Seçimden birkaç hafta önce kamu mevduatı neredeyse eridi. Hazine’nin kasasında bulunan nakit 1-13 Haziran tarihleri arasında 49.9 milyar liradan 9 milyar 614 milyon liraya kadar indi. Kamunun mevduatı seçim öncesi harcamalar için kullanıldı.

Hazine’nin her an kullanıma hazır parası iki haftada yaklaşık 40 milyar lira azaldı.

Söz konusu dönemde emeklilere bayram ikramiyesi, bayram öncesi aylıkların erken ödenmesi gibi harcama kalemleri söz konusu olsa da bu, Hazine’nin nakdindeki bu denli azalmayı tam olarak açıklamıyor. Uzmanlara göre kamunun mevduatı seçim öncesi harcamalar için de kullanılmış olabilir. Hazırda bulunan nakit para hem ani sermaye duruşlarına veya sıcak paranın kaçmasına karşı başvurulacak en etkili önlem, hem de spekülatif ataklara karşı iyi bir bariyer olarak nitelendiriliyor. Buna göre piyasadaki dalgalanmalara karşı güvence olan paranın varlığı sert faiz artışlarını yumuşatıyor. Hazine’nin nakdinin azalması dolayısıyla geçen hafta piyasalarda borçlanma faizi de yükseldi. Hazine’nin 19 Haziran’da gerçekleştirdiği ihalede beş yıllık tahvil faizi 15 Mayıs’taki yüzde 15.96 seviyesinden yüzde 17.24’e, 2 yıllık tahvilin faizi de yüzde 16.61’den yüzde 19.35’e fırladı.

Nisan 2017 seviyesi

Merkez Bankası’nın (TCMB) haftalık bilançosuna göre, Hazine’ye ait mevduat 1 Haziran’da 49 milyar 921 milyon 91 bin lira seviyesindeydi. Bu para 8 Haziran’da 32 milyar 546 milyon 238 bin liraya, 13 Haziran’da 9 milyar 614 milyon liraya kadar indi. 15 Haziran sonunda ise 10 milyar 349 milyon 600 bin seviyesinde gerçekleşen nakit TL miktarı, 22 Haziran’da 20 milyar 230 milyon 716 bin lira oldu. Hazine’nin elindeki nakit en son Nisan 2017’de tek haneli rakamları görmüştü. TCMB verilerine göre 21 Nisan 2017’de 6 milyar 34 milyon 428 bin liralık Hazine’ye ait kamu mevduatı söz konusuydu.

İkramiyeler yetmedi

TL nakdin eridiği dönemde Hazine’nin döviz mevduatı ise değişmedi. Verilere göre 1 Haziran’da TL karşılığı 10 milyar 728 milyon 866 bin lira olan döviz mevduatı, 15 Haziran tarihinde 10 milyar 831 milyon 3 bin lira oldu. Hazine altınlarının TL karşılığı ise aynı dönemde 64 milyon 563 bin liradan 67 milyon 413 bin liraya çıktı.

Daha önce emeklilere yılda iki kere verilecek bayram ikramiyesinin toplamda 22 milyar liraya mal olacağı konuşulmuştu. İkramiye ödemeleri 7-8 Haziran’da yapıldı. Bayram öncesi maaş ödemeleri de yapıldı. Bayram 15 Haziran’daydı. Ancak bunlar nakitteki azalmayı tam olarak açıklamaya yetmedi.

Fondaki para da seçime

İşsizlik fonundaki para da seçim kampanyasında kullanıldı. Ankara'da bir hastane çalışanı, İŞKUR'un ve geçici istihdamın seçim yatırımı olarak nasıl kullanıldığını Evrensel'e yazdı. Hastane çalışanının yazısı, iktidarın işsizlik fonunda biriken parayı ve “Toplum Yararına Çalışma Program”ını nasıl seçim yatırımına dönüştürdüğünü açıklıyor.

