
Göle'de 70 yaşındaki Kamber Morkoç'un katledildiği, 3 köylünün de yaralandığı saldırıyla ilgili herhangi bir inceleme başlatılmazken, saldırı noktasında MKE yapımı onlarca mermi kovanı bulundu. Av. Yaşar Kaya, ailenin fiziki ve teknik takip altında bulunduğunu belirterek, hedef seçildiğini açıkladı.
Ardahan'ın Göle ilçesi ile Erzurum'un Şenkaya ilçeleri arasında bulunan ve aynı zamanda piknik alanı olan Qeresû (Karasu) ormanlık alanına pikniğe giden Morkoç Ailesi'nin içinde bulunduğu minibüsün 12 Temmuz günü taranmasını ardından devlet yetkilileri, jet hızıyla gerillaları suçladı. Günlerdir kimsenin girmesine izin verilmeyen ve halen savcılığın inceleme yapmadığı bölgede DİHA önemli verilere ulaştı. Minibüsün tarandığı alanda Makine Kimya Endüstrisi (MKE) damgalı Türk ordusuna ait çok sayıda mermi kovanı ve patlamamış mermi bulunurken, tanıkların "aracın önüne bomba atıldı" dediği noktada bomba izlerine ulaşıldı.
Aile takipteydi!
Göle'ye 10 kilometre uzaklıktaki dağlık ve ormanlık alan, yolların dar ve bozuk olması nedeniyle araçla çok dikkatli ilerlenmesi gereken bir bölge. Alevi ve yurtseverliği ile tanınan Morkoç Ailesi'nin içinde bulunduğu araç da o gün hız yapmadan söz konusu yol üzerinde seyir halindeyken saldırıya maruz kaldı. Görgü tanıkları saldırının devlet güçleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtirken, ailenin avukatı Yaşar Kaya önemli bir iddiayı ortaya attı. Morkoçları taşıyan aracın emniyet yetkilileri tarafından olay yerine kadar hem teknik hem de fiziki takipte olduğunu belirten Av. Kaya, şunları söyledi: "Olaydan hemen sonra Ardahan Valisi'nin 'Bunu PKK'liler yaptı' diye yaptığı acele açıklamasını tanıklar yalanlıyor. Acilen Ardahan Valisi'nin görevden alınması gerekir. Ardahan Valisi daha öncede içinde mezar olmayan şehitliği yıkarak bir provokasyon daha yaratmak istedi. Ondan cesaret ederek bu kez bunu yaptı. Araç Göle'den çıkarken takip ediliyor. Ve oradaki birimlere haber verildi, orda infaz gerçekleştirildi."
Savcılar örtbas çabasında
Olay yeri incelemesinin halen yapılmadığına dikkat çeken Av. Kaya, savcılığın olayı örtbas etme niyetinde olduğunu dile getirdi. Göle Savcısı'nın yetki alanına girmediğini gerekçe gösterdiğini, Şenkaya Savcısı'nın ise "can güvenliği olmadığı" bahanesiyle gelmek istemediğini belirten Av. Kaya, infaz için seçilen bölgenin tesadüf olmadığını ifade etti. Av. Kaya, "Bunu yapan paramiliter güçlerin amacı soruşturmayı sekteye uğratmaktır. Bu soruşturmadan hiçbir şey çıkmayacaktır. Bunu hem mesleki hem siyasi tecrübelerime dayanarak söylüyorum" dedi.
Kimliği kim götürdü?
Şoförün sağduyulu davranması sonucu araçtaki diğer 5 kişinin kurtulduğunu söyleyen Av. Kaya, olaydan hemen sonra silahlı sivil kişilerin kendilerini polis olarak tanıtıp şoför Alkan Akın'ın kimliğini aldığını ve kimliği Göle Emniyeti'ne götürdüğünü belirtti. Göle ve Şenkaya'daki jandarma ekiplerinin ise böyle bir ekiplerinin olmadığını beyan ettiğini aktaran Av. Kaya, şunları söyledi: "Bu kişiler aracı yavaş yavaş ilerleterek yaralıların ölmesini amaçlıyor. Şoförün kimliğine el koyan paramiliter güçler Göle Emniyeti'ne kimliği veriyor. Kimin kimliği verdiğini sorduğumuz Emniyet 'bilmiyoruz' diyor. Burada bir şüphe var. Jandarmaya soruyoruz 'Böyle bir ekibiniz var mı' diye, 'yok' diyorlar. Şenkaya Jandarmaya soruyoruz 'yok böyle bir ekibimiz yok' diyor" ifadelerini kullandı.
DİHA/ARDAHAN