İdlib’de Suriye ve müttefiklerinin Türk devleti himayesindeki El Kaide kökenli çetelere karşı başlattığı operasyon, taraflar açısından kritik bir aşamaya gelirken gözler, Erdoğan’ın Moskova’ya yapacağı ziyarete ve James Jeffrey’in Türkiye’deki temaslarına çevrildi.
Rusya ve Suriye’nin, El Kaide kökenli çetelere yönelik İdlib’de 2019 Aralık ayında başlattığı operasyon devam ederken, İdlib eyaletindeki çetelerin hamisi durumundaki Türkiye, fiili olarak tam bir savaşın içine girmiş bulunuyor.
Türk devletinin 27 Şubat’ta İdlib’de onlarca askerinin hava bombardımanında öldürülmesinin ardından önceki gün Suriye’ye ait iki savaş uçağı, Türkiye’nin de bir SİHA’sının düşürülmesi, stratejik Saraqib kentinin çetelerden tekrar geri alınması ve buna karşılık çetelerin ise Hama’nın kuzeybatısında ilerlemeleri, 5-6 Mart’ta Moskova’da Erdoğan-Putin görüşmesinin hemen öncesindeki dikkat çeken gelişmeler.
Bu gelişmelerle birlikte İdlib’e yönelik Suriye ve müttefiklerinin operasyonun hemen ardından ABD adına Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in ise ABD-Türkiye arasında mekik diplomasisi dikkat çekiyor. Jeffrey ve ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi temsilcisi Kelly Craft’ın haber yayına hazırlandığı sıralarda Türkiye’ye geliyor olması ise farklı soru işaretlerini gündeme getiriyor.
Saraqip kaybeden çeteler Hama’nın kuzeyinde ilerliyor
27 Şubat’ta işgalci Türk askerlerinin kaldığı noktalar hava bombardımanıyla vuruldu. Resmi açıklamaların aksine 33 değil, bu rakamın çok daha üstünde Türk askeri öldü ve yaralandı. Bu olaydan sonra Türk ordusu ise İdlib ve çevresinde hem silahlı insansız hava araçları (SİHA) hem de obüs ve tank atış ateşiyle Suriye ve Rus mevzilerine saldırdı. Önceki gün Suriye’ye ait 2 SU-24 savaş uçağı ve 1 Türk SİHA’sı düştü.
Dün ise bir haftadan beri Türk devletinin himayesindeki çetelerin tekrar işgalinde olan M4 ve M5 karayollarını bağlamasından ötürü de stratejik bir önemi bulunan Saraqib kenti, tekrar Suriye ordusunun kontrolüne geçti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Halep-Şam (M5) ile Halep-Lazkiye (M4) otobanları üzerinde bulunan Saraqib’i yeniden aldığını duyurdu. Saraqip kenti bir haftadan beri sert çatışmalara sahne oluyor, Rus ve Suriye savaş uçakları karadan, Suriye ordu birliklerinin topçu atışlarını paralel olarak sürekli kenti vuruyordu.
Türk devletine bağlı çete grupları ise Hama’nın Kuzeybatısı ve Marrat El Numan-Kafranbel kentlerinin batısına düşen alanlarda son bir kaç günden beri büyük ilerleme sağladı. Buralarda çetelerle Suriye ordusu arasındaki çatışmalar ise sürüyor.
Suriye hava sahasını kapattı
Dün iki savaş uçağını kaybeden Suriye ordusu, İdlib başta olmak üzere Suriye’nin kuzeybatı bölgelerinde hava sahasını kapattığını ve “hava sahasını ihlal eden düşman uçaklarının vurulacağını” duyurdu.
Rusya: Türk uçaklarının güvenliğini garanti edemeyiz
Öte yandan Suriye ordusunun bu açıklamasından sonra Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi “Bu koşullarda, Rusya’nın Suriye’deki ordu grubu komutanlığı, Türk savaş uçaklarının Suriye semalarındaki uçuşlarının güvenliğini garanti edemez” açıklamasında bulundu. Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Oleg Juravlyov, “Suriye hükümeti, İdlib bölgesi üzerindeki hava sahasındaki durumun aniden kötüleşmesi bağlamında, bu hava sahasının kapatıldığını duyurmak zorunda kaldı. Bu koşullarda, Rusya’nın Suriye’deki ordu grubu komutanlığı, Türk savaş uçaklarının Suriye semalarındaki uçuşlarının güvenliğini garanti edemez” dedi.
Bu arada önceki gün yaptığı açıklamada İdlib’e başlattıkları işgal saldırılarını ‘Bahar Kalkanı’ ismiyle kamufle eden Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Rusya ile savaşma gibi bir niyetimiz ve fikrimiz yok” demişti. Akar’ın aynı sözleri dün de dile getirmesi ve bu ifadelerin Moskova’da Erdoğan-Putin görüşmesinden önce sık sık tekrarlanması dikkat çekti.
