
Türk Milli Güvenlik Kurulu (MGK), önceki gün yaptığı toplantıda, Kürtlere karşı topyekün savaşı sürdürme, tüm devlet kurumlarının koordinasyon ve verimliliğini daha da artırma kararı aldı. Kamu dipolmasisi adı altında psikolojik harpın etkinleştirilmesini, Kürt işbirlikçiliğinin daha fazla kullanılmasını, medyanın bu amaçla dizayn edilmesi sürecinin hızla tamamlanmasını kararlaştıran MGK, Kuzey Kürdistan Kürtlerinin statü talebinin bastırılması gibi Batı Kürdistan’a da müdahalenin yeni enstrümanlarla da sürdürülmesini teyit etti. MGK’nin onayladığı topyekün savaşın ‘bastırma’ sonrası ‘terbiye’ ve ‘biat’ süreçlerini içeren ‘master planı’ da sadeleştirilip birim sorumlulukları netleştirildi. Bu plan doğrultusunda MİT’ten Diyanet’e, Tarım Bakanlığı’ndan TOKİ‘ye kadar bütün kurumsal yapıların ortak hedefe kitlenmesi benimsenirken Türk Başbakan’ın Kürt illerine seferi, kimi Kürtlerin öne çıkarılarak görüşülmesi faydalarına işaret edildi. Toplantıdan sonra ilk konuşmasını dün yapan Türk Başbakan, özerklik/öz yönetim talebinde bulunan Kürtlerin başına dünyayı yıkacaklarını söyledi.
MGK, önceki gün Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığından olağanüstü toplandı. 6 saaten fazla süren toplantının ardından yazılı bir açıklama yapıldı. Kuzey Kürdistan’da süren savaşın kapsamlı olarak görüşüldüğü, etraflıca değerlendirildiği belirtilen açıklamada, savaşa devam edileceği kaydedildi. Açıklamada, izlenen ve daha da katmerleştirilecek psiklojik savaşın gerektirdiği çarpıtmayı da taşıyan şu ifadeler kullanıldı. Aslında Türk devletinin Kuzey Kürdistan’a saldığı bütün savaş güçleriyle işlediği insanlık suçları Kürt tarafına yıkıldı: “Milletin temel değerlerini ve birlikte yaşama arzusunu hedef alarak, eğitim yuvalarını, sağlık kuruluşlarını, camileri tahrip edip kullanılamaz hale getiren, baskı ve şiddet ile vatandaşlarımızı göçe zorlayan, bebekleri bile öldüren bölücü terör örgütüyle mücadelenin aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır.”
Bırakın evrensel hukuk normlarını, kendi yasalarını bile çiğneyip kuralsız ve ahlaksız bir savaş yürüten Türk devletinin, ‘master planı’ adı altında yapılması tasarlanan terbiye, ıslah ve biat harekatının da ipuçların verdi: “İnsanlık dışı terör eylemleriyle, milletin birlik ve bütünlüğüne kasteden örgütle mücadelenin, hukuk kuralları içerisinde vatandaşların can ve mal güvenliği konusunda hassasiyet gösterilerek yürütülmekte olduğu, zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik tedbirlerin alınacağı ifade edilmiştir.” Militer yapılarını ve sahadaki tetikçilerini takdir eden MGK, Kürt düşmanlığının sadece Kuzey ile sınırlı kalmayacağını deklare etti.
Batı Kürdistan’a müdahale
MGK toplantısında bir gün önce Türk devletinin ‘görevli’ medya elemanlarından ikisi aracılığıyla Suriye ve Rojava’daki durumun da ele alınacağı duyurulmuştu. Milliyet’ten Serpil Çevikcan ve Yeni Şafak’tan Abdülkadir Selvi, Türk devletinin Rojava Kürtlerinin statü elde etmemesi ve topraklarındaki çete işgaline son vermemesi için yeni bir hazırlık içinde olduğunu belirtmişti.
Türk devletine göre; Kürtler, Türkiye’nin dayatması karşısında DAİŞ ve diğer çetelerin işgali altındaki Cerablus hattının kurtarılması için Fırat’ın batısından değil, doğusundan ilerleyecek. Bunun için de Efrîn’de yoğun hazırlık yapılıyor, hatta Rusya bile önemli destek sunuyor. Efrîn’in doğusuna doğru bir operasyon hazırlığı yapılıyor. Selvi, devletin yargısını paylaşmakla yetinirken Çevikcan, bir adım ötesini de işaret etmişti: “Aslında Fırat’ın batısına girilmesi anlamına gelecek olası operasyonla ilgili gelişmeler teyakkuza geçen Ankara’da yakından izleniyor. Gelen bilgilerin doğruluğu ve başlayacak olası operasyona karşı Türkiye’nin yapacağı hamleleri de biz yakından izliyoruz.”
