Sayıştay’ın yayınlanan 2017 raporlarında devlet kurumlarındaki keyfilik saklanamadı.

Sayıştay raporların- da kamu idarelerine yönelik çok sayıda eleştiri yer aldı. En fazla eleştiri alan kurumların başında toplam 64 bulgu ile SGK geliyor. Ölülere bile aylık ödendiği, sigortasız işçi çalıştıran patronların teşviklerden yararlanmaya devam edildiği belirtildi. Kamu idareleri yedek ödeneğin tamamını harcayarak sıfırladı. Görevi çalışanların haklarını düzenlemek olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kendi personeli için “kıdem tazminatı” ayırmadığı ortaya çıkarken temel görevleri arasında “muhasebe” tutmak da yer alan Maliye Bakanlığı’na önceki yıllarda olduğu gibi yine “muhasebe kayıtları” eleştirisi geldi. Bakanlık mali tablolarının Hazine’ye ait taşınmazlar hakkında doğru bilgi sunmadığına dikkat çekildi. Sayıştay’ın Türkiye İş Kurumu raporunda, Toplum Yararına Program’dan yararlanmaktayken gelir getirici bir işte çalışmaya başlayan 1003 kişiye 4.2 milyon lira yersiz ödeme yapıldığı belirtildi.

Sayıştay’ın 2017 raporlarında yer alan değerlendirmeler dikkat çekici. Genel Uygunluk Bildirimi raporuna göre, kamu kurumları 38 milyar liralık toplam yedek ödeneğin tamamını harcayarak sıfırladı. Raporda kamu idarelerinin ödenek üstü giderlerine de yer verildi. İlk sırada 20.4 milyar lira ile Milli Eğitim Bakanlığı yer aldı. İkinci sırada, 7.7 milyar lira ile Emniyet Genel Müdürlüğü, üçüncü sırada 111.9 milyon lira ile Diyanet İşleri Başkanlığı, dördüncü sırada da 109 milyon lira ile Türkiye KamuHastaneleri Kurumu geliyor.

 

Gerçek tutarlar yok

Sayıştay’ın SGK raporunda yine çok sayıda eleştiriye yer verildi. Toplamda 64 bulgu yer aldı. Raporda, “SGK’nın 2017 yılına ilişkin mali rapor ve tablolarının doğru ve güvenilir bilgi içermediği kanaatine varıldığı” vurgulandı. Eleştirilerden bazıları şöyle: “Kurumun mali sisteminin, cari ve geçmiş dönemde kurum alacağına dönüşmüş tutarların gerçek durumunu göstermediği, alacakların yönetiminde mali saydamlığın ve hesap verilebilirliğin tam olarak sağlanmadığı; kişilerden alacaklar ve şüpheli alacaklar hesaplarının gerçek durumu tam ve doğru olarak yansıtmadığı; icraya devredilen takipli alacakların muhasebe kayıtları dışında takip edildiği (kurumun icra takibinde toplam 40.3 milyar lira alacağı var); mali tabloların yapılandırılan kurum alacakları konusunda tam ve doğru bilgi içermediği; tahakkuk ve tahsilatların gerçek tutarları yansıtmadığı...”

Raporun “denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeler” bölümünde yer alan eleştirilerden bazıları da şöyle:

  • SGK tarafından sağlık hizmet sunucularına verilen toplam 10.1 milyar lira tutarındaki avans yasada belirtilen süreyi aştığı halde kapatılmadı.
  • OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lerle kapatılan kurum ve kuruluşların SGK’ye yaklaşık 108 milyon lira prim borcu var. Raporda bu alacakların takip ve tahsilatında izlenecek usulün belirsiz olduğuna dikkat çekildi.
  • Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 250 bin kişinin eski Tarım Bağ-Kur sigorta kayıtlarının olmadığı tespit edildi.
  • 30 büyükşehir belediyesi, 519 büyükşehir ilçe belediyesi, 51 il belediyesi, 400 ilçe belediyesi ve 397 belde belediyesinden oluşan toplam bin 397 belediyeden bin 84’ünün SGK’ya olan toplam 8.7 milyar lira prim borcu tahsil edilemedi.
  • Yeşil kartlılara ilişkin 4.4 milyar liralık GSS primleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan süresi içinde tahsil edilemedi.
  • 29 bin 487 işverene, toplam 823.1 milyon lira tutarında idari para cezası uygulanması gerektiği tespit edildiği halde tebligat yapılmadı.
  • Otomatik icra programı, özel nitelikteki geçici işyerlerine ilişkin alacakları kapsamadığı ve bu nedenle de söz konusu işyerlerine ilişkin alacakların takibinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığı, hatta bazı kurum alacaklarının zamanaşımına uğratıldığı tespit edildi.
  • Bazı sporcu ve teknik adamların prime esas kazançlarının eksik ya da hiç bildirilmediği ortaya çıktı.
  • Taşeron şirketlerin SGK’ye yasal süresi içinde ödenmeyen borçlarının tahsilinde asıl işverenlere başvurulmadığı belirlendi.
 