Erdoğan’dan kafa kesme tehditleri
Öte yandan AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, 5-6 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşme öncesi elindeki bütün kozlarını ve tehditlerini piyasaya sürüyor. Türk ordusu ve çetelerin İdlib’e yönelik saldırılarına paralel olarak Erdoğan, sınırları açarak Türkiye’deki mültecileri Avrupa’ya sürdü. Bununla da yetinmeyen Erdoğan, Putin ile görüşmeden önce Rusya ve İran’ı tehdit etti.
Çeteleri için Putin’den ateşkes temennisinde bulunan Erdoğan, Suriye ordusunu ise DAİŞ’le özdeşleşen “kafa kesme” yöntemiyle tehdit etti. Erdoğan “Rusya’ya ve İran’a bir kez daha sesleniyorum, Suriye’de bizim sizinle herhangi bir derdimiz yok. Yaşananlardan ibret almayanların gözlem noktalarımıza saldırı tehdidi, akıllarının başlarına gelmediğine işaret ediyor. Türkiye’nin belirlediği sınırların dışına çıkmazlarsa bir süre sonra omuzlarının üzerinde o başlar da kalmayacak” dedi.
Rus basını ise görüşmenin “zor bir görüşme” olacağını yazdı.
Putin’den ince tehdit
Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Erdoğan ile görüşme öncesi yaptığı açıklamada ülkesinin kimseyle savaşma planı olmadığını söyledi. Putin, “Nihai hedefimiz, kimsenin Rusya ile savaşmaya cesaret edememesini sağlayacak askeri teknolojiye sahip olmak” dedi.
Rus TASS haber ajansına konuşan Putin, Rusya’nın diğer ülkeleri kendileriyle çatışmaya girmekten caydırmaya çalıştığını belirtti. Rusya’nın “eşsiz” silahlar geliştirdiğini vurgulayan Putin, dünyada “stratejik denge ve istikarı” sağlamak istediklerini vurguladı. Putin, “Kimseyle savaşmayacağız ama öyle koşullar yaratacağız ki, kimse bizimle savaşmak istemeyecek” dedi.
Jeffrey Türkiye’de
ABD ise İdlib’deki savaş ve bu savaş nedeniyle bozulan Rusya-Türkiye ilişkilerini kendi lehine değerlendirmek, müttefiği Türkiye’yi Rusya’dan kopartmak istiyor. İdlib’de savaşın kızışmasıyla birlikte ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey bir çok defa Türkiye’ye gitti.
Haber yayına hazırlandığı sıralarda da ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ve ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın Türkiye’de karşılanması bekleniyordu.
Jeffrey’in Türkiye’ye hava savunma sistemi Patriotları satma konusunu Türk yetkililerle görüşeceği ifade ediliyordu.
Peskov: Putin-Erdoğan görüşmesini beklemeliyiz
Bir taraftan Erdoğan, tehditleriyle diplomasi masasında elini güçlendirmeye çalışırken, Rus tarafı ise müttefiği Suriye ile çetelere karşı savaşı devam ettirmesine rağmen, Türkiye’yi ise doğrudan karşısına almamaya çalışıyor.
Türkiye’nin Suriye’de yeni kara harekatı düzenleme olasılığına ilişkin açıklamalarda bulunan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu konuda değerlendirme yapmak için Putin ile Erdoğan’ın bu hafta yapacağı görüşmenin beklenmesi gerektiğini söyledi.
Gazetecilerle bir araya gelen Dmitriy Peskov’a Rusya’nın Suriye’de Türkiye tarafından düzenlenebilecek olası kara harekatını nasıl önleyebileceği soruldu. Peskov, “Ordularımız sürekli temas halinde. En önemlisi, biz şu anda Putin ile Erdoğan arasındaki görüşmeye odaklanmış durumdayız” yanıtını verdi. Peskov, “Rusya’nın Suriye’de terörle mücadeleyi devam ettirme niyetinde olduğunu” sözlerine ekledi.
El Arap’tan İdlib yorumu
Arap basınında İdlib’deki savaş geniş bir şekilde yer buluyor.
Konuyu sayfalarına taşıyan El Arap gazetesi, İdlib ve Türkiye-İran ilişkilerini ele aldığı haberinde, “Suriye’nin kuzeydoğusundaki İdlib savaşı, İran ve Türkiye arasındaki ilişkileri sonlandırdı ve aralarındaki çatışmaları derinleştirdi. Suriye rejimi güçlerinin yanında savaşan Hizbullah milisleri kendilerini bir anda Türk güçlerinin yangının içinde buldu. Bu durum İran’ı Türkiye’yi uyarmak zorunda bıraktı. Türkiye’nin Maarat El Numan ve Saraqib’e yönelik hava saldırısı sonucu aralarında üst düzey komutanların da olduğu yaklaşık 15 Hizbullah üyesi öldü, birçok ağır silah imha edildi” ifadelerine yer verdi.