Bildiriye yansıyan
MGK bildirisinde, toplantıda, Suriye’de yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği, bu ülkeden kaynaklanan tehditlerin, ülke ve bölgenin güvenlik ve istikrarına etkileri ile siyasi çözüm konusundaki son gelişmelerin üzerinde durulduğu bildirildi. “Muhalif gruplarla birlikte Suriye Türkmenlerine” adı altında DAİŞ’ten Ehrar El Şam’a kadar uzanan çetelere desteğin devam edeceği yönündeki kararlılığın teyit edildiği belirtilen bildiride, “Son günlerde sınırlarımıza yakın bölgelerde meydana gelen hadiselerin tekerrürüne mani olmak maksadıyla, alınan ve alınabilecek ilave tedbirler gözden geçirilmiştir” denildi. Suriye ve Rojava’ya ne kadar dahil olunduğu ise bildiriyle şu küstahlıkla yansıdı: “Suriye’nin geleceğinin inşasında ne mevcut rejimin ne DEAŞ ne de PYD-YPG başta olmak üzere, herhangi bir terör örgütünün yer almaması gerektiği ifade edilmiştir.” Bütün bunlardan sonra NATO ve AB ittifakına sıkı sıkı sarılacağını belirtilen MGK bildirisinde, AB’nin kerli savaş karşısındaki suskunluğu ve mülteci operasyonuyla rehin alınması da memnuniyetle karşılandı: “Avrupa Birliği (AB) ile yeniden olumlu bir ivme kazanan ilişkilerdeki son gelişmelerden duyulan memnuniyet ifade edildi.”
Tek tek belirlendi
MGK’nin görüştüğü ‘master planı’, yeni adıyla “Terörle Mücadele ve Rehabilitasyon Eylem Planı” sadeleştiriliyor. Plan, 20’şer maddelik 5 konu başlığında 100 maddeden oluşacak. Kürtlere karşı savaşın ekonomik, sosyal boyutları, sıcak savaştan sonra rehabilitasyon adımları, idari tedbirler, milli birlik ve kardeşliği, devlet-millet bağını güçlendirecek adımlar bu planda yer alıyor. Toplantının hemen ardından Türk medyasına yansıyan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ, Diyanet ve diğer tüm kurumların atacağı adımlar tek tek belirlendi.
Davutoğlu serefe çıkacakmış
Bu plan kapsamında Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, her hafta bir Kürt iline sefer yapacak. Halka, Türk devletine bağlılığın, işbirlikçiliğin önemini anlatacak, katliam veya biat tercihini izah edecek.
MGK gazıyla tehdit
MGK toplantısına başkanlık eden Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, dün yine Kürtleri hedef aldı. Erdoğan,”Türkiye Anayasa Platformu” tarafından düzenlenen, “Yeni anayasa için hep birlikte” temalı programında konuştu. Türk tipi bir Anayasa yapacaklarını, Türk tibi bir başkanlık sistemi getireceklerini anlatan Erdoğan, Kürt halkının talebi için “Özerklik veya özyönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların başına bu dünyayı yıkarız” tehdidinde bulundu. Erdoğan’ın Kürtleri, “Dünyayı başlarına yıkarız” sözlerini sarf ettiğinde salonu dolduranların Erdoğan’ı ayakta alkışlaması ve buna hararetli bir şekilde destek vermesi de dikkat çekti.
HABER MERKEZİ
Savaşa 76 milyar bütçe
Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2016 yılı bütçesinde aslan payı savaşa ayrıldı. Hükümet, 2016 yılında “güvenlik” kurumlarına 76 milyar TL’lik bütçe ayırmayı planlıyor.
Geçen hafta Meclis Plan Bütçe Komisyonu’na gelen 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun görüşmeleri sürüyor. 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda yer alan tasarıya göre, AKP hükümeti 2016 yılı içinde bütçenin büyük bir bölümünü savaşa ayırdı. Savaşın yürütücüsü kurumların bütçelerinde geçen yıllara oranla büyük artış olduğu görüldü.
Aslan payı savaşa
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) geçen yıl 1 milyar 108 milyon TL olan bütçesi bu yıl 1 milyar 636 milyon TL’ye yükseltildi. MİT bütçesindeki artış yüzde 47.6 oranında.
Savunma Bakanlığı için 26 milyar 117 milyon 530 bin TL bütçe ayrıldı. Söz konusu bütçe geçen yıl 22 milyar 750 milyon’du. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 20 milyar 253 milyon TL; Jandarma Genel Komutanlığı‘na 8 milyar 84 milyon TL; Sahil Güvenlik Komutanlığı’na da 575 milyon 512 bin TL’lik bütçe ayrıldı. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na ise 19 milyar 962 milyon TL’lik bir bütçe ayrıldı. MGK Genel Sekreterliği’nin 2015 yılında 22 milyon 575 bin olan bütçesi bu yıl için 25 milyon 702 bin TL’ye çıkarıldı.
Savaşa tam gaz devam
AKP’nin savaş konseptinin yürütücüsü MİT, Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği’ne ayrılan bütçeler, 2016’ya savaşla giren AKP’nin savaş politikalarını sürdüreceğinin de habercisi. Söz konusu 7 kurumun 2016 yılına ait bütçesinin toplamı 76 milyar 654 milyon 303 bin TL olarak hesaplandı.
Cumhurbaşkanı’na torpil
Geçtiğimiz yıl “örtülü ödenek” hariç 397 milyon TL bütçe ayrılan Cumhurbaşkanlığı’nın 2016 bütçesinde yüzde 9.3’lük bir artışa gidilerek, 434 milyon 96 bin TL’ye çıkarıldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2016 yılı bütçesinde de artış yaşandı. Geçen yıl 5 milyar 750 bin olan bütçe yüzde 12.8’lik artışla 6.5 milyar liraya çıkarıldı. Eğitim Bakanlığı için 74 milyar 419 milyon 306 bin TL bütçe belirlenirken, Sağlık Bakanlığı‘na 3 milyar 457 milyon 521 bin TL, Kamu Hastaneleri Kurumu’na ise 11 milyar 604 milyon 680 bin TL bütçe ayrılması planlanıyor.
Plan Bütçe Komisyonu’nda önceki gün başlayan bütçe görüşmeleri 13 Şubat’a kadar devam edecek.
ANKARA