Eğitim Sen üyeleri, Meclis’te görüşülen 2020 yılı bütçesinde savaşa aktarılan kaynağın eğitime ve emekçilere harcanması talebiyle bugün Ankara’da miting yapacak.
AKP hükümeti tarafından hazırlanan Meclis’e sunulan 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. ‘Savunma ve güvenlik’ harcamalarına ayrılan payın arttırılmasıyla dikkat çeken 2020 bütçesine göre 141,1 milyar TL ödenek ayrıldı. Bu rakam bütçenin yüzde 12,8’ine tekabül ederken, eğitim ve sosyal politikalar alanına ayrılan pay ise düştü. 2019’da 21,2 milyar TL’lik artış yapılan Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bütçesinde, 2020 için öngörülen artış miktarı 11, 5 milyar TL’de kaldı.
Bütçeden ayrılan payın düşüklüğü nedeniyle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), “Haklarımız, geleceğimiz ve öğrencilerimizin eğitim hakkı” şiarıyla bugün Ankara’da miting düzenleyecek. Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek olan mitingde, eğitimde yaşanan aksaklıklar ve eğitim emekçilerinin talepleri dile getirilecek. Mitinge dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Velat Kaya, geçtiğimiz Ağustos ayında TİS görüşmeleri için Türkiye’nin dört bir yanında taleplerini dile getirdiklerini, yetkili bakanlıkla görüştüklerini ancak taleplerinin karşılanmadığını ifade etti.
Kaya, “Yoksullaşan, krizle boğuşan emekçilerin taleplerini gündeme getirmek istiyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz; 17 yıllık AKP iktidarı krizin bedelini her zaman emekçiye ödetmeye yönelik bir politika sürdürmüştür” dedi.
Mitingde özel okulların sayısındaki artışı, bu okullara aktarılan kaynağı ve kamusal eğitimin tasfiye edilmesi gibi birçok sorunu dile getireceklerini ifade eden Kaya, yine ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması çağrısında bulunacaklarını aktardı.
Emekçiler sözünü söyleyecek
Savaş politikalarının bir an önce son bulması gerektiğini belirten Kaya, şunları söyledi: “Savaşa aktarılan bütçenin eğitime, emekçilere aktarılmasını talep edeceğiz. Baskılar, tutuklanmalar ve sürgünlere karşı karşıya kalan emekçilerin sözünü söyleyeceği bir buluşma olacak. Aynı zamanda 15 Temmuz’dan sonra demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi verdikleri için ihraç edilen arkadaşlarımızın göreve geri dönmesi için mücadelemiz devam ediyor. Alanda bunu da haykıracağız. TİS görüşmelerinde yok sayılan taleplerimizin yeniden bütçe görüşmelerinde kamuoyuyla paylaşılması noktasında taleplerimiz olacak. 3600 ek gösterge, adaletsiz vergi dilimi ve benzeri birçok ekonomik talebimizi dile getireceğiz.”
Yine “Bugün insanlar açlık ve sefaletle baş başa kaldıklarında intihar etmek zorunda kalıyorsa bu çürümüşlüğü ortadan kaldırmak ve hesabını sormak hepimizin boynunun borcudur” diyen Kaya, bu tür antidemokratik, faşizan dönemlerde sokakta olmanın anlamlı ve önemli olduğunun bilincinde olduklarını kaydetti.
İşçiler hak mücadelesinde
İstanbul’un bir çok ilçesinde, çeşitli iş kollarında eylem halinde olan işçiler, “Haklarımızı geri alana kadar mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
İstanbul’un birçok noktasında yüzlerce işçi haklarını alabilmek için alandalar. Eylemde olan Üsküdar Belediyesi işçileri, 10 haftadır kurum önünde yaptıkları basın açıklaması ile işlerinin geri verilmesini istiyor. Kıdem tazminatları ve maaşları ödenmeden işten atılan Ataşehir Belediyesi işçileri de 45 gündür yaptıkları çeşitli etkinlikler ile hak arayışı içindeler. İşçi direnişinin bir diğer noktası ise Tuzla. Valfsan adlı firmada çalışan Birleşik Metal İş üyesi 10 işçi “Eleman fazlalığı” gerekçesiyle 11 Ekim’de işten çıkarıldı. O günden beri her sabah işe gider gibi fabrika önüne giderek, işlerinin geri verilmesini ve sendikanın işyeri temsilcisinin değişmesini talep ediyorlar.