İran-Türkiye ilişkilerinin Türkiye-Rusya ile benzer hale geldiğinin belirtildiği haberde, “Erdoğan ülkesinin çıkarlarını Rusya ile yürütemiyor. Çünkü İdlib’deki anlaşmazlıkları derinleşti. Türkiye, üç seçenek arasında kaldı. Türkiye ya El Nusra çetelerini bırakacak ya kenti Suriye ve müttefikleri olan İran ve Rusya’ya bırakacak, ya da askeri bir savaşa girecek ki bu da büyük risk olur. Ankara ve Moskova arasındaki bütün anlaşmazlıklara rağmen Ankara, Tahran’a bağlı güçleri bombaladı. Öyle görünüyor ki Rusya ve Türkiye Suriye’de doğrudan bir savaşa girmek istemiyor. Her iki taraf da İran’ın bölgedeki varlığından rahatsız. Gözlemcilere göre Türkiye, Hizbullah noktalarına yönelik saldırılarıyla İran’ın hakimiyetini azaltmak ve bölgedeki kanatlarını kırmak istiyor” denildi.
HABER MERKEZİNihai çözüm şiddetle sağlanacak
Rus siyasi gözlemcileri ve uzmanları, Suriye’de sorunların nihai olarak şiddet yoluyla çözüleceğini söyledi.
Uluslararası İlişkiler Konseyi uzmanlarından Inan Starodubzew 2015 yılında Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesiyle yaşanan gerilimin bir benzerinin bugün de yaşanabileceğine dikkat çekti. Ancak Starodubzew, Moskova’nın Ankara’dan farklı olarak bugün yaşanan krizde avantajlı bir konumda bulunduğuna vurgu yaparak Rusya’nın önem atfettiği Türk Akımı projesinin hayata geçirilmesini sağlamayı zaten başardığına dikkat çekti.
Türkiye Rusya’nın turistine muhtaç
Akkuyu nükleer santrali ile Türkiye’ye satılan S-400 hava savunma sisteminin, Rusya’nın Suriye’deki hedeflerine mani olacak önemde olmadığına işaret eden Rus uzman, buna karşın Türkiye’nin Rus turistlerine “muhtaç” olduğunu vurguladı.
Starodubzew, Rusya’nın İstanbul’da Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı bir dörtlü zirveye çok da ilgi duymadığını sözlerine ekledi.
Rus uzman, Rusya’nın “İdlib’de aktif ve bir hayli başarılı bir taaruz” yürütürken yapılacak zirvede Suriye’de bir ağırlığı olmayan Fransa ve Almanya’nın insani konulara dikkat çekmek isteyebileceklerine işaret etti. Rus uzman Starodubzew, “Böyle bir zirve sadece taaruzu frenler” ifadelerini kullandı.
Moskova ve Şam’ın İdlib’deki “final” konusunda uzlaştıklarını, “nihai çözümün şiddet yoluyla sağlanacağını” savunan Starodubzew, Putin’in ancak “İdlib meydan muhaberesinde dikkate şayan bir başarı sağlaması halinde” dörtlü müzakere masasına oturacağı tahmininde bulundu.
“Amorti edilir”
Russia in Global Affairs adlı gazete ise Erdoğan’ın Moskova’yı “köşeye sıkıştırarak Şam için ne kadar güvenilir bir müttefik olduğunun sınanmasına” yol açtığını, Rusya’nın Suriye politikasının kaderinin kritik bir eşiğe geldiğine dikkat çekti.
Rus askeri uzmanı ve gazeteci Alexander Golts ise bugüne kadar Türkiye ve Rusya’nın Suriye’de daha büyük ihtilaflara engel olabildiğini belirtti. Golts “Görünen o ki iki taraf şimdi de uzlaşma yoluyla en kötü ihtimalden kaçınmaya çalışıyor. Taraflar uzlaşacaktır. Ancak her halükarda, bir taraf yiğitliğine leke sürülmemesine mani olamayacak” görüşünü kaydetti.
BERLİN
Times: Esad, İdlib’den kolay vazgeçmeyecek’
İngiliz Times gazetesinin İdlib yorumunda şu ifadeler yer aldı: “Son olarak Esad güçleri Türk sınırına doğru durdurulamaz bir hızla gidiyor gibi görünüyordu ve Türk müdahalesi geldi. Türk mevzilerine yapılan ve 34 askerin hayatını kaybetmesine neden olan saldırı bu misillemeyi hızlandırdı.
“Rusya geride kalırken, sayısız Esad yanlısı savaşçı öldü. Erdoğan’ın amacı sınır boyunca 3,5 milyon Suriyeli’ye ev sahipliği yapacak bir tampon bölge. Bu bölgeye kesinlikle bölgenin en önemli kenti İdlib de dahil. İdlib, Esad’ın kolayca bırakmayacağı bir ödül.”
LONDRA