AKP Hükümeti de devreye koyduğu yeni konseptle daha şimdiden 20 milyar dolarlık bütçeyi polise ayırdı. Hükümetin hazırlayacağı 2012 bütçesinin de şiddet konseptine göre şekilleneceği ve pastadan aslan payının silah, helikopter ve savaş uçakları ile polis ve askere verileceği belirtiliyor.
Kürt sorununda barışçıl çözüm yerine Türkiye, tekrar 30 yıldır denenen askeri yöntemleri gündemine aldı. Kürt sorununda askeri yöntemlerde çözümü arayan hükümetlerin politikaları 30 yıl boyunca, resmi rakamlara göre Türkiye'ye 500 milyar dolara yakın mal olurken, AKP Hükümeti de Federal Kürdistan Bölgesi'ne düzenlediği hava harekatının yanı sıra kara harekatını gündemine aldı. Bir F16 savaş uçağının havalanma maliyetinin 6-12 bin dolar arasında değiştiği belirtilirken, hükümetin hava harekatında kullandığı bütçenin yanı sıra daha şimdiden 20 milyar dolarlık bütçeyi, "PKK'yle mücadelede etkin" kullanacağını belirttiği emniyetin güçlendirilmesi için ayırdı. AKP Hükümeti'nin 2011 bütçesinden 100 milyon liralık kaynak ile polise Kobra, Shortland, kameralı Shortland, Dragon gibi zırhlı araçlar alması ise Spor ve Gençlik Bakanı Suat Kılıç'ın "Terörle mücadelenin muhasebesi yok, para pul hesabı yok" açıklamasını doğruluyor. Bütçe olmadığı bahanesiyle kadrolu öğretmen atayamayan hükümetin şiddete ayırdığı bütçedeki rakamlar ise bütçenin faturasının yoksuların ve emekçilerin cebinden çıkacağının işaretlerini veriyor.

Polise bütçe kıyağı
Dünya ve Türkiye ekonomisinde yaşanan sıkıntılardan dolayı sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda krizler yaşanırken, hükümet savunma bütçesinden en büyük payı polise ayırdı. Devreye konulan yeni konsept gereği bütçeden polise en büyük pay ayrılacak. AKP'nin iktidarda bulunduğu her dönemde olduğu gibi bu yıl da polisin bütçedeki payı 23,2 artırılarak 10 milyar 578 milyon TL'ye çıkartıldı. 2012 bütçesine de benzer büyük çaplı alımlar için ödenek konulacağı belirtilirken, harcamalar bununla da sınırlı kalmayacağa benziyor. "Güvenlik önlemleri" adı altında, bölge illerinde kullanılan polis noktaları, tek tip hale getirilecek. İl girişlerini kontrol altında tutmak ve bazı emniyet binalarının güvenliğinin sağlanması gerekçesiyle kurulan ve 24 saat polis bekletilen nöbet noktaları da, zırhlı ve ısıtmalı hale getirilecek. 2012 bütçesinden pay almayı bekleyen emniyetin bir başka unsuru ise 1990'lı yıllarda adları cinayetler ve köy yakmalarla anılan özel harekatçılar olacak. Özel harekata yeni nesil M16 otomatik tüfekler de satın alınacağı belirtilirken, gerek personel sayısının artması, gerekse de uzun süredir otomatik temin yoluna gidilmemesi nedeniyle yapılacak yeni alımlar bir an önce gerçekleştirilecek.

Helikopter ihalesi yapıldı
Kürt sorununun şiddetle çözümü konusunda kesenin ağzını açan AKP hükümetinin savunmaya ayırdığı pay bunlarla da sınırlı kalmıyor. AKP hükümetinin yeni savaş uçakları alımı için 10 milyar dolarlık bir bütçe ayırdığı belirtilirken, 2010 Aralık ayında 4 milyar dolar tutarındaki 121 adet Skorsky helikopter alımı da son aşamaya geldi. Maliye Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı sınır bölgelerinde inşa edilecek yeni karakolların bir an önce bitirilmesi için Hazine arazilerinin satışından elde edilen ve TOKİ'ye aktarılan 650 milyon lira ise, harcamaların vardığı bir başka boyutu gözler önüne seriyor. 2008 ve 2009 yıllarında 1,25 milyar dolarını askeri silah ithalatına harcayan AKP hükümetinin devreye koyduğu yeni konsept gereği harcayacağı paranın artarak devam edeceği görünüyor.

Fatura halka kesiliyor
Devasa rakamlarda "güvenlik" adı altında silaha, uçağa ve helikoptere yapılan yatırımların faturasının emekçilere kesildiği ise hem var olan işsizlik rakamları hem de temel gıda maddeleri ve enerjide yapılan ya da yapılması planlanan zam oranları ile ortaya çıkıyor. Son 5 yıl içinde benzinin litre fiyatı yüzde 48 artarken, 2010 Kasım ayından günümüze akaryakıt fiyatı tam 19 kez değişti. 2011 Ocak ayından günümüze akaryakıt ürünlerinde ortalama 50 ile 60 kuruş arasında zam yapıldı. Türkiye'de yoğun olarak kullanılan enerji kaynağı olan doğalgazda ise zam kapıda. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'nun "metodoloji" çalışmasının ardından doğalgaza yüzde 25-30 zam gündeme geldi. Yurttaşların kullandıkları temel gıda maddeleri de zamlardan nasibini aldı ve daha da alacağa benziyor. Şeker fiyatları yüzde 8 zamlanırken, son 4 ayda yurtiçi tuz fiyatlarında yüzde 60 artış yaşandı. Meyve ve sebzede ise fiyat artışı içinde bulunduğumuz ay içerisinde yüzde 15 ile 20 oranında arttı. Açıkladığı işsizlik rakamları ile işsizliğin sürekli düşüş trendinde olduğunu iddia eden ve istihdama bütçe ayırmaktansa savaş bütçe ayırmayı tercih eden AKP hükümetinin açıkladığı işsizlik oranlarının ne kadar gerçeği yansıttığı ise büyük bir soru işareti. DİSK-AR'ın işsizliğe ilişkin Nisan ayında açıkladığı rapor sonuçlarında ise 1 milyon geçici işsizin iş bulamadığı, gerçek işsiz sayısının 5 milyon 230 bin olduğunu ortaya koyuyor.


ÇAÐDAŞ KAPLAN - DİHA/İSTANBUL