
Başvuruda "Başbakanlık'tan izin alın, dosyayı da Ankara'ya gönderin" denilirken hükümet kriz karşısında savcıların Hakan Fidan'ı sorgulayamaması için yasal formül arayışına girdi.
İstanbul'da özel yetkili savcı, KCK soruşturması kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, yardımcısı Afet Güneş ve selefi Emre Taner ile ismi açıklanmayan iki MİT'çiyi dün için ifadeye çağırmıştı. Ancak MİT yetkililerinin ifade vermeyeceği açıklandı. Buna gerekçe olarak, MİT Kanunu'nun 26. Maddesi'ndeki, MİT mensupları hakkında cezai takibat yapılmasının Başbakan'ın iznine bağlı oluşu gösterildi.
MİT'ten savcılığa: Yetkin yok
MİT Müsteşarlığı da bu kanuna dayanarak dün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na görev ve yetkisizlik itirazından bulundu. MİT'in başvurusunda, "İfade için Başbakanlık'tan izin alınması gerekir. Soruşturma Ankara'ya gönderilmeli" deniliyor. MİT'in itiraz ve talebi incelemeye alındı.
Ankara'da görüşme trafiği yaşandı
MİT'çilerin ifadeye çağrılması dün Ankara'da hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün çağrısı üzerine, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Çankaya Köşkü'ne çıktı. Yaklaşık 1,5 saat süren görüşme sonrası Köşk'ten yapılan açıklamada "Önceden planlanan bir görüşmesiydi. Son gelişmeler üzerinde yoğunlaşıldı" denildi.
Hükümet formül arayışında
Hükümet de Oslo'da PKK'yle müzakere için görevlendirdiği Hakan Fidan'ın ifade vermemesi için formül arayışına girdi. Bu konuda yapılacakları Adalet Bakanı Sadullah Ergin de Başbakanlık'ta Başbakan Erdoğan ile görüştü. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de Başbakan Erdoğan ile görüşmek üzere öğleden sonra Başbakanlığa gitti. Görüşmenin haftalık olağan görüşme olduğu açıklandı. Ancak, Orgeneral Özel ile görüşme Başbakan Erdoğan'ın açıklanan programında yoktu. Başbakan Erdoğan daha sonra Cumhurbaşkanı Gül ile de görüştü. Tüm görüşmelerde MİT Müsteşarının ifadeye çağrılmasının da konuşulduğu tahmin ediliyor.
Yargı paketine ek maddeler konulacak
AKP Hükümeti, savcıların MİT Müsteşarını ifadeye çağırma yetkisinin olup olmadığına yoğunlaşmış durumda. Çünkü Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250 ve 251. maddeler özel yetkili cumhuriyet savcılarına geniş yetki tanıyor. CMK'nın 250. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; şüpheli, görev ve sıfatı ne olursa olsun özel yetkili cumhuriyet savcısı tarafından ifadeye çağrılabiliyor. 251. maddenin birinci fıkrasına göre de savcıların doğrudan soruşturma yapma yetkisi var. Yani savcıların MİT müsteşarını çağırmasında hukuken bir engel görülmüyor. İşte bu iki madde için şimdi Ankara’da bazı formüller üzerinde çalışılıyor. Yargının hızlandırılmasına yönelik olarak hazırlanan ve komisyon aşamasında olan yasal düzenleme paketine, bu durumun bir daha yaşanmamasını sağlayacak maddelerin eklenmesi bekleniyor.
Erzincan örneği var
MİT Müsteşarının 'terör' soruşturması kapsamında ifadeye çağrılması bir ilk ancak daha önce benzer bir durum yaşanmıştı. Erzincan'daki Ergenekon yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, Özel Yetkiyi Savcı Osman Şanal MİT Bölge Müdürü'nü ifadeye çağırmıştı. Dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner'in olumsuz görüşüne rağmen Savcı Şanal, CMK'nin 250 ve 251. maddesinin dayanak göstererek ifadeyi almış hatta Erzincan Bölge Müdürü'nü tutuklamıştı.
ANKARA