Farklı noktalarda farklı iş kollarında eylem yapan işçiler her seferinde “Haklarımızı alana kadar direnişe devam edeceğiz” diyerek kararlı olduklarını vurguluyor.
Gerekçesini öğrenemediler
Üsküdar Belediyesi’nden 23 Ağustos’ta işten çıkartılan işçiler, işten çıkarılma gerekçelerini hala öğrenemedi. Her hafta Salı günü belediye önünde bir araya gelerek basın açıklaması yapan işçiler, bu hafta 10. eylemlerini gerçekleştirdi. Aynı belediyeden atılan Eyüp Menteş, “Bizler haksızca ve hukuksuzca işten atıldık. Haklarımızda bugüne dair tutulmuş tek bir tutanak dahi yok, işten atılırken savunmamız alınmadı. Biz namussuzluk, hırsızlık yapmadık sadece işimizi geri istiyoruz” dedi.
Sendikalı oldukları için
Ataşehir Belediyesi’nde de sendikalı oldukları için işten çıkarılan işçiler, 9 Ekim’den bu yana eylemde. 45 gündür belediye önünde nöbet eylemi gerçekleştiren işçiler, bir yandan da mahalle pazarlarında bildiriler dağıtarak seslerini duyurmaya çalışıyor. Ataşehir Belediyesi’nin diğer birimlerinden de işçilerin eylemine destek geliyor. Park ve Bahçeler Birimi ve Fen İşleri Birimi’nden de işçiler, 30 Ekim’de bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirerek işten çıkartılan işçilere destek oldu.
Hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını ifade eden Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) iş yeri temsilcisi Melike Şahin de “Biz esasen sendikal faaliyet yürüttüğümüz için geç ödenen maaşları ve çalışma koşullarının insana yaraşır olmamasını dillendirdiğimiz için işten atıldık” dedi. Taleplerinin çok açık olduğunu vurgulayan Şahin, “Öncelikle işimizi ve 1 Temmuz 2019 tarihi itibariyle Ataşehir Belediyesi ile sendikamız arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin uygulanmayan maddelerinin uygulanmasını istiyoruz. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Haklarımızı alana kadar
Platin Yapı firmasından 30 Temmuz’da şirketin iflas ettiği gerekçesiyle maaşları ve kıdem tazminatları ödenmeden işlerinden çıkarılan İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş) üyesi 20 işçi 4 Ekim’de ana yüklenici firma Tek Yol Plus firmasının Beykoz-Kavacık’da bulunan merkez ofisinin önünde ödenmeyen hakları için eyleme başladı. Alacaklarının ödenmesi için eylem yapan işçilerden Derviş Erkan, “Tek Yol Plus bize haklarımızın verilmeyeceğini söyledi. Platin Yapı Ağustos ayında battığını söyledi. O zamandan beri mücadelemizi sürdürüyoruz. Haklarımızı alana kadar da mücadele edeceğiz” dedi.
İşçi kıyımına karşı
Tuzla’da faaliyet yürüten Endüstri ve Ticaret Serbest Bölgesi’nde beyaz eşya yan sanayi ürünleri üreten Valfsan isimli firmadan eleman fazlalığı bahanesiyle işten çıkarılan 10 işçi, 43 gündür fabrika önünde, işlerinin iade edilmesi, firmadan işçi atılmasının engellenmesi ve demokratik ortamda yeni işçi temsilcisi seçimi yapılması talebiyle eylem yaptı. Sonrasında taleplerinin karşılanması ve sendikanın yaptığı görüşmelerin olumsuz karşılanması nedeniyle eylemlerini Birleşik Metal-İş Sendikası önüne taşıdı. Burada Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Sekreteri Özkan Atar’ın tepkisiyle karşılaşan işçilere sendika yöneticileri tarafından müdahale edildi. İşten çıkarılan işçilerden Ertan Tekin, “Biz sendikamıza karşı bir eylem yapmıyoruz. Sendikamızı kötü göstermek gibi bir amacımız yok. Yalnızca hakkımızı savunuyoruz ve sendikamızın da arkamız da olmasını istiyoruz. Bazı olaylar çarptırılarak aktarılıyor. Ama sendikanın bu tutumuna karşı gerekirse sabah akşam burada kalırız, direnişimize devam ederiz” ifadelerini kullandı.
MA/İSTANBUL