Çalışanın mektubu şöyle: Kamuoyunda 'İŞKUR işçileri' diye bilinen, köle ticaretine benzeyen, kiralık işçilik düzeninin yönetmeliği OHAL koşullarında çıkarıldı. İŞKUR’un işbaşı eğitim programları ve diğer meslek kursları dışında “Toplum Yararına Program”ı istihdam olarak gösteriliyor. Oysa bu kapsamda çalıştırılan işçiler; ne kıdem tazminatı ne sendikal örgütlenme ne işsizlik ödeneği alma hakkı ne de insan onuruna yakışır bir istihdam hakkı olmadığı halde, TÜİK verilerinde istihdam edilmiş gibi gösteriliyor. İşçinin parasıyla istihdam yalanı 1999 yılında yürürlüğe giren 4447 Sayılı Işsizlik Sigortası Kanunu 48. Maddesi (d) Bendi Işsizlik Sigortası Fonunun, “meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi” amacıyla da kullanılabileceğini düzenlemektedir. 2011 yılında torba yasa olarak ifade edilen bir dizi düzenlemeden biriyle fonun ne kadarının kullanılabileceğine açıklık getirmiştir. Buna göre, fonun bir önceki yıl prim gelirlerinin yüzde 30’u; işgücünün istihdam edilebilirliğini arttırmak, çalışanların vasıflarını yükseltmek, istihdamı arttırıcı ve koruyucu tedbirler almak ve uygulamak gibi amaçlarla kullanılabilir, denilmektedir. İŞKUR , Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz. İş kanunu kapsamında değildir. Ayrıca Toplum Yararına Çalışma Programı, seçim dönemlerinde işsizlik sigortası fonunun iktidar lehine kullanılmasını sağlamıştır. Seçim dönemlerinde birçok kuruma geçici işçi (kiralık işçi) istihdam edilmiştir. İşçilere 6 aylık ve 9 aylık çalışma süreleri verilmiştir. 9 ay bittikten sonra 3 ay bekletilerek yeniden iş kapsamına alınma hakkı doğmuştur. İşsizlik fonunun işçilerin primlerinden kesilerek amaç dışı kullanılması yüz binlerce işçinin herhangi bir meslek edinmeden, hem zaman kaybına hem de toplumun zararına olmuştur. n ANKARA

Kredi faizi zirvede

Enflasyonun yüzde 10'un üzerinde kalması ve döviz kurlarındaki sert hareketler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ilave sıkılaştırmaya gitmesine neden oldu.

TCMB, 23 Mayıs'ta borç verme faiz oranı 300 baz puan artırarak yüzde 13,5'ten yüzde 16,5'e yükseltirken, 28 Mayıs'ta da para politikası operasyonel çerçevesine ilişkin sadeleşme sürecini tamamladı. Merkez Bankası, bu doğrultuda bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını politika faizi olarak belirledi. Banka 7 Haziran'da politika faizini 125 baz puan artırarak yüzde 17,75'e yükseltti.

AA'nın TCMB verilerinden derlediği bilgiye göre kredi ve mevduat faizlerinde son iki yıldan bu yana yükseliş trendi devam ederken, özellikle Merkez Bankası'nın Mayıs ve Haziran ayındaki faiz artışları da kredi ve mevduat faizlerine yansıdı.2017 yıl sonunda yüzde 19,5 düzeyinde bulunan ortalama ihtiyaç kredi faiz oranı Haziran ayının ikinci haftası itibarıyla yaklaşık 470 baz puanlık artışla yüzde 24,26'ya ulaştı. İhtiyaç kredi faiz oranı Haziran’daki yüzde 24,26'lık değerle Ocak 2009'dan bu yana gördüğü en yüksek seviyesine çıktı.

Bankaların en fazla kullandırım yaptığı ticari kredi faiz oranı da bu dönemde yaklaşık 510 baz puanlık artışla yüzde 17,65'ten yüzde 22,74'e yükseldi. Böylece ticari kredi faiz oranı 9,5 yılın zirvesini gördü.

Son altı aylık dönemde kredi türlerinde en fazla artış taşıt kredilerinde yaşandı. Geçen yıl sonunda yüzde 13,95 seviyesinde bulunan ortalama taşıt kredi faiz oranı, Haziran ayının ortasında 840 baz puan artış göstererek yüzde 22,37'e ulaştı. Taşıt kredi faiz oranı Ocak 2009'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Aylık ortalama kredi faizlerine bakıldığında ihtiyaç kredi faiz oranının yüzde 2,02, taşıt kredi faiz oranının yüzde 1,86, ticari kredi faiz oranının yüzde 1,90 seviyesine çıktığı görülüyor.

 
 

Mevduat faizleri yüzde 19'a

Sektöründe kredi/mevduat oranının yüzde 120'leri aşması, yurt dışı fon maliyetinin yükselmesi gibi faktörler bankaları fon toplama yarışına girmesine neden oldu. Türk bankacılık sektörünün sendikasyon kredilerini yenileme oranı yüzde 110'u üzerine çıktı. Yurt içinde de enflasyonun çift hanede olması ve döviz kurundaki yüksek seviye tasarruf sahiplerini mevduata daha yüksek faiz talep etmeye yöneltti.

Bankalar fon kullandırımı için hem yurt dışından hem de yurt içinden kaynak temini konusunda yoğun çalışma içinde bulunuyor. Yurt içinde özellikle bazı küçük ve orta ölçekli bankalar, fon bulma konusunda mevduat yarışına girdiği görülüyor. Hoşgeldin faizi, bazı meslek gruplarına özel mevduat oranları gibi kampanyalarla tasarruf sahiplerine yüksek mevduat faizi veriliyor.

