Barış Anaları, Şırnak’ta sınıra sıfır noktasında 5 gün boyunca Canlı Kalkan eylemi yaptı. Askeri operasyonların durması talebiyle barış nöbeti tutan annelere destek vermek için önceki gün yola çıkan kadınlar asker engeline takılmıştı. Batman, Dersim, Siirt ve Mardin’den yola çıkan aralarında BDP milletvekilleri Sebahat Tuncel, Nursel Aydoğan, Emine Ayna ve Ayla Akat’ın da bulunduğu yüzlerce kadın Uludere İlçesi’ne 30 kilometre kala Balveren Jandarma Karakolu tarafından ‘Şırnak valisinin kesin emri’ denilerek durdurulmuştu. Yapılan tüm temaslara rağmen sonuç alamayan kadınlar eylemlerine kaldıkları yerden devam edebilmek için Balveren Beldesi’nde geceledi. Dün sabah erken saatlerde yola koyulan Canlı Kalkanlar, Balveren Milli Karakolu tarafından durduruldu. Yetkililerle yapılan tüm görüşmelere rağmen barış talebiyle yollara dökülen kadınların geçişine izin verilmeyince Uludere İlçesi’ne bağlı Zeyvan Köyü’nün Deri Davetiya ve Deri Berkur tepeleri arasındaki bölgede 5 gündür barış nöbeti tutan anneler, Balveren Beldesi’ne doğru yola çıktı. Barış Anneleri’ni taşıyan araçlar Milli Karakolu önünde bekletilen kadınlar tarafından slogan ve zılgıtlarla karşılandı. Günlerdir dağ başında her türlü zorluğa rağmen barış nöbetinde ısrar eden yaşlı annelere çiçekler verildi. Duygusal anlar yaşanırken birçok kadın gözyaşlarına hakim olamadı. Barış Anneleri ve onlara destek vermek için 2 gündür eylemde olan kadınlar, karakoldan 2 kilometre uzaklıktaki Balveren Beldesi’ne doğru yürüdü. “Çocuklarımız ölmesin, silahlar sussun, taraflar konuşsun” pankartı altında yürüyen kadınlar, AKP Hükümeti’ni protesto ederek sık sık savaş karşıtı sloganlar attı.

Şırnak’ta 5 gündür Canlı Kalkan eylemine katılan anneler ise nöbetlerini başka bir gruba devretti. Geceyi Balveren’de geçirecek grup, bugün belirleyecekleri bir noktada eylemlerine devam edecek.

DİHA/ŞIRNAK




BM Bürosu önünde eylem


Kürt Kadın Barış Bürosu (CENİ) önceki gün Almanya’nın Bonn kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) bürosu önünde bir eylem düzenledi. Yaklaşık 100 kişilik bir kadın grubunun yer aldığı eylemde, Türk devletinin saldırıları kınandı. Mitingte sık sık “Savaşa Hayır-Demokratik Özerklik Hemen Şimdi”, “Almanya Finanse Ediyor, Türkiye Bombalıyor” şeklinde sloganlar atıldı. Etkinlikte bir konuşma yapan CENİ Temsilcisi, “Bu eylem bir başlangıçtır. Kadın kırımı ve savaşa karşı eylemlerimizi her gün çoğaltıp seslerimizi yükselteceğiz” dedi. Türk savaş uçaklarının Medya Savunma Alanı’nda katlettiği sivillere ilişkin bir dosya da BM bürosuna sunuldu. Dağıtılan bildirilerin ardından eylem son buldu.




