Schneider: Polisin tutumu düşmanca

Dünya Haberleri —

21 Ağustos 2020 Cuma - 23:00

  • Hanau'daki ırkçı saldırının kurbanları için gerçekleştirilecek anma etkinliğine gitmemize izin verilmeyeceği baştan beri açıktı. Dayanışmacıların sayısının polisin itiraf ettiğinden daha fazla olması hoş bir şeydi. Ama haftalardır insanların dillendirdiği 'polisin ırkçılık sorunu var!” tezi doğrulandı. Polisin düşmanca bir yaklaşımı vardı.

Hamburg Eyalet Parlamentosu eski Sol Parti Milletvekili Christiane Schneider 19 Ağustos’ta Hanau’da 9 gencin ırkçı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin 6. ayında gerçekleştirilen eyleme yönelik polis müdahalesine "Hamburg polisi bugün hikayesine özellikle kötü bir bölüm ekledi" diyerek tepki gösterdi.

Schneider 19 Ağustos günü gerçekleştirilen eylem ardından facebook sayfasında kaleme aldığı yazıda tepkilerini şöyle dile getirdi: "Altı ay önce bugün, ırkçı bir saldırıda dokuz kişi Hanau’da katledildi. Bu vesileyle, Almanya'da diğer şehirlerde olduğu gibi, Hamburg'da da 800 kişinin katıldığı bir anma gösterisi düzenlendi. Muhafazakarın 'paralel toplum' olarak adlandırmayı sevdiği bir bölge olan Veddel'den, komşu semt Wilhelmsburg’a gildilecekti. Veddel'de DIDF, Veddel Polikliniği ve KON-MED’in konuşmalarıyla açılış mitingi yapıldı ve henüz yola çıkmış olduğumuzda, gösteri polis tarafından 50 metre sonra engellendi. Hanau kurbanlarını anma gösterisi devam edebilirdi, ama Hamburg polisi korona bahanesiyle keyfine göre hareket etti. Neredeyse istisnasız yüz maskesi takan katılımcılar, birbirlerinden yeterli mesafeye sahip 50 kişilik bloklara yola çıkmışken, yürümelerine izin verilmedi. Polis başlangıçta insan sayımı yaptı ve ilan edilmiş olan 500 katılımcı yerine 800 kişinin sayıldığını bildirdi. Onların isteğine göre 300 'fazlalık' kişi gösteriden uzaklaşmak zorunda kalacaktı. Neden?

Hanau anması engellendi

Polisin absürd gerekçesine göre, Wilhelmsburg’'daki miting alanı Stübenplatz korona koşullarında sadece 500 kişilikmiş, 500 kişiden fazlasına yer yokmuş. Anma gösterisinin sorumluları Stübenplatz'a 500'den fazla giriş yapılmasını sağlamak için önerilerde, tekliflerde bulundu, ama bütün teklifler, önerileri bir neden göstermeksizin polis tarafından reddedildi. (Papağan misali) 'Sadece 500 kişi yola çıkabilir' dendi. Bir saatten fazla geçen zamanda polis inat etti. Olay yerindeki sorumlu polis, sürekli telefon görüşmesi yaptığı bir üstünün emirlerini uyguladı, küstahça atıflarda bulunarak problemi çözmek için tek bir öneriyi kabul etmedi. Sorumlu polis, gösteri sorumlularının çözüm için çabalarını, müzakere etmek için bir üstüyle konuşma teklifini, histerik bir şekilde reddetti. Benimle de konuşmak istemedi yetkili polis. Zamanla insanlar oradan ayrıldı, sonuçta yaklaşık iki saat Veddel’de bekledik, sonuç yok... Sonra polis orada bulunanları tekrar saydı ve şu sonuca vardı: Hala çok fazla insan var. Bu arada tahminimce 500'den fazla degildik, buna rağmen polis zinciri insanların gitmesini engelledi. Yürüyüş başladıktan iki buçuk saat sonra gösteri sona erdi.

Korona karşıtları yürümüştü

Halbuki geçen Cumartesi 500 kişi için yapılan, 800 ile 1000 korona önlemleri protestocularının bir araya geldiği Hamburg şehir merkezinde, neredeyse hiç maskesiz ve birbirinden uzak olmayan bir toplantı gerçekleşti. İki saat sonra, polis -herhangi bir sonuç almaksızın- sadece katılımcıları koşullara uymaları konusunda uyardı.

Polise yönelik eleştiriler artıyor

Hanau'daki ırkçı saldırının kurbanları için gerçekleştirilecek anma etkinliğine gitmemize izin verilmeyeceği baştan beri açıktı. Dayanışmacıların sayısının polisin itiraf ettiğinden daha fazla olması hoş bir şeydi. Ama haftalardır insanların dillendirdiği 'polisin ırkçılık sorunu var!” tezi doğrulandı. Polisin düşmanca bir yaklaşımı vardı: Çevik kuvvet polislerinden biri, kötü niyetli bir kişiden dolayı gösterinin kontrolden çıktığını iddia etti. Bu arsız yalan beni sarstı. Belki de Hamburg polisinin, 15 yaşındaki bir göçmen çocuğa yönelik eziyeti ve polisin belgelenmiş bir operasyonun olması, son iki gününde ciddi kamuoyu eleştirisine maruz kalması da, bunda bir rol oynadı. Her neyse. Polisin, insanların Hanau'daki ırkçı saldırının kurbanlarını anma törenine katılmasını engellemek için hiçbir mantıklı bahaneleri yoktu.

HAMBURG

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.