Geçen yıl sonunda 1 ve 3 ay vadeli mevduata uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranı sırasıyla yüzde 11,22 ve yüzde 13,85 seviyesinde bulunuyordu. Son 6 aylık dönemde mevduat faiz oranları 1 ay vadeli mevduatta 300 baz puan artarak 14,25'e yükseldi. Aynı dönemde 3 ay vadeli mevduat da 255 baz puanlık artışla yüzde 16,40'a ulaştı.

Fon bulma yarışın nedeniyle sektörde mevduat faizlerinin bazı bankalarda yüzde 19'a yaklaştığı görülüyor.

 
 

Dolar yükselişle başladı

Dolar haftanın ilk işlem gününde 4.64 seviyesini test etti.

Türk Lirası varlıklar yeni haftaya zayıf başladı. Günün ilk saatlik diliminde dolar ve euroda yükseliş, borsada ise düşüş etkili oldu. Dolar/TL 4.64 seviyesini test ederken, euro/TL 5.40'ın üzerine çıktı. Borsa ise 95.600 seviyelerini gördü.

Seçim belirsizliğinin ortadan kalkması ile geçen hafta aşağı yönlü bir seyir izleyen dolar/TL, dolarda küresel güçlü seyrin devam ettiği bir ortamda yurt içi ve yurt dışı veri gündeminin yoğun olduğu yeni haftaya yükselişle başladı. Cuma günü akşam saatlerinde 4.5794/4.5815 seviyesinde olan dolar/TL dün sabah ilk işlemlerde 4.64'e kadar yükseldi.

Bugün açıklanacak olan enflasyon verisini bekleyen piyasada ana odak konusu ise yeni ekonomi yönetimi ve uygulanacak ekonomi politikaları ile OHAL'in uzatılıp uzatılmayacağı.

MS: Son çeyrekte 5’i aşar

ABD'li yatırım bankası Morgan Stanley yılın son çeyreğinde dolar/TL kurunun 5 seviyesini aşacağını öngördü.

ABD'li yatırım bankası Morgan Stanley, seçim sonrasına ilişkin dolar/TL ile ilgili ilk tahminlerini açıkladı. Bankanın değerlendirmelerine göre 2019’da dolar/TL kuru kademeli olarak gerileyecek. Buna göre banka, 2019 yılının ilk çeyreğinin sonunda kuru 5 seviyesinde, yılın ikinci çeyreğinde ise 4,85 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. 2019’un sonunda ise banka yeniden 5 seviyesini öngörüyor.

 

Büyüme 4’ün altına inecek 

Morgan Stanley, Türkiye ekonomisinin 2018'in ilk çeyreğinde yüzde 7,4 gibi güçlü bir büyüme gösterdiğini, ancak 2018'in ikinci çeyreğinden itibaren büyümenin yavaşlamasını beklediklerini bildirdi. Morgan Stanley, son dönemdeki politika sıklaştırma ve piyasa oynaklığından kaynaklı olarak Türkiye ekonomisinde büyümenin yüzde 4 civarına veya altına gerileyeceğine dikkat çekti. Öngörüde, "Ekonomide daha fazla yavaşlama ise, mali politikaların 2018'in ikinci yarısındaki yönüne bağlı olarak" ifadeleri yer aldı.

 Türkiye için 2018 GSYH büyüme tahminini yüzde 4,2 olarak sürdüren Morgan Stanley, bu tahmin için risklerin açık bir şekilde aşağı yönlü olduğunu vurguladı.

 
 

Kredi kartları faizi yükseldi

Merkez Bankası, yılın üçüncü çeyreğinde kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranlarının artırıldığını duyurdu.

Merkez Bankası, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranları şöyle belirledi; Türk Lirası için yüzde 2.02, yabancı para için yüzde 1.62, aylık azami gecikme faiz oranları; Türk Lirası için yüzde 2.52, yabancı para için yüzde 2.12. Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebiliyor.

 
 

İmalatta daralma sürüyor

İmalat PMI Haziran'da 46.8 ile faaliyetlerdeki daralmanın art arda üçüncü ayda da sürdüğüne işaret etti.

İmalat sanayi satın alma yöneticisi endeksi (PMI) Haziran ayında 46.8'e yükselmesine karşılık Nisan ayından bu yana süregelen daralmanın sürdüğüne işaret etti. Yeni sipariş ve üretimdeki daralma devam ederken kurdaki yükselişe paralel olarak enflasyon baskıları güçlendi. IHS Markit tarafından İstanbul Sanayi Odası (İSO) için hazırlanan imalat PMI, Mayıs ayında 46.8 değerini almıştı. PMI'da 50'nin üzeri seviyeler büyümeye, altı daralmaya işaret ediyor.