Sömürgeciliğe karşı  direniş haktır


2010 yılında Almanya genelinde yürüttükleri eylemler ile dikkatleri üzerine çeken Tatort Kürdistan Kampanyası, bu yılda eylemlerini sürdürüyor.
Eylemler kapsamında Salı akşamı Frankfurt Fachhochschule’de Kürdistan Öğrenciler Birliği ( YXK), Frankfurt Fachhochschule AStA’sı, Sol Parti’nin (Die Linke) Frankfurt şehir örgütü ile Hessen eyalet örgütü yönetimi, Bundesausschuss Friedensratschlag (Barış Hareketi), Pax Chirsti gibi örgütlerin bir araya gelerek düzenledikleri “Dünya çapında silah ihracatını durdurun! Kürtlere karşı baskıları sonlandırın” konulu panele gazeteci Thomas Klein ile Sosyolog Martin Dolzer konuşmacı olarak katıldı. Alman dinleyicilerin yoğunluğu dikkat çekti.
Tatort Kurdistan Kampanyasının tanıtımından sonra söz alan “Silah ihracatına karşı kampanyanın” eski basın sözcüsü ve gazeteci Thomas Klein, 90’lı yıllarda Kürdistan’da Türk devleti tarafından yürütülen kirli savaşta Alman devletinin silah desteğine dikkat çekerek, “Almanya’nın Türkiye’ye silah satışı inkar edilmeyecek kadar somut belgeler var. Bu belgeler aynı zamanda Kürtlere yönelik katliamlara desteği açığa çıkarıyor. Fakat Kürdistan’da yürütülen savaşta Alman toplumu büyük çoğunluğu, Alman devletin askeri desteği ve silah ticaretini bilmek istemiyor veya ilgilenmiyor. Savaş sonuçları Almanya’da yaşanmadığı müddetçe kimse ilgilenmekte istemiyor” dedi. Almanya’nın dünya çapında önemli bir silah üreten ülke olduğu söyleyen Klein, “silah tacirleri için çıkar esastır. Almanya’daki silah tacirleri de çıkarını esas alıyor.”
Sosyolog Martin Dolzer ise konuşmasında “silahlar satılıyorsa, savaşlar da olur” demesiyle aslında Almanya’nın silah satışıyla savaşları teşvik ettiğine dikkat çekti. Silah satan ülkelerin savaşların sonlanmasını istemez diyen Dolzer, “Türk ordusu, bizzat Erdoğan hükümeti talimatı ile sınırötesine geçerek, uluslararası hukukuda çiğneyerek bir haftadır Güney Kürdistan’ın bombalıyor. Sivilleri katlediyor. Uluslararası kamuoyu savaşa kayıtsız kalıyor. Ciddi bir ses yok” dedi.
Dolzer, devamla “Türkiye bir haftadır gerilla ve sivil yerleşim yerlerini bombalıyor ve katliamlar gerçekleştiriyor. İran bir ay önce bombaladı ve hala sınırda yığınaklarını sürdürüyor. Danimarka’da Kürt televizyonu Roj TV’ye karşı dava yürüyor. Almanya’da Kürtler her türlü kriminalizasyona tabi tutuluyor, Yeni Özgür Politika’ya karşı dava açılmış. Fransa’da Kürt siyasetçileri yargılanıyor, diğer Avrupa ülkelerinde benzer uygulamalar söz konusudur. Tüm bu baskılar anti-Kürt konseptinin birer parçasıdır” dedi.
Dolzer, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin uluslararası hukuk çerçevesinde tanımladığımızda yürütmüş olduğu mücadelenin meşru ve gerekli olduğunu belirterek, “Çünkü Lozan Antlaşması’ndan bu yana sürekli bir sömürgecilik hakim” şeklinde konuştu. Uluslararası hukukta ise sömürgeciliğe karşı askeri anlamda direnme hakkı olduğunu vurgulayan Dolzer, dolayısıyla PKK’nin uluslararası terör örgütleri listesine alınmasının da bir safsata olduğunu belirtti.

1 Eylül’de eylemde
Kampanya, 1 Eylül günü Almanya’nın birçok şehirinde eylemler yapacağını açıkladı. Hamburg, Berlin, Düsseldorf, Bremen, Hannover, Frankfurt, Münich, Kassel, Götingen, Köln, Bochum ve Nürnberg gibi şehirlerde eylem hazırlıkları yürtüldüğünü söyleyen aktivistler, diğer şehirlerde de eylemlerin örgütlendirilmesi için herkesi kampanyaya destek sunmaya çağırdı.
Eylemleri Kürdistan’daki savaşa dikkat çekmek ve bu kirli savaşın sonladırması için barış isteyen her kişi ve kurumun desteğini almak gerektiği belirtildi.
Şehirlerde eylem örgütlemek isteyen her kişi ve kurumun desteğine ihtiyaç duyduklarını, ilgili aktivistlerin tatort_kurdistan@aktivix.org email adresi veya http://tatortkurdistan.blogsport.de web adresi üzeri bilgi alabileceği açıklandı.


 Y.Ö. POLİTİKA/FRANKFURT