
İnsan hakları ve Demokrasi için Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) Avrupa Demokratik Avukatları (EDL) ve İtalyan Ceza Odaları Birliği'ni (Unione delle Camere Penali Italiane) temsilen 21- 24 Ocak tarihleri arasında Amed'in Sur ilçesine giden hukukçular, Türk devletinin Kürtlere yönelik işlediği savaş suçlarını takip etmiş, Avrupa'ya döndükten sonra da kaygılarını yayınladıkları bir raporla gündeme getirmişti.
Uzun yıllardan beri Almanya'da avukatlık yapan ve Sur'a giden heyet içinde yer alan Thomas Schmidt gazetemize verdiği demeçte Avrupalı bir insanın, sokağa çıkma yasağını zihninde tasarlayamadığını vurguladı.
Toplu rehin alma
Avukat Schmidt "125 bin nüfusu olan Sur ilçesinde hiç kimsenin dışarı çıkamadığı, hiç kimsenin de Sur'a giremediğini, askeri bir abluka altında olduğunu; insanların gıda, su ve tıbbi tedaviden kopuk, elektrik hizmetinden kesik ve mahrum olduklarını kimse anlayamaz. En vahimi, insanların katledilen çocuklarının, sokak ortasında çürümeye bırakılan cesetlerini almakta, kendi çocuklarını toprağa gömmekte engellendiklerini de kimse anlayamaz" ifadesini kullandı.
Türk askerinin uzun namlulu ve ağır silahları kullandıklarını gördüklerinde, bunun bir toplu rehin alma olayı olduğunu düşündüklerini ifade etti.
Dayanışma sürecek
Schmidt devamla "Öldürülen çocuklarını sokak ortasından alabilmek ve gömebilmek için açlık grevine giren anneleri görmek bu izlenimizi daha da derinleştirdi. Yine bu aşırı ve ağır şartlar altında günlük yaşamlarına devam eden, ablukada olan o insanlar ile karşılaşmak, onların Kürt halkının haklarını savunmalarını görmek benim için çok etkileyiciydi. Kürt Kadın Örgütü temsilcileri ile karşılaşmak, konuşmak da öyle. Bu kadınlar sadece sokağa çıkma yasakları sonucunda ihlal edilen Kürt halkının haklarını savunmuyorlar. Aynı zamanda ataerkil şekillenmelere karşı eşitlik için mücadele ediyorlar" dedi.
Avrupalı hukukçular olarak Kürt halkına yönelik abluka ve işgaller sona erinceye kadar Kürtlerle dayanışma halinde olacaklarını belirten avukat Schmidt, "Bizler avukatlar olarak Kürt halkına yönelik askeri abluka ve işgaller, Kürt savaşçılara karşı savaş kurallarına aykırı ve yasadışı şiddet son buluncaya; PKK ile Türk Hükümeti arasında barış görüşmeleri başlayıncaya kadar huzur bulmayacağız ve yerimizde oturmayacağız" ifadesini kullandı.
Amed'e yaptıkları ziyaretlerinin amacının savaş suçları ve insan hakları ihlallerini yerinde tespit etmek olduğuna vurgu yapan Schmidt, "Buna bağlı olarak Avrupa'daki siyasetçilerin ve halkların bu konuya ilişkin ve Kürt halkının acısına ilişkin halen kör kalmalarını önlemek istedik. Aynı zamanda Avrupa'nın Kürtlerin aleyhine, Kürtlerin ölümü üzerinden, Avrupa'da iltica sorunun çözmesini önlemek istiyoruz" dedi.
Thomas Schmidt, bir an evvel başta Avrupa siyasetçileri olmak üzere, Avrupa kamuoyunun devreye girmesi gerektiğine çağrı yaptı. Bu vahim vahşetin son bulması için Kürt halkına destek verilmesi gerektiğini vurguladı.
NİHAL BAYRAM / MAİNZ