermenizi talep ediyoruz” dedi. Senatörler, mektupta Türkiye-Suriye sınırından ABD askerlerinin çekilmesinin ABD’nin, müttefiklerinin ve bölgedeki ortaklarının ulusal güvenliği için çok ciddi sonuçları olacağını kaydetti.

Mektupta, ”Kürt, Arap ve azınlık güçlerinden oluşan ortağımız QSD’nin yardımıyla DAİŞ’in hilafetini bölgeden sildik. Bu zorlu savaştan herkes olumsuz etkilenmekle birlikte, QSD herkesten fazla kayıp vererek 10 bin savaşçı kaybetti” ifadeleri kullanıldı.

Mazlum Ebdî, daha önce kendisinin Washington’a davet edildiğini söylemiş, ancak kim tarafından davet edildiğine ya da zamanlamaya ilişkin ayrıntı vermemişti.

ABD’li senatörlerin bu talebi, Başkan Trump’ın Suriye’nin kuzeyinde ateşkesin kalıcı hale geldiği ve Türkiye’ye de operasyonu sebebiyle uygulanan yaptırımlarını kaldırıldığını açıklamasının ardından geldi.

   

Rusya Savunma Bakanı ile görüşme

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da aynı gün QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ile video konferans yoluyla görüştü.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, görüşmeye Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un da katıldığı ifade edilirken, “Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Mazlum Ebdî ile 22 Ekim günü Soçi’de Rusya ve Türkiye liderlerinin vardığı anlaşma kapsamındaki Kürt tarafının uygulamalarını görüştü” denildi. Suriye-Türkiye sınırı boyunca 30 kilometrelik bölgede yaşayan sivillerin evlerini terk etmesine gerek olmadığını belirten Rus bakan, Rus askeri polis ve Suriyeli sınır muhafızlarının sivillerin güvenliğinin garantörü olduğunu kaydetti.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanlığı da QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov arasında telekonferans ile gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklama şöyle: “QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ile telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmede her iki taraf, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 22 Ekim günü Soçi’de varılan mutabakatı ilişkin görüşlerini dile getirmiştir. QSD Genel Komutanı, bölgedeki savaşın sona erdirilmesi ve sivil insanların bir insanlık dramı ile karşılaşmaması için verilen yoğun uğraş sebebiyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya’ya teşekkürlerini iletmiştir. Genel Komutan Mazlum Ebdî, ayrıca varılan mutabakatın kimi maddelerine ilişkin kaygılarını ve ortak fikirde buluşulması için diyaloglara ihtiyaç duyulduğunu iletmiştir.”

Ehmed, Temsilciler Meclisi’nde

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Başkanı Îlham Ehmed ise dün ABD Temsilciler Meclisi Gözetim ve Reform Komisyonu’nda, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırısının sonuçlarına ilişkin bir sunum yaptı. Suriye’de yıllardır devam eden savaşın her dakikasının tanığı olduklarını hatırlatan Ehmed, özgür bir yaşam yaratabilmek için mücadele ettiklerini dile getirdi.

Kürt, Arap, Süryani ve diğer halkların özgür bir yaşam yarattığını ifade eden Ehmed, Suriye’nin yüzde 30’unun da bu halklar öncülüğünde DAİŞ’ten kurtarıldığını anımsattı. Ehmed, “Demokratik Özerk Yönetim çatısı altında tüm inanç ve halklar ortak bir yaşam sürdürüyor. DAİŞ’in yok edilmesinin ardından tamamen özgür bir yaşam yaratmayı hedefliyorduk” dedi. DAİŞ ile mücadelede 11 bin şehit ve 25 bin yaralı verdiklerini kaydeden Ehmed, ABD’nin DAİŞ’in bitirilmesinin ardından Suriye krizinin barışçıl yollarının bulunması ve bölgenin saldırılara karşı korunması sözünü verdiğini anımsattı. Ehmed, konuşmasına şöyle devam etti: “ABD, Türk devletinin Efrîn’e dönük saldırıları ile birlikte bölgede askerleri bulunmadığı için duruma müdahil olamayacağını söyledi. Askerlerinin bulunduğu bölgelere dönük saldırılara müsaade etmeyeceklerini ifade etti. Bu temelde ABD’nin bölgenin hava sahasını uçuşa yasaklayacağını umuyorduk. Bölgelerimize dönük bir saldırının gerçekleşmemesi için güvenli bölge anlaşmasını kabul ettik. Bu temelde sınır hattındaki güçlerimizi çektik ve ABD ile ortak devriyeler atmaya başladık. Ancak ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında varılan anlaşma çerçevesinde Türkiye’nin bölgelerimize saldıracağını anladık.”