369 ölüye aylık ödendi

 
  • Kayıt dışı yani sigortasız işçi çalıştırdıkları için teşvik alması yasak olan işyerlerinden bazıları teşvikten yararlanmaya devam etti. Bu kapsamda sigortasız yani kaçak işçi çalıştıran 675 işyeri teşviklerden yararlanmayı sürdürdü.
  • SGK’den aylık almakta olan kişilerden bazıları için yeşil kartlı olarak Genel Sağlık Sigortası primi tahakkuk ettirildi.
  • Malullük aylığı alanlardan çalışmaya başlayanların aylığı kesilmedi.
  • 369 kişiye öldükten sonra da aylık ödenmeye devam edildi.
  • SGK tarafından işletilen ve giderleri 38.6 milyon lira olan tesislere ilişkin veriler kurumun mali tablo ve raporlarında yer almadı.
 

Muhasebe bilmeyen Maliye

Sayıştay’ın Maliye Bakanlığı raporunda da şu eleştiriler yer aldı:

  • Bakanlık mali tabloları Hazine taşınmazlarına ilişkin doğru ve güvenilir bilgi sunmuyor. Hazine taşınmazlarına ilişkin rayiç bedel kayıtları da doğru ve güvenilir değil.
  • Bakanlık tarafından Hazine taşınmazları üzerinde tesis edilen tahsis işlemlerinin eksik muhasebeleştirilmesi nedeniyle mali tablolar, diğer kamu idarelerinin kullanımına bırakılan varlıklara ilişkin doğru ve güvenilir bilgi sunmuyor.
  • Kamu konutlarının sayısına ilişkin kayıtları gerçeği yansıtmıyor.
 

ANKARA

 
 

Sigortasız çalıştırılmaya son

 

Mersin Serbest Bölge’de sigortasız çalışan işçilerin, Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılan denetimle işe alınmaması Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (Dev Tekstil) Çukurova Temsilciliği tarafından yapılan eylemle protesto edildi. Dev Tekstil Çukurova Temsilcisi Ahmet Subaşı, “Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü tarafından yapıldığı söylenen denetimde sigortası yatmayan, giriş kartı olmayan yüzlerce işçi 3 saat boyunca bölge girişinde bekletildi. Tüm bunların sorumlusu olmayan, aksine bu nedenle mağdur olan işçiler bir kez daha mağdur edildi. Sendikamız Mersin Serbest Bölge’de sigortasız işçi çalıştırmaya son verilmesini, serbest bölge giriş kartı ücretlerinin işçilerden kesilmesine son verilmesini talep etmektedir” dedi. 

 

 MA/MERSİN

 
 

Diyanet’e milyarlar yetmedi

 

Diyanet, imam maaşlarını yetiştiremediği gerekçesiyle 111 milyon 988 bin ödenek üstü harcama yaptı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dev bütçesine ilişkin incelemelerde bulunan Sayıştay, yapılan hatalara karşın “gayret gösterilecek” yanıtını yeterli saydı. 6.8 milyar TL’lik bütçe ile yetinemeyen Diyanet, hem ek ödenek aldı hem de ödenek üstü harcama yaptı. Sayıştay, Diyanet’in bütçesine ilişkin değerlendirmelerinde ilginç ayrıntılar yer aldı. Rapora göre Diyanet’e 2017 yılı içinde 6 milyar 867 milyon 117 bin TL ödenek, yıl içinde içinde 323 milyon 344 bin TL daha ilave ödenek verildi. Devlet bütçesinin yüzde 1’ini kullanan Diyanet bununla da yetinmeyerek imam maaşlarını yetiştiremediği gerekçesiyle 111 milyon 988 bin TL ödenek üstü harcama kullandı.

25 milyarlık olumsuzluk

Diyanet bütçesinde en dikkat çeken noktalardan biri de bilançodaki ‘olumsuz faaliyet’ başlığındaki milyarlar oldu. Kamu bütçesinden 7.5 milyar TL harcayan Diyanet’in devletten aldığı ödeneği gelir saymamasının ardından “Geçmiş yıllar olumsuz faaliyet sonuçları” hesabında 17.6 milyar TL, bu yıl da yine “dönem olumsuz faaliyet sonuçları” hesabında 7 milyar TL “zarar” görüldü.

