
Suriye topraklarında Türkiye için tarihi önem taşıyan, Süleyman Şah Türbesi’nin ilk bulunduğu yer olan Caber Kalesi de Demokratik Suriye Güçleri (QSD) tarafından özgürleştirildi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi'nin dedesi ve Ertuğrul Gazi'nin babası Süleyman Şah'ın ve iki askerinin naaşlarının bulunduğu yer olarak tarihe geçen ve Fransız mandasındayken 1921 ile 1973 tarihleri arasında Türk toprakları olarak kabul edilen kale, Fırat Nehri'nin sol kısmında Reqa'nın ilçesi Tebqa'ya 5 kilometre mesafede bulunuyor.
Daha sonra türbenin Tebqa Baraj Gölü’nün altında kalacağı varsayılarak, Karakozak köyüne taşınması ile 1973 tarihinde indirilen Türk bayrağı, Karakozak'taki yeni müştemilata asılmıştı. DAİŞ işgali ile birlikte Karakozak'taki türbe, bu sefer de YPG'nin açtığı koridordan TSK'nin operasyonuyla Kobanê'nin Eşme köyüne taşınmıştı.
QSD’nin ikinci kalesi
Suriye iç savaşının başlamasıyla önce rejimin kontrolünde bulunan kale, 2014 yılında DAİŞ işgaline uğramıştı. QSD'nin Reqa’ya dönük başlattığı Fırat’ın Gazabı Hamlesinin ikinci etabıyla özgürleştirilen 100’ü aşkın köyden sonra Caber Kalesi de Kuzey Suriye Federasyonu güçlerinin eline geçti. Kale, Minbic’te kurtarılan Necm Kalesi’nden sonra Suriye’de özgürleştirilen ikinci kale oldu.
Kalede temizlik sürüyor
Kaleyi almak için Doğu ve Batı Caber köylerinde DAİŞ'le çatışan QSD güçleri, çok sayıda DAİŞ’liyi öldürürken, çok sayıda DAİŞ’liyi de teslim aldı. Bomba yüklü araçlarla sonuç almaya çalışan DAİŞ’liler, arkalarında büyük miktarda cephane bıraktı. Son olarak kaleyi, şiddetli çatışmalardan sonra özgürleştiren QSD'nin kale etrafındaki mayın ve El Yapımı Patlayıcı (EYP) temizleme çalışması sürüyor.
Komutan anlatıyor
Caber Kalesi operasyonunu anlatan cephe komutanlarından Kendal Bexdik, Doğu ve Batı Caber köylerini sızma ve operasyonlarla şiddetli çatışmalardan sonra ele geçirdiklerini, iki köyün arasında bulunan kalenin bu şekilde kuşatıldığını söyledi. Kalede DAİŞ dirense de sonuç almadığını dile getiren Bexdik, “Geri adım atmayacağız. Her gün ileriye gideceğiz. Bedeli ne olursa olsun kaleyi alacağımızı belirtmiştik. Şehitler verdiysek de kaleyi aldık. Bölge halkına çağrımız var. Özellikle çetelere yöneldiğimiz zaman duyarlı olsunlar. Biz onları bu insanlık düşmanı zihniyetten kurtaracağız” dedi.
8 köy, 5 mezra daha
Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nin ikinci aşamasında 31 Aralık’ta Eyn Îsa’nın güneybatısından iki kol şeklinde harekete geçen savaşçılar, önceki geceden dün öğle saatlerine kadar DAİŞ işgalinde bulunan Nasiriye, Um Hecera, Bir Erdarî, Tellac ve ismi öğrenilmeyen 4 köy ile 5 mezrayı özgürleştirdi.
Öte yandan sabah saatlerinde tarihi Caber Kalesi’nin özgürleştirilmesi ardından, Batı Suwediye köyüne yönelen savaşçılar ile DAİŞ arasındaki çatışmalar tüm şiddetiyle devam ediyordu.



NAZIM DAŞTAN / DİHABER / REQA