Serêkaniyê’nin saldırılarda yıkıldığını vurgulayan Ehmed, “Türk devleti ve çeteleri siyasetçilerimizi katletti. Sivil katliamında bulundu. Yine sivillere yasaklı fosfor silahları ile saldırdı. Saldırılar altındaki imkansızlar nedeniyle bu durumu belgeleme imkanı da bulamıyoruz. Saldırıların durdurulması için her yolu denedik ancak nihayetinde 120 kilometre uzunluk ve 32 kilometre derinliğinde bir alan işgal edildi” dedi.

Ehmed, Türk devletinin saldırılarında aralarında 6 Fransız, 2 Belçika vatandaşı da olan birçok DAİŞ elemanın kaçtığını aktardı. Dünya halklarının DAİŞ tehdidi altında olduğunu ifade eden Ehmed, “New York’ta patlamalarda bulunan çeteler, cezaevlerimizde tutuklu. Tehdit büyük ve Türkiye bu çeteleri koruyor. DAİŞ’in bölgeye dönük saldırılarda bulunduğu bir dönemde Türk devleti bölgeyi parçaladı. DAİŞ’e karşı savaşan bir kadın savaşçının bedenine dahi saldırdılar” diye anlattı.

Kongre’de de görüşmelerde bulunan Ehmed, beklentilerini özetle şöyle sıraladı:

  • Türk saldırganlığını, soykırımını durdurun
  • Güçlü yaptırımlar getirin
  • Türk saldırganlığını caydırıcı tüm diplomatik baskıları uygulayın
  • Türkiye sınırı boyunca uluslararası arabulucular görevlendirin.
  • Türk ordusu ve çetelerinin belgelenen suçlarına ilişkin uluslararası gözlemcileri gönderin.

Türkiye hayal görüyor

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl, bu görüşmelerin yapıldığı gün Ronahi TV’ye konuştu. Direnişe dikkat çeken Xelîl, “Zorlu süreç ve imkansızlıklara rağmen 15 günde eşsiz bir direniş sergilendi. Çünkü artık halk, hiçbir hakkı bulunmadan yaşamayı kabul etmiyor” dedi.

Zorlu ve aynı zamanda içerisinde çözümü de barındıran bir süreçten geçildiğini belirten Xelîl, şöyle devam etti: “İnsanlık ve özgürlük düşmanları bize saldırıyor ve ardından yeni gelişmeler yaşanıyor. Zafer ulaşma imkanımız, bize komplo uygulayan devletleri tekrardan görüşmeye itiyor. Eğer bu saldırılarda kaybetmemiş olsalardı saldırıları durdurmayı düşünmezlerdi. Burada dikkat çekmek istediğim şey, bize saldırmak için komplolar gerçekleştiren devletler şimdi ise görüşmek zorunda kalıyor. Eğer başarılı olmasaydık görüşmezdiler. Şimdi asıl onlar derin bir kriz yaşıyor ve ellerindeki kartlar boşa çıkıyor.”

Demokratik proje ayaktadır

Suriye krizinin ilk dönemlerdeki güçlerin tamamının iktidar hırsında olduğunu belirten Xelîl, “2011’de güçlü olan bu yapılar artık neredeyse yok. Ne rejim eski gücünde ne de İhvancılar var. Ne ÖSO güçlü ne de El-Nusra ya da DAİŞ eskisi gibi değil. Ancak Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik tecrübe gelişti ve ayaktadır” ifadelerini kullandı.

Bölgeye dönük halen tehlikelerin bulunduğunu vurgulayan Xelil, “Direnişimiz bu tehlikeye karşı sürüyor. Ancak kazanımlarımız garanti altına alınıyor, irademiz çok güçlü ve asla kırılmayacaktır. İlerde de sorunlarla karşılaşabiliriz ancak irademiz asla kırılmayacaktır” dedi.

Sahada büyük bir gücüz

Xelîl, şöyle devam etti: “En büyük kazanımlardan bir tanesi, sana saldırma kararı alanların sana dost olmaya mecbur kalmasıdır. Bu tarihte yaşanmamıştır. Bu basit bir olay değildir. Ayrıca Türkiye NATO üyesidir. Bugün ise NATO üyeleri toplanıyor ve Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması çağrıları yapılıyor. Bu da sahada ne kadar büyük bir güç olduğumuzu gösteriyor.”