Diyanet’in 183 bin 393 mülkü var

Diyanet’in yıllardır taşınmazlarını kayda geçirememesi de raporlara yansıdı. 2014 yılında tamamlaması gereken envanterde yapılan incelemelere göre, Diyanet’in hizmet ve faaliyetlerinde kullanılan ve yönetilen cami, Kuran kursu, hizmet binası, lojman toplam 183 bin 393 adet taşınmazının olduğu belirlendi. Bunlardan sadece 63 bin 447’sinin envanter çalışmalarının yapıldığı ve taşınmaz bilgi sistemine toplam 4 milyar TL olarak kaydedilebildi. Diyanet’in eleştirilere dikkat çekici yanıt geldi: “Başkanlığımız taşınmaz envanter çalışmalarının tamamlanması için daha fazla gayret gösterilecektir.”

Sayıştay ise “gayret gösterilecek” yanıtını yeterli bularak hesapların takibi yapılacağını duyurdu.

113 milyon transfer

Raporda, on binlerce imama ödenen milyarlarca liralık maaş ve SGK giderlerinin yanında 113 milyon TL’nin de “kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transfer” olarak kullanılması da dikkat çekti. Yardımların ayrıntılarının yer almadığı rapora ilişkin Sayıştay ise kamu kurumlarının yaptığı ‘yardım’ların bilgisi olmaması nedeniyle “hesap verebilirlik ve mali saydamlığı zedeleyecek nitelikte” olduğu değerlendirmesi yaptı. Diyanet’in 2017 harcamalarında ayrıca 6 milyon TL’lik kırtasiye, 16 milyon TL’lik yakıt, 1.4 milyon TL değerinde giyecek, 34 milyon TL’lik yiyecek, 2.4 milyon TL’lik içecek gideri yer aldı. Diyanet’in araçları için ise 1 milyon TL değerinde yedek parça, 100 bin TL vasıta lastiği harcaması yapıldı.

 
 

MEB raporu: Etkin hizmet yok

 

Sayıştay, MEB’in öğretmen görevlendirmelerinde bölgesel dengenin sağlanmadığı ve mevcut kadroların etkin kullanılmadığı tespitini yaptı. Sayıştay, eğitim hizmetinin etkin sunulmadığından hareketle bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmasını konusunda da görüş bildirdi.

Sayıştay’ın Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2017 Düzenlilik Denetim Raporu, eğitim sisteminde özellikle öğretmen atamalarında nasıl sorunlarla karşı karşıya olan sorunlar yer aldı. Sayıştay, yaptığı denetimlerde öğretmen görevlendirmelerinde bölgesel dengenin sağlanmadığı ve mevcut kadroların dahi etkin kullanılmadığını tespit etti.

Hem fazlalık hem de açık 

Raporda, mevcut öğretmen kadrolarının il, ilçe ve okullar bazında dağılımında sağlıklı bir planlama yapılmaması nedeniyle bazı bölgelerde önemli sayıda öğretmen fazlası bulunurken, bazı bölgelerde öğretmen ihtiyacı yaşandığı ifade edildi. Raporda yer alan tablolara göre, sadece büyükşehir belediyesi bulunan illerde öğretmen ihtiyacı 107 bin 109 iken, aynı zamanda 29 bin 626 adet öğretmen fazlası bulunduğu tespit edildi. Türkiye genelinde 153 bin 640 adet öğretmene ihtiyaç olduğu tespitinin yanı sıra 41 bin 654 öğretmen norm fazlası olduğu kaydedildi.

 Raporda bu tespitin en önemli nedeni olarak sağlıklı bir planlama yapılmaması ve özellikle bazı merkezlerde çeşitli saiklerle ihtiyacın çok üzerinde öğretmen görevlendirilmesi olduğu kaydedildi.

Büyükşehirlerin yanı sıra küçük yerleşim yerlerinde aynı dengesizliği tespit eden Sayıştay raporunda, şunlara yer verdi: “Bazı küçük ilçelerde öğretmen mevcudu, olması gerekenin yarısına dahi ulaşamazken, bazı ilçelerde olması gerekenin çok üzerine çıkabilmektedir. Keza küçük ilçelerde dahi branş vb. etkenler bazında dengeli bir dağıtım yapılamadığı için, hem ihtiyaç hem de ihtiyaç fazlası bir arada bulunabilmektedir.”

