
İddianameyi hazırlarken müsriflik yapan Türk savcı, ceza verirken bonkörlüğü tercih etti.
Mersin’de 24 Aralık 2016’da Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve kayyum atanan Akdeniz Belediyesi’ne dönük operasyonlar kapsamında tutuklanan HDP İl Eşbaşkanı Sadun Doğan, Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu ile aralarında KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Ergin Çağlar’ın da olduğu 15'i tutuklu 34 kişi hakkında iddianame tamamlandı.
Daha önce hazırlanan ancak mahkeme tarafından “suç vasfı oluşmadığı” gerekçesiyle iade edilen iddianameyi, Savcı İhsan Doğan yeniden hazırladı. İddianame, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuksuz yargılanan Abdulkerim Timur, "örgüt propagandası yapmakla" suçlanırken, diğer 33 kişinin ise "örgüt üyesi olmak"tan yargılanması isteniyor.
Herkese birer sayfa
34 kişi hakkında hazırlanan 34 sayfalık iddianamenin ilk 9 sayfasında isimlere yer verilirken, sonraki 6 sayfada ise "PKK ve KCK"nin yapılanması anlatılıyor. Kalan 19 sayfada ise tutuklu ve tutuksuz 34 kişi hakkındaki iddialara yer veriliyor. 20 Temmuz'da ilk duruşması görülecek davada 33 kişi hakkında "örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla toplamda 165 yıldan 330 yıla kadar ceza istenirken, bir kişi hakkında da 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede HDP İl Eşbaşkanı Sadun Doğan ve Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu'nun da aralarında olduğu kişilerin 2014, 2015 ve 2016 yıllarında katıldıkları cenaze törenleri, eylem ve etkinlikler suç unsuru sayıldı.
DAİŞ’i protesto bile suç
İddianamede suç olarak belirtilen eylemler arasında DAİŞ’e karşı 2014 yılının Ağustos ayında HDP Mersin İl binası önünde Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından yapılan basın açıklaması ve yürüyüşe de yer verilmesi dikkat çekti.
İddianamede HDK için de "Mersin'de herhangi bir yasal kuruluşları bulunmayan ve kendilerini Halkların Demokratik Kongresi (HDK) olarak tanıtan, PKK/KCK örgütüne müzahir" tanımı yapıldı.
Savcı tarihleri de karıştırdı
Kasım 2016’da HDP’li vekillerin tutuklanması ve Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasını protesto eden eyleme de iddianamede yer veren savcının, 18 Aralık 2016’da kayyum atanan Akdeniz Belediyesi’ni de kayyum atanmış gibi göstermesi dikkat çekti. Henüz kayyumun atanmadığı Kasım ayındaki eylem için savcı şu ifadelere yer verdi: "PKK/KCK terör örgütü propagandası ve örgütü adına faaliyet yürütmekten tutuklanan HDP milletvekillerine destek vermek, Akdeniz Belediyesi’ne kayyum atanması, görevden alınan ve ihraç edilen kamu görevlilerinin durumu, olağanüstü hal kapsamında uygulanan sözde hukuksuzluklar ile ilgili 04.11.2016 günü Mersin Akdeniz Belediyesi konferans salonunda Valilikçe yasaklanan eyleme şüpheliler Serpil Okuyucu ve Mehmet Emin Sarıgül'ün de katıldığının tespit edildiği…"
Posterler iddianamede
Tutuklu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve eski eşbaşkan Figen Yüksekdağ’ın posterlerinin HDP Yenişehir İlçe binasına asılması da suç kapsamında değerlendirildi.
GABB’ın kitapçığı
İddianamede “Nasıl Bir Yerel Yönetim“ isimli Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) eğitim yayını suç unsuru sayıldı.
HDP Kurdali Mahalle Temsilciliği'ndeki bir fotoğraf için iddianamede "1 adet 30x50 ebatlarında kahverengi çerçeveli üzerinde XEBATKAREN ÇAPEMENIYA AZAD yazılı elinde fotoğraf makinası olan bayan fotoğrafı bulunduğuna" yer verildi.
Savcı Doğan iddianamenin sonunda ise haklarında herhangi bir delile yer vermediği Fırat Acar ile Vedat Azrak için "PKK/KCK örgütünün mahalle yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri"ni belirtti. Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu, HDP Mersin İl Eşbaşkanı Sadun Doğan, Nurettin Atız, Sıddık Aykut, Sedat Akbay, Raziye Söner, Salih Akti, Selman Günbat, Kahraman Oğuz, Abdulkerim Elçi, Selahaddin Karakeçili, Nuriye Arslan, Şükrü Alkanlı, Mustafa Salış, Ömer Serin, Hıdır Berk'in HDP Mersin İl ve İlçe teşkilatlarında faaliyet yürüttüklerini söylemesi de dikkat çekti.
Abdulaziz Durak, Abdulkerim Elçi, Fırat Acar, Mehmet Bakrak, Salih Aktı, Vedat Azrak ve KHK ile kapatılan DİHA muhabiri Ergin Çağlar hakkında iddianamenin hiçbir yerinde bir delile yer verilmemesine rağmen, "örgüt üyeliği" suçlamasıyla yargılanmaları talep edildi.
DİHABER/MERSİN