Öte yandan, aynı Kürtler fiili, yani yaşanan günde resmen NATO üyelerinden yardım alan omuzdaş, TC ise sürüklendiği emperyal macerada, İslami terörü besleyen odak suçlaması altında.
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Britanya adasındaki Galler ülkesinde yapılan NATO liderleri toplantısında, yalnızlığıyla çölde biten ayrık otunu andırıyordu. Lidere yakın ona yer yoktu. IŞİD saflarından gelmiş adam muamelesiyle, gülüş karelerinde de…
Rusya ve IŞİD’e karşı yaptırımlarda ise itirazlarına kulak veren yoktu, Gallerde…
(Galler, daha düne kadar bugünkü Kürdistan'ı andırıyordu. Bugün parlamentosu, hükümeti ve bütün kurumlarıyla devlet içinde ayrı bir devlet statünde özerk. Hem de, silah patlatılmadan…
Oysa, medeni (insan) düşmana sahip olmak da şanstır ki, Kürdistan’da döktükleri onca kana rağmen, Kürtlerin zorla kazandıklarının dışında, zulümün yasaklar mengenesi hala hükümran…)
Televizyon enstantaneleri, fotoğraf karelerine bakanlar, o dünyanın dışına savrulan,"ayrık" düşen yalnızlığını gördüler. Ne bir sıcak bakış, ne de selam…
Çünkü NATO içinde, aynı zamanda dışında, dahası karşı savaş cephesinde. Dünya medyasına yansıyanıyla öğrendiğimize göre, orada kibarca "İslami terörden desteğini çek" uyarısıyla bir tür "sanık" konumundaydı. Bütün adamlarıyla, "şark kurnazlığı" ikliminde "valla biz masumuz" savunmasındaydı.
TC, İslami teröre yardım ve yataklık etmiyordu. Ama sınır kontrolü imkansız genişlikteydi. Üstelik ülkeye turistler yağıyordu. Kimin ne olduğunu anlamaları mümkün değildi.
Halbuki, gelişen teknoloji günümüzde artık, yalancının yalan çayırlarında at koşturmasına da izin vermiyordu. Çünkü yer yüzü kocaman bir aynaydı. Sınırdan tankerler, Tırların giriş çıkışını değil, yürüyen karıncanın bel boğumu bile NATO üyesi ülkelerinin aynasında seyrediliyordu.
Öte yandan El Kaideci katilleri (IŞİD, El Nusra) görmeyenler, sınıra yaklaşan Kürt çocukları, kadınları katlederek övünç destanları yazılıyorlardı.
Yine dünya medyasına yansıyanıyla gördüğümüz kadarıyla "yardım etmiyoruz" diyenler, hemen ardından "sorunun kaynağına inmek gerekiyor" savunmasıyla, Allah diye diye insan kesen, kadınlara tecavüz eden canavarın avukatlığını yapıyorlardı.
Oysa, sınırda tezgah kurulmuş, savaş ganimetçiliği paylaşılıyor tatlı ticaret yapılıyordu. İran ve Irak rejimlerinin "Basra bataklıklarının fethi" restleşmesiyle başlatıp, 1980’leri dolduran savaş örnek alınarak…
Eski çağlarda, gezgin ölü soyucular vardı. Napolyon’un orduları da ta Moskova’ya kadar giden kervan, el, ayak çekildikten sonra ölüler tarlasına dağılıp yerde yatanları soyuyorlardı.
Çağımızda savaş alanlarında ölü soyuculuk ve ölüm tacirliği yardım, yataklık olarak değişti. İran-Irak savaşında iki taraf da petrol gelirlerini teknolojisine yatırıyordu, o sırada. Sınai ve tarımsal üretim, bomba yağmurları altında durmuş, kapı komşu TC’ye gün doğmuştu. Yakalı gömleklerini atıp, sakal uzatarak "mintan" giyen devlet destekli "dinci" tacirler İran, Kemalist "ilericiler" de Irak’a daha çok ölüm için savaş malzemesi taşıyor, nohut, mercimek, soğan yüklü kamyonlar yolları tozuyordu.
Bülent Arınç’ın bir başka vesileyle kullandığı deyimle, "Allah verdikçe vermiş" Türk savaş tacirleri, ölüler diyarının ganimetlerini topluyorlardı.
El Kaide’nin Suriye ve Irak’a yayılması, savaş tacirliğinde Akbabaların günüydü…
Daha çok insanın katli, şehir ve kasabaların yerle bir edilmesine yardım ve yataklık edildikçe, daha çok fabrika sökülüp, TC’de alıcısına teslim edildiğini Batı medyasının yayınlarıyla öğrendik.
Petrolü olmayan TC, sınırından akan tankerler sayesinde, neredeyse petrol ihracatçısı kesildi. Enerji Bakanı, sanki Suriye ve Irak’ın El Kaidece gasp edilmiş topraklarında devlet kalmış gibi "biz Petrolü Irak ve Suriye'den alıyoruz" diyerek zekamızla alay ediyordu.
Tecavüz, katliam ve insan kasaplığı ortakları, ganimeti de paylaşıyorlardı…
NATO’nun Galler buluşmasında ise yeni saflar, belirleniyordu.
Savaş tacirliği!..
Zamanın ruhuna bakın siz! TC, fedai kara birliklerinin asker deposu olmanın avantajını öne sürerek, NATO’yu, düşmanı Kürtlere karşı kullanıyordu. Kürtler, bütün NATO üyesi ülklerinin resmi söyleminde hala terörist!..