Bütçeye ilave maliyetler

 Sayıştay, bu dengenin yarattığı sorunları ise şöyle sıraladı: “Çok sayıda öğretmen atıl kalırken, birçok bölgede öğretmen ihtiyacının karşılanamadığını, dolayısıyla hem kaynak israfına sebebiyet verildiğini, hem de ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde en önemli etken olan eğitim hizmetinin etkin şekilde sunulmadığını göstermektedir. Bu durum, bütçeye de ilave maliyetler getirmektedir. Zira atıl durumda çok sayıda öğretmenin varlığına rağmen, ücretli ya da sözleşmeli öğretmen istihdamı yoluna gidilmektedir. Deneyimli kadrolu öğretmenlerle daha nitelikli bir eğitim verme fırsatı değerlendirilmemekte, kıt olan kaynakların yersiz kullanılması, eğitimin sorunları ile daha etkili mücadele etme ve kaliteyi üst seviyelere çıkarma potansiyelini de olumsuz etkilemektedir.”      Raporda, “Bu tür uygulamalara izin verilmemesi ve mevcut kapasitenin en iyi şekilde değerlendirilerek eğitim faaliyetinin kalite standartlarına uygun ve maliyet etkin yürütülmesini sağlayacak önlemlerin alınması gerekmektedir” denilerek, soruna kalıcı çözüm üretmesi gerektiği ifade edildi.

 
 

İş yeri kapanışları arttı

 

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yılın 9 ayında 2017’nin aynı dönemine göre açılan iş yeri sayısının yüzde 0,82 ile sınırlı artış gösterirken, aynı dönemde iş yeri kapanışlarının yüzde 12’yi geçtiğini söyledi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yazılı açıklamasında,  yılın 9 ayında kapanan iş yeri sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,12 arttığına dikkati çekti. Palandöken, şunları kaydetti:  “Geçen yılın 9 aylık döneminde 70 bin 408 iş yeri kapanırken bu yıl aynı dönemde iş yeri kapanışları 8 bin 536 artış gösterdi. Bu yılın 9 aylık döneminde 2017’nin aynı dönemine göre açılan iş yeri sayısı yüzde 0,82 arttı. Geçen yılın 9 aylık döneminde 173 bin 299 iş yeri açılırken, bu yılın aynı dönemde iş yeri açılışı bin 420 arttı. Son zamanlarda yaşanan ekonomik daralma, esnaf ve sanatkarların iş yeri kapanışlarına yansıdı. Yılın 9 aylık döneminde iş yeri kapanışları artarken, açılışlar sınırlı kaldı.”

Palandöken, söz konusu dönemde, en çok büfe, bakkal ve market açıldığına işaret etti.

 
 

Türk Lirasında kayıplar artıyor

 

Yükseliş eğilimini sürdürerek güne başlayan dolar kuru, 6.20 seviyesinin üzerini test etti. Tahvil faizlerinde yukarı yönlü seyir devam ederken, Borsa İstanbul artan satış baskısıyla 95.000’li seviyelere geriledi.

Yüksek beklenen enflasyon verisinin beklentilerin de oldukça üzerinde gerçekleşmesinin piyasada yarattığı şok etkisi dün de devam etti. Eylül ayı enflasyon verisinin ardında yükselişe geçen ve 6 - 6.10 aralığında dalgalanan dolar/TL, dün 6.20 seviyesinin üzerine çıktı. Önceki akşam kapanışta 6.04 civarıda olan kur, dün sabah ilk işlemlerde 6.07 civarında bulunuyordu. Euro/TL ise 6.9950 civarında güne başladı.

Yukarı yönlü seyrini sürdüren dolar/TL, yüzde 2’yi aşan yükselişle 6.20 seviyesinin üzerine çıktı. Euro/TL ise 7.14’ü geçti. 6.2298’i gören dolar/TL, saat 13.43’te 6.1540; euro/TL ise 7.0960 seviyesindeydi.

Öte yandan gösterge tahvil faizlerinde de yükseliş eğilimi sürdü. 10 yıllık gösterge tahvil faizi dün sabah yüzde 5’i aşan artışla yüzde 20 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, gösterge faizlerin eğilimini yeniden yükselişe dönmesi ile kurda geri çekilmelerin sınırlı olabileceğini düşünüyor.

Borsa İstanbul’da da satış baskısı devam ediyor. Bir ara 95.366 puana kadar inen BİST 100 endeksi, günün ilk yarısını yüzde 1,62 kayıpla 95.613 puandan tamamladı.