Yeni siparişler endeksi 43.8 seviyesinden 45.5'e yükselerek daralmanın bir miktar hafiflediğine işaret etti. Şirketler ankete verdikleri cevaplarda talepteki daralmanın hem iç hem de dış talepten kaynaklandığını belirttiler.

Yeni ihracat siparişleri alt endeksi 49.1'den 49'a geriledi.

Üretim alt endeksi 45.1'den 45.4'e yükseldi. Girdi fiyatları TL'deki değer kaybının maliyetlere yansımasıyla birlikte önceki ay kaydettiği keskin artışı devam ettirdi. Ortalama fabrika çıkış fiyatları da buna paralel arttı, ancak artış hızı Mayıs'a kıyasla bir miktar yavaşladı.

İmalat PMI istihdam, üretim, yeni siparişler, girdi stokları ve tedarikçilerin teslim süreleri alt endekslerinin ağırlıklandırılması yöntemiyle hesaplanıyor.

 
 

Altın fiyatları yükselerek açıldı

Gram altın 185,7 lira, çeyrek altın 304 lira ve Cumhuriyet altını 1.240 liradan işlem görüyor.

Altının gram fiyatı, haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlamasının ardından 185,7 lira seviyelerinde dengelendi. Döviz kurlarındaki düşüşe paralel geçen hafta yüzde 3,3'lük değer kaybı gözlenen altının gram fiyatı, Haziran ayının son işlem gününü 184,7 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı, Temmuz ayının ilk haftasına ise yükselişle başlamasının ardından saat 09.45 itibarıyla önceki kapanışına göre yüzde 0,54 artışla 185,7 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalarda Kapalıçarşı'da çeyrek altın 304 lira, Cumhuriyet altını da 1.240 liradan satılırken, altının ons fiyatı ise önceki kapanış seviyesine göre yüzde 0,32 düşüşle 1.249,2 dolardan alıcı buluyor.

 
 

Dış ticaret açığı  5.5 milyar

Gümrük Bakanlığı, Haziran ayı dış ticaret açığını 5 milyar 510 milyon dolar olarak açıkladı.

Gümrük Bakanlığı’nın hazırladığı geçici dış ticaret verileri açıklandı. Verilere göre, Haziran ayında dış ticaret açığı 5 milyar 510 milyon dolar oldu. İhracat Haziran ayında 12.9 milyar dolar, buna karşılık ithalat miktarı ise 18.4 milyar doları buldu.

 İhracat geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 1.21 azalarak, 12 milyar 970 milyon dolara düştü. 2018 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ise ihracat yüzde 6.33 artarak 82 milyar 280 milyon dolara yükseldi. Son 12 aylık dönemde, ihracat 161 milyar 898 milyon dolar oldu.  İthalat ise yüzde 3.62 azalarak, 18 milyar 480 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.64 azalarak 31 milyar 451 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 70.2’ye yükseldi.

 
 

Tekstilin küçükleri kapanıyor

Ekonomik kriz ve dolar endeksli çalışan tekstil atölyeleri bir bir kapanıyor.

Döviz kurlarındaki hareketlilik tekstil sektörünü vurdu, küçük atölyeler bir bir kapanıyor. 2 bine yakın tekstil atölyesinin olduğu Adana'da binden fazla atölye kapıya kilit vurdu. Birçok atölye de kapanmaya gün sayıyor. 12 yıldır sektörde olan Nurettin Ay, daha önce atölyesinde 40 makinasının olduğunu, ancak şimdi 15 makinaya düştüğünü söyledi. Ay, “Dolar artıyor bizler küçülüyoruz. Gördüğünüz makineler boş, çalıştıramıyoruz. Atölyem büyük fakat kirası yüksek olduğu için önümüzdeki günlerde daha küçük bir yere taşınacağım” diye konuştu. Ekonomideki kötü gidişatta dikkat çeken Ay, küçük atölyelerin ekonomik durumdan etkilendiği için kapatıldığını söyledi.

İpliğin bir yıl önce 5 lira olan fiyatı, şimdi 9 lira olduğunu belirten Ay, şöyle devam etti: “Makineler ve hammaddeler yurtdışından geliyor. Bizler sadece işliyoruz. Bundan dolayı doların artmasından çok etkileniyoruz. Adana’da 2 bin tekstil atölyesi vardı. Şimdi gidin bakın çoğu kapatmış. Çünkü etkileniyor. Ama bu durumdan büyük şirketler etkilenmiyor. Her geçen gün kar üstüne kar elde ediyorlar. Olan biz küçük esnafa oluyor.”