Türkiye’nin hayal gördüğünü söyleyen Xelîl, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, kurduğu hayallere ulaşamayacak. Yaşam alanlarımızı sınır hattındadır. Bizi nasıl buradan çıkarabilirler? Ne biz ne de dünya demografik yapının değiştirmesini kabul eder. İkincisi, bizi hangi hakla köy ve şehirlerimizden çıkaracaklar?” ­

Gelinen süreçte ABD ve Rusya’ya tarihi görevlerin düştüğünü söyleyen Xelîl, “Her iki devlet de bu konuya olumlu yaklaşmalıdır” dedi.

QAMIŞLO

 
 

Ateşkesi ihlal ediyor

 

İşgalci Türk devleti, dün Serêkaniyê’nin Menacir, Esediye ve Mişerfa köylerine kapsamlı saldırıya geçti, QSD savaşçıları da meşru savunma temelinde yanıt verdi. QSD, ateşkesin garantörlerine çağrı yaptı.

ANHA’ya göre dün öğleden önce itibarıyla son 24 saatte yaşananlar şöyle: 17 Ekim’de işgalci Türk ordusu ve çeteleri ile QSD savaşçıları arasında Girê Spî ile Eyn Îsa arasındaki Tirpê ve Ebu Xirzê köylerinde yaşanan çatışmalarda çok sayıda işgalci öldürülmüştü. İşgalci Türk askerlerinin üzerinde bulunan ve QSD savaşçılarının ele geçirdiği belge ve kimlikler yayınlandı.

İşgalcilere ait bir SİHA, Serêkaniyê’nin doğusundaki Zirgan ilçesindeki Halk Belediyesi binasını bombaladı. Saldırıda binada büyük çaplı hasar oluştu.

QSD savaşçılarının, Serêkaniyê’ye bağlı Cafa köyü ve çevresindeki mezralarda işgalcilerin saldırılarına karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmalarda 8 işgalci öldürüldü, bir panzer darbelendi.

Türk ordusu ve çeteleri, dün de Serêkaniyê’nin Menacir, Esediye ve Mişerfa köylerine saldırdı. QSD savaşçıları karşılık verdi. QSD Dış İlişkiler Sorumlusu Rêdûr Xelîl, Türk devletinin ateşkesi ihlal ettiğini duyurarak, garantör olan ABD’nin müdahalesini istedi.

Saldırılar nedeniyle göç etmek zorunda kalan Serêkaniyêliler, farklı devletlere göç etmek istemediklerini belirtti. Serêkaniyêli göçmenler, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, işgalin sonlandırılması için çalışma yürütülmesini ve göçmenlerin evlerine dönebilmeleri için güvence verilmesini istedi.

Til Temir’in Gozelê köyünde koyun otlatan 11 yaşındaki Cuma El Hisên Türk askerleri ve çetelerinin döşediği mayına bastı; Cuma yaşamını yitirirken, yanında bulunan dedesi ise ağır yaralandı.

İşgalci Türk devleti, Til Temir ilçesine bağlı Şiblî köyüne baskın yaparak, köyden 7 sivili kaçırdı.

QSD güçleri, Eyn Îsa ve Girê Spî’ye bağlı köylere ilerlemek isteyen işgalci Türk askerleri ve çetelerine karşılık verdi; 1 Türk çete elemanı öldürüldü, 4’ü de yaralandı.

Rus askeri polislerine ait devriye ekipleri, 4 adet araçla Kobanê kentine giriş yaptı. Devriye turlarında Kobanê Askeri Meclisi’nin araçları da yer aldı.

Qamişlo kent merkezindeki postane binası yakınlarında bulunan güvenlik kavşağında bomba yüklü bir minibüsün infilak etmesiyle patlama yaşandı. Heyva Sor a Kurd’dan alınan bilgiye göre patlamada bir sivil yaralandı. İnfilak eden minibüsün üzerinde Konya’daki bir oto galerinin ismi yer alıyordu.

Qamişlo’nun sınır hattında işgalci Türk devletine ait helikopter ve keşif uçaklarının hareketliliği devam etti.

Süryani Birlik Partisi ve Süryani Kadınlar Birliği, Süryani Birlik Partisi, işgalci Türk ordusunun bölgede savaş suçları işlediğini, Türk devletinin Hristiyanları Ortadoğu’dan çıkarmayı hedeflediğini belirtti.

Kuzey Doğu Özerk Yönetimi Tarım ve Ekonomi Eşbaşkanı Selman Barado, işgalci Türk devleti ve çetelerinin Serêkaniyê ve Girê Spî’deki tarım depolarını talana başladığını söyledi.