Bir ayda yüzde 29 kayıp

Bu arada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan geçici verilere göre, 2003=100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, TÜFE bazında Eylül’de bir önceki aya kıyasla 3,26 puan azalarak 61,62’ye geriledi. Endeks, Ağustos’ta 64,88 düzeyinde bulunuyordu. Yİ-ÜFE bazında reel efektif döviz kuru endeksi ise Eylül’de bir önceki aya göre 0,34 puan azalışla 71,12’den 70,78’e geriledi. Türk Lirası’nın değeri, Eylül’de bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE bazında 28,89 puan ve Yİ-ÜFE bazında 18,76 puan azaldı. 

 

İSTANBUL

 
 

Bankaların kredi hacmi azaldı

 

BDDK verilerine göre, bankacılık sektörünün kredi hacmi 28 Eylül itibarıyla 2,7 trilyon lira oldu. Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 2 trilyon 2,3 milyar lira oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, sektörün kredi hacmi 28 Eylül ile biten haftada 49 milyar 980 milyon lira azaldı. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 2 trilyon 705 milyar 497 milyon liradan 2 trilyon 655 milyar 517 milyon liraya geriledi. Bu dönemde mali kesime verilen kredilerin toplamı 81 milyar 606 milyon lira, mali kesim hariç toplam kredi hacmi 2 trilyon 705 milyar 497 milyon lira oldu.

Bankacılık sektöründeki toplam mevduatta (bankalararası dahil) geçen hafta 61 milyar 335 milyon liralık azalış yaşandı.

Verilere göre, tüketici kredileri tutarı 28 Eylül ile biten haftada 788 milyon lira azalarak 415 milyar 256 milyon liraya geriledi. Söz konusu kredilerin 196 milyar 855 milyon lirası konut, 6 milyar 664 milyon lirası taşıt ve 211 milyar 76 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 6 milyar 122 milyon lira azalarak 383 milyar 817 milyon liraya geriledi. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları yüzde 1,7 artışla 100 milyar 307 milyon liraya çıktı. Bireysel kredi kartı alacaklarının 44 milyar 426 milyon lirası taksitli, 55 milyar 881 milyon lirası taksitsiz oldu.

Bankacılık sektöründe net takipteki alacaklar, 28 Eylül itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 4,6 artarak 26 milyar 161 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin öz kaynakları ise yüzde 1,1 artışla 477 milyar 794 milyon liradan 482 milyar 951 milyon liraya çıktı.

 
 

İŞKUR 4 milyonu savurdu

 

İŞKUR’un Toplum Yararına Programda yararlananlara 2017 yılı içerisinde 4 milyon 269 bin TL haksız ödeme yapıldığı ortaya çıktı.

Sayıştay’ın İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) ile ilgili düzenlediği 2017 Düzenlilik Denetim Raporu’na göre, istihdamında zorluk çekilen işsizlere geçici gelir desteği sağlanması amacıyla hayata geçirilen Toplum Yararına Programı’nda (TYP) bir dizi usulsüzlükler tespit edildi.

Rapora göre, İŞKUR’da 2017 yılı içerisinde gelir getirici bir işte çalışıyor olmalarına rağmen yüzlerce kişinin gelir desteği sağlanması amacıyla hayata geçirilen TYP kapsamında 4 milyon 269 bin TL haksız kazanç elde ettiği ortaya çıktı.

Kurumdan alınan veriler üzerindeki hesaplamalar sonucu 2017 yılında TYP’ye katılan kişi sayısı 218 bin 609 iken bunlara 2 milyar 652 milyon 302 bin TL ödendi. Ancak bu verilerle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri yapılan karşılaştırma sonucunda TYP’ye katıldıkları halde çalışmakta olduğu ve programlarda katılımcı olduğu süre içinde işe başladığı tespit edilen kişi sayısı bin 3 kişiye 4 milyon 269 bin 233 TL ödeme yapıldı.

Yaşanan bu durum karşısında İŞKUR’dan cevap isteyen Sayıştay’a iletilen cevapta sorunun SGK ile İŞKUR arasındaki veri paylaşım sisteminde yaşanan aksaklıklardan kaynaklı olduğu ileri sürüldü. Sayıştay ise İŞKUR’a TYP’ye işsiz olmayan kişilerin katılmamalarının sağlanması ve bu programlardan yararlanmakta iken bir işte çalışmaya başlayanların çıkartılması için uyarı yaptı. Aynı zamanda yapılan bu haksız ödemelerin tahsil edilmesini istedi.

 İŞKUR ise tahsilat işlemlerinin yapılması için il müdürlüklerine yazı yazıldığını bildirdi.